
Japon edebiyatının güçlü kalemlerinden Keigo Higashino, Saklı Hatıralar Ağacında gizem, aile sırları ve hafızayı sıra dışı bir hikâyede buluşturuyor. Athica Yayınları etiketiyle Türkçeye kazandırılan roman, kutsal bir kâfur ağacının nesiller boyunca sakladığı duyguların ve hatıraların izini sürüyor.
Hayatı dağılma noktasına gelen Reito Naoi, işsiz ve parasız kaldığı bir dönemde işlediği suç nedeniyle gözaltına alınır. Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, daha önce neredeyse hiç tanımadığı teyzesi Chifune Yanagisawa onu hapisten kurtarır ve karşılığında tek bir şey ister: Aileye ait arazide bulunan kadim kâfur ağacının yeni bekçisi olması.
Reito çok geçmeden bu görevin sıradan bir bekçilik olmadığını anlar. Kâfur ağacına gelen insanların gerçekleştirdiği gizemli ritüeller, ailesinin kendisinden saklanan geçmişi ve geceleri ağacın çevresinde yaşanan tuhaf olaylar, onu giderek daha büyük bir sırrın içine çeker. Çünkü bu ağaçta insanlar yalnızca dua etmez; kelimelere dökemedikleri duygularını ve hatıralarını ağaca emanet eder. Ağacın sakladığı bu duygular ise kan bağı bulunan kişiler tarafından yeniden hissedilebilir.
Higashino, roman boyunca gizem duygusunu korurken aile, kayıp, pişmanlık, sevgi ve insanın geride bıraktığı hatıralar üzerine dokunaklı sorular soruyor. Reito’nun kâfur ağacının sırlarını çözme çabası, zamanla kendi geçmişini ve ailesiyle bağını keşfettiği kişisel bir yolculuğa dönüşüyor.
Saklı Hatıralar Ağacı, polisiye ve gizemin merak duygusunu, Japon edebiyatının dingin ve duygusal atmosferiyle buluşturan; “İnsan unuttuğunda, yaşananlar gerçekten kaybolur mu?” sorusunun peşine düşen etkileyici bir roman.
Arka Kapak Yazısı:
Şehrin kalabalığından uzakta, eski bir tapınağın bahçesindeki kutsal kâfur ağacı, yıllar boyu tüm görkemiyle ziyaretçilerini karşılar. İnsanlar kimseyle paylaşmadıkları umutların, hayallerin ve niyetlerin gerçekleşmesi için dualarını onun heybetli gövdesine emanet eder.
Kâfur ağacı yalnızca dilekleri değil insanların sırlarını da barındırır. Bir duanın, dileğin ya da fısıltıyla söylenmiş sözcüklerin bile ağacın köklerinden dallarına uzanarak zamanı geldiğinde hayata karıştığına inanılır.
Kadim ağacın bekçiliğini yapma görevi, yönünü kaybetmiş bir gencin hayatına tesadüfen girer. Genç adam, bu görevi üstlendiği andan itibaren kendi geçmişiyle tanışmaya ve yeni bir hayata doğru yolculuğa başlar. Kâfur ağacı yüzyıllardır aynı yerde dururken değişen tek şey, gölgesine sığınan insanların hikâyeleridir…



















