
-Alaçatı Günlüğü’den
Ağustos 2007
Zamansız Dönüşüm Uğrakları
Artık adsız sansızlığı bir yana bırakarak yol almak… Yazarak gitmeyi seçmek…
Dönüp burada “Bir filozofun gezi günlüğü”nü (Hermann Keyserling) okuma istemimde de biraz bu var…
Başka yerlerde/kıyılarda keşif yolculuğuna çıkmak bir bakıma. Oradan yazının/hayatın iyileştirici yanlarına bakmak istiyorum açıkçası.
Yazıda dönüşüm bir dil benim için…Arayışın da imlerini içeriyor üstelik…Kendime “yazı üssü” kurduğum her yerde bu yolculuklara çıkıyorum. Tıpkı şimdi Alaçatı’da yaptığım gibi…
O anların yazı sığınağımdan hiç çıkmak da istemiyorum.
*Kendini ifade etme yolu olarak yazı
*Gerçeğin yüzleri
*Nesnel tanımlama/\soyut yorum
*İçsel kavrayış/tutarlılık
*YAZAR/GEZGİNİ
2./Tanımsız Zamanın Durakları
Burada adlandırmadan yazmak, yol almak istiyorum…Dura eylene, düşüne gide…
Bir de yerin anlamına bakmaktan yanayım. Dönüp dönüp kendimi yer arayışlarından geçirmem de bundan aslında…İşte döngüsellik bunu da içine alan bir olgu bana göre…
Sessizlik… Gölge… İç dinginliği sağlayan mekanlara tutunarak yazıya/okumaya dönmem…Bir dil kurmanın zorluğu da burada yatıyor aslında…Mekan duraklarından geçirirken kendimi bunlara da bakmadan edemiyorum…
Şimdi gölgesinde duruyorum ağacın. Işığın oynaşan yüzeyine bakarak kendimi hazırlıyorum o dil yolculuğuna…Keşif böyle bir şey…Kalemin ucuyla gidince daha iyi anlıyorsunuz bunu…Gitmeden yazmak ne mümkün! Hele yerin dilini kurmak.
3./Yaklaşım Biçimleri
Daha çok yazıda türler arasındaki gidiş gelişlerimde arıyorum bunu…Okumalarım da öyledir… Hemen bir biçime dönüşür, yani yazı uçlarının önünü açar…Bu süreçte kendimi düşünce duraklarından da geçiriyorum elbette…
*Keyserling’in Gezi Günlüğünden: 1
Ona dönüp okuma isteğimde başka ses arayışı var… Dile getirdiklerinde gözlediğim de bu oldu…
Salt olguların diliyle konuşan biri değil. Tanıklık/yorum…İçsel yolculuğun gizemini de ortaya çıkarıyor…
Bu kitabı için şunları söylüyor:
“Varlığını, doğulu bir zihinsel yaklaşıma borçlu olan kitap, yaratıcı çabalarımın 1911-14 döneminin ürünüydü ve bu nedenle, onu farklı bir bakış açısıyla yeniden yazmak için yapacağım herhangi bir girişim, değerini düşürmekten başka bir işe yaramazdı. /s.6
“Geçmiş günlerde her yeni izlenim, her yeni gerçek, büyümekte olan bireyselliğime, tamamlayıcı bir unsur olarak dahil oluyordu ve bireyselliğim, içine aldığı gerçeklerin miktarıyla doğru orantılı olarak, giderek büyüyordu. Her deneyim sayesinde yeni bir ifade aracı kazandım; her yeni bakış açısı benlik bilincimi güçlendirdi…”/s.10
“Beni dünya seyahatine yönlendiren dürtü, birçoklarını manastırlara yönlendiren dürtünün aynısı: kendini gerçekleştirme /idrak etme arzusu” /s. 12
4./Benliksizlik
Arayış imgesinden yola çıkarak varabildiğim her kıyı sorgulayıcılık içeriyor. Sesin yansısı, ışığın gölgesi çekip alıyor beni yine…
Özdeşlikten öte bir tutum/duruş…
Yazı, benim için bir tür içselleşme sürecidir… Orada kapanıp kalırken yoğunlaşarak dilimi kuruyorum… Başka sesler bu nedenle beni kendine çeker ama uzaktan bakarım… Ne dediklerine, niçin/nasıl yazdıklarına…
Yazı, kendini gerçekleştirme eylemidir diğer bir yanıyla da…
Kendi başkalaşımımı orada görürüm. BAKIŞIM – AÇILIMLAR adını vererek yazdıklarımda da vardır bu ses/renk…
5./Uyum/Derinlik
Yazının dil örüntüsünde bunu ararız sıklıkla… Deneme yazarken en çok hissettiğim, düşündüğüm…
6./Gitmeyi Seçerken…
Keyserling şunları söylüyor:
“Avrupa’nın artık bana vereceği bir şey kalmadı. Orada yaşam, varlığımı yeni gelişmelere itemeyecek denli bildik; bunun dışında da, fazlasıyla dar bir alana hapsedilmiş durumda. Avrupa’nın tamamı aslında aynı ruha sahip. Yaşamımın, varoluşu mümkün kılacak denli farklılaşacağı, anlayışın kişinin kavrama araçlarında kökten bir yenilenme gerektireceği, bugüne dek bildiklerimi unutmaya zorlanacağım, vb. enlemlere gitmek istiyorum.
08 Ağustos, Çarşamba
Işıl Saatçioğlu da Avrupalı’nın duruşunun, insana bakışı/yaklaşımının yıkıcı anlatıyordu dün, Çeşme-Dalyan’daki evinde konuştuğumuzda…
“Türkiye’yi Düşünmek”i tümleyip yeni yazılar yazarken bu bakışı da dile getirmeliyim…Gitme düşüncesinin anlamını yansıtan bir deneme… Burada düşünüp tasarlamalı bunu…
09 Ekim, Salı
7./ Roman Yazma Yolu
Bölünerek yol aldığım yerlerde durup soluklanınca bir an; “ne yapıyorum ben” diye soruyorum kendime…
Alaçatı’ya yüzümü döndüğümde en az iki çanta dolduruyorum… Yazmak/okumak için…Her bir çalışma kaynak/not/doküman/kitap bir yanda. Ucundan tuttuklarım, yeni karşıma çıkanlarla yol alıyorum.
Onca kitap çalışması sessizce beni bekliyor el atmam için…
Özellikle de bitenler… Sürdürülen romanlar…
*Romanda anlatılan olaylar, bunların arka planındaki gerçek/ler…
*Romanda yaratma süreci…
*Romanda karakterler
*Romanda trajik yapı
*Yaratıcı içgüdü
*Olayların akışı
*Gerçeklik duygusu/nu yaratmak
(*) Bir Filozofun Gezi Günlüğü, Hermann Keyserling; Çev.: Ayşegül Yurdaçalış, 2000, İzdüşüm Yay., 378 s


















