Yeni grup sergisi “Gökyüzü Şekerdendi” Arter’de ziyarete açıldı

Haziran 27, 2026

Yeni grup sergisi “Gökyüzü Şekerdendi” Arter’de ziyarete açıldı

Arter’in yeni grup sergisi Gökyüzü Şekerdendi, 24 sanatçının Arter Koleksiyonu’ndaki eserlerini Selen Ansen’in küratörlüğünde bir araya getiriyor. Resim, fotoğraf, heykel, video ve yerleştirme gibi farklı disiplinleri kapsayan seçki, “ev/yuva” ve “yurt” kavramlarını fiziksel mekânlar olmanın ötesinde, bellek, hayal gücü ve yolculuğun biçimlendirdiği deneyim alanları olarak ele alıyor. Gökyüzü Şekerdendi, 24 Haziran’dan itibaren Arter’in 4. kat galerisinde ziyaret edilebilir.

Sergide Yer Alan Sanatçılar

Melike Abasıyanık Kurtiç, Adel Abidin, Lene Adler Petersen, Ahu Akgün, Francesco Albano, Hüseyin Bahri Alptekin, Gökhun Baltacı, Yto Barrada, Mehtap Baydu, Elina Brotherus, Fatma Bucak, Elif Erkan, Ayşe Erkmen, Dan Graham, Karl Horst Hödicke, Fatoş İrwen, Arthur Köpcke, Inge Mahn, Yıldız Moran, Ahmet Öğüt, Sophia Pompéry, Gerhard Rühm, Stéphanie Saadé, Stefan Wewerka

Gökyüzü Şekerdendi başlıklı grup sergisi, 24 sanatçının Arter Koleksiyonu’ndaki eserlerini “ev/yuva” ve “yurt” kavramları etrafında bir araya getiriyor. Resim, fotoğraf, yerleştirme, heykel ve video gibi çeşitli mecralarda üretilen ve bir kısmı yakın zamanda koleksiyona dahil edilen bu eserler, izleyiciyi tatlı anılarla ya da kederlerle dolu evlerle, aidiyetlerimizi biriktiren katmanlı toprakla, geride bıraktığımız ya da içimizde taşıdığımız yuvalarla ve daha iyi bir gelecek arayışıyla yollarına düştüğümüz yabancı diyarlarla yeniden ilişkilenmeye davet ediyor. Tek bir çatı altında, iç ve dış mekân arasında bakış açısının durmaksızın değişmesini teşvik eden mekânsal bir düzenleme içinde bir araya gelen yapıtlar, yeryüzü ile gökyüzü, geçmiş ile gelecek, kök salmışlık ile köksüzlük arasında uzanan titreşimli ve çok renkli bir duyusal alan meydana getiriyor.

Gökyüzü Şekerdendi sergisinin çocuksu duygularla örülü bir açıkhava sahnesini çağrıştıran başlığı, E. E. Cummings’in “Songs I” (Şarkılar I, 1938) adlı şiirinden ilham alıyor. Genelde ilişkilendirmediğimiz sözcükleri yan yana getirerek dünyayı renkli ve “yenilebilir” bir olguya dönüştüren bu resimsel ifade, belleğin ve hayal gücünün gerçekliği nasıl süzgeçten geçirdiğine dikkat çekerek, yoruma açık soyut bir niteliği muhafaza ediyor. Yuva bulmak ve yuvaya dönmek: mesken tutma ile yolculuğu buluşturan bu iki temel insani çaba, sergideki birçok eserin günümüzün jeopolitik kırılmaları ve toplumsal çalkantıları ışığında irdelediği konular arasında yer alıyor. Gündelik eşyalar ve elle tutulur izlerle dolu ev içi mekânlarını, ağır hikâyelerle yüklü yaşamları ya da uzak diyarların vaatlerini belleğe çağıran yapıtlar, yaşam alanlarımızın varoluşsal, politik, kültürel, tarihsel, kişisel ve şiirsel katmanlarını açığa çıkarıyor. Yurt tutma ihtiyacımıza ve kayba karşı bir sığınak inşa etme arzumuza eşlik eden bu çağrı, uluslararası çapta sıkılaşan sınırlar ve haritalarla şekillenen bir dünyada, aidiyet kavrayışımızı coğrafya ve mülkiyetin ötesinde yeniden tahayyül etmeye ve kurgulamaya yöneltiyor.

Gökyüzü Şekerdendi sergisini oluşturan eserler, “ev/yuva” ve “yurt” kavramlarını bir köken, kayıp bir cennet, öngörülebilir bir varış noktası ya da sabit bir yer olarak değil; mekân, zaman ve hafızayla kurulan canlı ve sürekli evrilen bir ilişki olarak ele alıyor. Serginin bağlamı içinde bir araya getirilip yeni çağrışımlara olanak tanıyan bu dünyalar, zaman zaman kendimizi yabancı, hatta hiç ayak basmadığımız yerlerde evimizde hissedebileceğimizi hatırlatıyor. Öte yandan, sergi güzergâhının sunduğu mekânsal geçişler, yönleri muğlaklaştırarak, “ev/yuva” ile kurduğumuz ilişkinin hiçbir zaman verili olmadığı fikrini pekiştiriyor; nitekim “ev” katı tanımları aşan, farklı zamanlılıkları ve duyguları iç içe geçiren fevkalade bir düğümdür. Gökyüzü Şekerdendi, bu düğümü çözmeye kalkışmaktansa, evlerimizin ruhuna, şahsiyetine ve bilincine çoğullukları içinde tanıklık etmeye uygun formlar ve dokular aramayı öneriyor.

SELEN ANSEN HAKKINDA

1975’te İstanbul’da doğan Selen Ansen, Strazburg Marc Bloch Üniversitesi’nde Modern Edebiyat ve Sinema (yüksek lisans) eğitimi aldıktan sonra 2001 yılında Sanat Teorisi ve Pratikleri alanında doktorasını tamamladı. Başta Strazburg École Supérieure des Arts Décoratifs olmak üzere Fransa’da farklı sanat ve tasarım okullarında sanat teorisi ve sanat felsefesi eğitimi verdi. 2009–2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Felsefe ve Toplumsal Düşünce ile Karşılaştırmalı Edebiyat yüksek lisans programlarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ansen, Arter ile ilk temasını 2011’de küratörlüğünü yaptığı Berlinde de Bruyckere (Yara, 2012) sergisi aracılığıyla kurdu. 2015’te Arter’in küratoryal ekibine katılan Ansen, Marc Quinn (Aklın Uykusu, 2014), It takes two to make an accident (HISK, Belçika, 2015), Her Düşenin Kanadı Yoktur (2016), Kelimeler Pek Gereksiz (2019–2020), Céleste Boursier-Mougenot(offroad v.2, 2019), Cevdet Erek(Bergama Stereotip, 2019–2020), KPBrehmer: Büyük Resim (2020–2021), Candeğer Furtun (2021–2022), Locus Solus (2022–2023), Ahmet Doğu İpek (Başımızda Siyahtan Bir Hâle, 2022–2023), Farz Et Ki Sen Yoksun (2024), Koray Ariş (İçinde Yaşadığımız Deri, 2024–2025), Kader Attia: Asesinos! Asesinos! (2025) ve Mehtap Baydu (Seni Sevmek Çok Zor!, 2026) sergilerinin yanı sıra İsmi Lâzım Değil (Brigitte Pitarakis ile birlikte, Abdülmecid Efendi Köşkü, 2022), Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? (Meşher, 2022–2023), Anne Wenzel: Carte Blanche (Stedelijk Museum Schiedam, Hollanda, 2023) ve Folia (Eda Berkmen ile birlikte, Abdülmecid Efendi Köşkü, 2025–2026) sergilerinin küratörlüğünü yaptı; çeşitli uluslararası yayınlara yazılarıyla katkıda bulundu. Arter’in Dolapdere’deki yeni binasında hayata geçirdiği Performans Programı’nın (2019–2020) da küratörlüğünü yapan Ansen, Ocak 2024’ten bu yana Arter’in başküratörlüğü görevini sürdürüyor.

ARTER HAKKINDA

Arter’in güncel programlarına ilişkin daha detaylı bilgiye www.arter.org.tr adresinden erişilebilir. Pazartesi hariç her gün açık olan Arter, Salı-Pazar günleri 11:00-19:00, Perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kurumsal Sponsor Tüpraş’ın değerli desteğiyle, tüm sergilere giriş 24 yaş altı izleyiciler için her gün; Perşembe günleri ise her yaştan izleyici için ücretsiz. Arter Beraber üyeleri ise sergileri yıl boyunca ücretsiz ziyaret etmenin yanı sıra farklı ayrıcalıklardan faydalanıyor. Arter binasının Kütüphane, Kitabevi, Bistro by Divan, arka bahçe alanlarına ve Galeri 0’da yer alan sergiye giriş için bilet gerekmiyor. Ulaşım Sponsorları Ford Otosan ve Otokar’ın desteği sayesinde Taksim’den ve Tepebaşı’ndan ücretsiz servis araçlarıyla Arter’e ulaşılabiliyor.

Yorum yapın