Türkiye Yayıncılar Birliği, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yardımcı kaynak kitaplara ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Birlik, özel yayınevlerinin eğitim sisteminin önemli bir paydaşı olduğunu vurgulayarak rekabet, içerik çeşitliliği ve öğretmenlerin özgür seçim hakkının korunması çağrısında bulundu.

Türkiye Yayıncılar Birliği, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in TRT Haber’de yaptığı açıklamalarda yardımcı kaynak kitaplara yönelik kullandığı ifadelerin ardından yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, Bakan Tekin’in özel yayınevlerini hedef alan değerlendirmelerinin yayıncılık sektörünü ve eğitim yayıncılığını olumsuz etkilediği savunuldu.
Birlik, Türkiye’de yayıncılık sektörünün kültür, eğitim, akademi ve çocuk yayıncılığı başta olmak üzere birçok alanda uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini belirterek sektörün hem kültürel hem de ekonomik açıdan önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu’nun (YAYFED) bandrol verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de 407 milyon 777 bin 284 adet basılı kitap üretildiği hatırlatıldı. Bu üretimin yaklaşık yarısını eğitim yayınlarının oluşturduğu belirtilirken, ISBN Türkiye Ajansı verilerine göre aynı yıl 100 bin 545 materyalin ISBN aldığı, bunların önemli bir bölümünün eğitim yayınlarından oluştuğu aktarıldı.
Türkiye Yayıncılar Birliği, yayıncılık sektörünün yaklaşık 80 bin kişiye istihdam sağladığını ve düzenli vergi ödeyen önemli sektörlerden biri olduğunu vurguladı. Birliğin hazırladığı 2025 Kitap Pazarı Raporu’na göre ise kitap perakende pazarının büyüklüğünün 59 milyar 229 milyon TL’ye ulaştığı, yardımcı kaynak ve sınava hazırlık kitaplarının ise 18 milyar 429 milyon TL ile pazarın yüzde 31,11’ini oluşturduğu bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada, Bakan Tekin’in yardımcı kaynak kitaplar için kullandığı “vesayet” ifadesinin, eğitim yayıncılığı alanında faaliyet gösteren yazarları, editörleri, yayınevlerini, matbaaları ve kitapçıları yok saydığı öne sürüldü. Ayrıca bu söylemin, yayıncıların öğretmenleri yetersiz gördüğü yönünde yanlış bir algı oluşturduğu ifade edildi.
Birlik, öğretmenlerin nitelikli eğitim materyallerini özgürce seçebilmesinin gelişmiş eğitim sistemlerinin ortak özelliklerinden biri olduğunu savunurken, devletin eğitim yayınlarına yönelik mali destek sağlamasını desteklediklerini ancak eğitim materyallerinin yalnızca kamu eliyle üretilmesine ve sektörün dışlanmasına karşı olduklarını dile getirdi.
Rekabetin üretim kalitesini artıran temel unsur olduğu belirtilen açıklamada, eğitim materyallerinin tek merkezden üretilmesine dayalı bir yaklaşımın içerik çeşitliliğini ve kaliteyi sınırlayabileceği görüşü paylaşıldı. Öğretmenlerin soruşturma endişesi yaşamadan öğrencileri için uygun gördükleri kaynakları seçebilmelerinin önemine dikkat çekildi.
Türkiye Yayıncılar Birliği, özel yayınevlerinin eğitim sisteminin karşısında değil, önemli paydaşlarından biri olduğunu belirterek değişen öğretim programlarına ve teknolojik gelişmelere uygun nitelikli eğitim materyalleri üretmeye devam ettiklerini vurguladı.
Açıklamanın sonunda, devletin eğitim yayıncılığında tek merkezli üretim anlayışı yerine rekabeti, içerik çeşitliliğini ve farklı yayınevlerinin katkısını destekleyen bir yaklaşım benimsemesinin hem öğrencilerin hem de eğitim sisteminin yararına olacağı ifade edildi.



















