Yapay Zekâ Edebiyat Üretebilir mi? Ünlü Yazardan Çarpıcı “Claude” Deneyi

Haziran 8, 2026

Yapay Zekâ Edebiyat Üretebilir mi? Ünlü Yazardan Çarpıcı “Claude” Deneyi

The New Yorker yazarı Jay Caspian Kang, yapay zekânın edebi metin yazma becerisini ölçmek için 30 bin kişinin katıldığı dev bir test gerçekleştirdi. Sonuçlar, yapay zekânın “büyük açığını” ortaya koyuyor.

Yapay zekâ modellerinin e-posta, reklam metni ve ödev gibi günlük yazışmalarda insanı taklit etmesi artık sıradanlaştı. Ancak asıl soru baki: Yapay zekâ gerçekten okumak isteyeceğimiz edebi eserler üretebilir mi?

Geçtiğimiz haftalarda prestijli edebiyat dergisi Granta’da yayımlanan bir öykünün yapay zekâ tarafından yazıldığı iddiaları bu tartışmayı alevlendirince, yazar Jay Caspian Kang gelişmiş yapay zekâ modeli Claude ile sıra dışı bir deney başlattı.

Yapay Zekâ Kendi Kendini Eğitti

Kang, Claude’u kullanarak oyunculara sunulan bir metnin insana mı yoksa yapay zekâya mı ait olduğunu soran bir oyun kodladı. Yapay zekâ; George Eliot, Ernest Hemingway ve Bram Stoker gibi dev isimlerin üsluplarını taklit etti.

Yapay zekânın ilk denemelerdeki “ruhsuz, eylemsiz ve sıkışmış metaforlar içeren” hatalarını ayıklamak için Kang, ilginç bir yönteme başvurdu: Yapay zekâ alt modellerinden oluşan bir “robot iş gücü” kurdu. Bir robot metni yazarken, diğer bir robot ise “asla Latince kökenli kelime kullanma”, “karakterin ne hissettiğini doğrudan söyleme” gibi edebi emir kartlarıyla metni denetledi.

30 Bin Kişilik Testin Sonucu: Yazarlar Güvende mi?

Yazar, kusursuzlaştırılan bu metinleri X (Twitter) üzerinden paylaştı ve beş günde 30 binden fazla yanıt topladı. Katılımcılar, gerçek bir pasaj ile yapay zekâ ürününü ayırt etmede %52 oranında kaldı. Yani okurların yarısından fazlası kandırıldı. Okurları en çok yanıltan metin Bram Stoker (Dracula’nın yazarı) taklidi oldu. Katılımcıların sadece %17’si bunun yapay zekâ olduğunu anlayabildi. Kang’a göre yapay zekâ okurların çoğunu kandırsa da derinlerde büyük bir boşluk barındırıyor: Durağanlık (Stasis).

“Yapay zekâ sahnelerinde karakterler var, mobilyalara dokunuyorlar, kıpırdanıyorlar ama asla anlamlı bir şey yapmıyorlar. Koridorlar hep boş, atmosfer hep durağan. Yapay zekâ bir şeyi hissettiği için değil, şimdiye kadar yazılmış milyarlarca kelimeyi devşirerek seçim yapıyor. Bu yüzden karakterlerine gerçek anlamda hayat veremiyor.”

Tıpkı Satranç Gibi: İnsan Süreci Kalıcı Kalacak

Kang, bu deneyin kendisini yapay zekâ kıyameti konusunda rahatlattığını belirtiyor. En iyi satranç bilgisayarlarının 20 yıldır insanları yenmesine rağmen, milyonlarca insanın hâlâ satranç turnuvalarını ve insan stratejisini heyecanla takip ettiğini hatırlatan yazar, makalesini şu sözlerle noktalıyor:

“Yapay zekâ yazısı okunduğunda hissedilen o nahoş duygu, insanlığın sonunun geldiği dehşeti değil; satrançtaki rakibinizin hamle için bot kullandığını öğrendiğinizde yaşayacağınız hayal kırıklığıdır. Gelecekte metinlerin bir kısmını robotlar yazsa bile, insan ile yazı arasındaki o köklü ilişki asla değişmeyecek.”

Yorum yapın