
İ. Usame Yördem’in 2026 Mahal Edebiyat Öykü Yarışması’nda birinciliğe değer görülen dosyası Her Şeyden Biraz, Hiçbir Şeyden Tam Değil, Mahal Edebiyat etiketiyle okurla buluştu.
İ. Usame Yördem, Her Şeyden Biraz, Hiçbir Şeyden Tam Değil‘de insanın yaşadığı çağla, toplumla ve kendi iç dünyasıyla kurduğu kırılgan ilişkilere odaklanıyor. Yoksulluk, göç, savaş, kayıp, yalnızlık, şiddet, toplumsal baskı ve gündelik hayatın görünmez yaraları; kitabın öykülerinde farklı anlatıcıların ve hayatların içinden birbirine bağlanıyor.
Yördem’in öykü kişileri kimi zaman bir köy evinin tek ısıtılan odasına, kimi zaman bir işyerine, bir otobüs yolculuğuna ya da kalabalık bir şehrin ortasına sıkışıyor. Yazar, bireysel acıları toplumsal meselelerden ayırmadan anlatırken gündelik olanın içinden giderek büyüyen bir huzursuzluk kuruyor. “Öksürük Kışı”nda yoksulluk ve çaresizlik bir çocuğun dünyasından görünür hâle gelirken, “Bütün Bir Umudu Parça Parça Yitirmişçesine” savaş, göç, kayıp ve çocukluk belleğini aynı anlatıda buluşturuyor.
Kitabın dünyasını belki de en iyi, daha metinler başlamadan okurun karşısına çıkan şu cümle karşılıyor:
“Bu bendeki: üzülecek bir şey bulmanın sevinci.”
Her Şeyden Biraz, Hiçbir Şeyden Tam Değil, insanın kalabalıkların içindeki yalnızlığını da anlatısının merkezine taşıyor. Bir öyküde “bir arada ama yalnız” insanların hâli “toplu yalnızlıklar” olarak tarif edilirken, başka bir yerde şehirde yan yana geçen insanlar “birbiri için önemsiz onlarca insan” olarak beliriyor.
2026 Mahal Edebiyat Öykü Yarışması’nın kazananı
Her Şeyden Biraz, Hiçbir Şeyden Tam Değil, 2026 Mahal Edebiyat Öykü Yarışması’nda birinciliğe değer görüldü.
Jüri değerlendirmesinde eser; yaşadığı dönemin sorunlarına, olaylarına ve sosyal konularına gösterdiği duyarlılık; türlü hâller içindeki insanın varoluşunu evrensel yönleriyle öne çıkarması ve bu hâlleri metaforik, özgün bir anlatım gücüyle hissettirmesi nedeniyle ödüle değer görüldü.
Yördem’in metinlerinde bu yaklaşım, güncel toplumsal meselelerin doğrudan birer anlatı malzemesine dönüşmesiyle de kendisini gösteriyor. Savaş ve zorunlu göçten ekonomik sıkışmışlığa, şiddetten kayba, yalnızlıktan insanın toplum içindeki görünmezliğine uzanan öyküler; yaşanan döneme tanıklık ederken bireyin iç dünyasından ayrılmıyor.
İ. Usame Yördem hakkında
1996 doğumlu İ. Usame Yördem’in öyküleri Hece Öykü, Lacivert Öykü ve Şiir, Litera Edebiyat, Olağan Hikâye, Edebiyat Haber, İshak Edebiyat, Altı Yedi, Trendeki Yabancı ve Cumhuriyet Gazetesi gibi çeşitli dergi, gazete ve edebiyat platformlarında; şiirleri ise Varlık, Yeni E, Edebiyat Nöbeti, KE, Sin Edebiyat, Natama ve Ot gibi mecralarda yayımlandı. “Rağmen Yaşamak” adlı şiiri, İlkyaz Genç Kalemler Platformu ile Katalan PEN iş birliği kapsamında İngilizce ve Katalancaya çevrilerek Katalonya’da tanıtıldı.
Yördem’in daha önce Yalnızlık Senfonisi (2016), Otogarafobi (2018), Göğün, Yerin ve Bülent Abi’nin Yüzü (2020), Bir İşçinin Probleme Dönüştüğü Matematik (2021) ve Her Şey Başta Çok İyi Gidiyordu (2024) adlı kitapları yayımlandı.



















