Varlık dergisinin Ağustos 2026 sayısı çıktı

Temmuz 30, 2026

Varlık dergisinin Ağustos 2026 sayısı çıktı

Varlık dergisinin Ağustos 2026 sayısı çıktı.

Bültenden:

Bu ayki dosya konumuz, “Can Yücel 100 Yaşında!” Dosyamızda Can Yücel şiirini inceleyen yazarlarımız ise Kabil Demirkıran, Bâki Ayhan ve Atanur Memiş. Edebiyattan resme, felsefeden sanat tarihine, fotoğraftan sinemaya geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Sanat ve Bellek, Tiyatro Sanatı, Moda Sanatı, Resim Sanatı, Nasıl Anlatılır, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve yeni kitapların tanıtıldığı Kitaplar Arasında bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Dosya: Can Yücel 100 Yaşında! – Kabil Demirkıran, Bâki Ayhan, Atanur Memiş

Yazı: “Solaris” ve “Hayat Hanım” Vesilesiyle: Devrimci Romantizmden Çağdaş Gerçekçiliğe (Mustafa Bayram Mısır) –  Varlık Hep Fazla: Burhan Sönmez ve “Labirent” (Ahmet Bozkurt) –  “Ben Varız” ile “Ben Vardık” Arasında: Gospodinov’un Araeşik Coğrafyası (Çağrı Öztürk) –  William Faulkner’da Mülksüzleşme ve Irksal Bellek (Josef Kılçıksız) – Sanat ve Bellek: Hüsamettin Koçan ile Söyleşi (Güven Baykan) –  “Kendi Gök Kubbemiz”i Yaratma Sanatı ve Klasiğin Güzelliği (Faruk Turinay) –  Moda Sanatı: Phoebe English ile Söyleşi (Fatma Berber) – Modern Omelas’ın Çocukları (Cihan Ülsen) –  Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar [29] (Murat Batmankaya) –  Resim Sanatı: Merve Turan ile Söyleşi (Hıdır Eligüzel) – Tiyatro Sanatı: “Sesler” (Mehmet Konuk) –  Paleoantropoloji Nasıl Anlatılır: Ayla Sevim Erol ile Söyleşi (Mine Bican) –  Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) –  Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Gültekin Emre, Mustafa Ruhi Şirin, Duygu Kankaytsın, Senem Gökel, Zeynep Parlar, Sibel Tartut, Sevgi Dönmez Maç

Öykü: Ayla Burçin Kahraman, Özlem Yanmaz

Desen: Melike Kılıç

Kitaplar Arasında: Tahir Musa Ceylan ile “Dört Mehmet Emin” Üzerine Söyleşi (Fatma Berber) –  “İki Tek” – Tozan Alkan (Şeref Bilsel) –  “Misafir” – Ariane Koch (İlke Kamar) –  Hikmet Temel Akarsu ile “Bir Buruk İstanbul” Üzerine Söyleşi (Mahmut Yıldırım) –  “Çocukluk Deneyimi: Toplu Öyküler 1” – Herman Hesse (Ahmet Antmen) –  Zabel Yılmaz ile “Güneşsiz Diyarlar Makamı” Üzerine Söyleşi (Çilem Dilber) –  Sezen Ergen Breitegger ile “Zamanla Aynı Kumaştan” Üzerine Söyleşi (Duygu Terim) –  “Mavi Nasıl Eserse” – Gizem Pınar Karaboğa (Engin Turgut) Edebiyattan resme, felsefeden sanat tarihine, fotoğraftan sinemaya geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Sanat ve Bellek, Tiyatro Sanatı, Moda Sanatı, Resim Sanatı, Nasıl Anlatılır, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve yeni kitapların tanıtıldığı Kitaplar Arasında bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık dergisinin Ağustos 2026 sayısının dosya konusu, “Can Yücel 100 Yaşında!” Dosyamızda Can Yücel şiirini inceleyen yazarlarımız ise Kabil Demirkıran, Bâki Ayhan ve Atanur Memiş.

Kabil Demirkıran, “Çok Bi Çocuk: Can Yücel” başlıklı yazısında usta şairimizin doğayla kurduğu bağı, dil oyunlarını, ironisini, toplumcu duyarlığını ve argoyu estetik bir imkâna dönüştüren şiir anlayışını inceliyor. Yücel’in şiirlerinin merkezinde “dünyaya yeni gelmiş, ne olduğunu anlamadan doğaya, insanlar arasına fırlatılmış, şaşkın ve meraklı gözlerle çevresini inceleyen bir çocuğun” bulunduğunu belirtiyor; saf olduğu kadar muzip, kural tanımaz, alaycı ve öfkeli de olan bu çocuksu bakışın şairaneliği reddeden, doğallığı ve oyun duygusunu öne çıkaran, yerleşik değerlere eleştirel yaklaşan bir şiir dilini nasıl kurduğunu gösteriyor.

Bâki Ayhan, “Dil Doğalsa Şiir İçtendir: Can Yücel Üzerine Bir Dem” başlıklı yazısında Can Yücel’i biyografik mitlerin ve anıların dar parantezinden kurtararak şiir-hayat tutarlılığı üzerinden poetik bir zemine taşıyor. Onun şiirini belirleyen toplumcu gerçekçilik, hiciv, alay ve mizah gibi unsurların hangi gelenek hattından beslendiğini ortaya koyuyor. Dilindeki şiddetin, ironik ve sarkastik tonun arkasında derin bir hüzün katmanı bulunduğunu ileri sürüyor; Yücel’in otobiyografik, psikobiyografik ve dilsel sahiciliğini yapay metin deneylerine karşı bir içtenlik izleği olarak konumlandırıyor.

Atanur Memiş, “Şiirin Ağzını Açtırmak: Can Yücel’de Karaçalı Estetiği” başlıklı yazısında argo, küfür, gündelik dil, mizah ve politik öfkenin Can Yücel şiirinde –seçkinci güzellik anlayışından uzak, burjuva estetiğinin steril ve pürüzsüz sınırlarını ihlal eden, hayatın sahici alanlarına açılan– estetik bir bütünlük oluşturduğunu savunuyor. “Karaçalı estetiği” adını verdiği bu şiir dilinin okuru yaşananın bağlamından koparan “uyuşturucu” estetiğe karşı “uyandırıcı” bir görev üstlendiğini vurguluyor. “Gelenek –Safo’dan başlayarak, Şeyh Galip’ten Orhan Veli’ye, Neyzen’den Nâzım’a, Shakespeare’den Lorca’ya, Batı şiirinden halk şiirlerine kadar birçok isim, metin, ses ve biçemle– onun şiirinde bir karnaval havası estirir,” diyor.

Eylül sayımızda buluşmak üzere.

Yorum yapın