
İhsan Kurt’un kaleme aldığı Cemil Meriç’in Edebiyat Düşüncesi ve Derrida’nın İzinde Cemil Meriç Okumaları, Umay yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.
Tanıtım metniniden
Türk düşünce dünyasının en derin seslerinden Cemil Meriç, edebiyatı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, bir medeniyet inşası, bir hakikat arayışı ve kültürel kimliğin taşıyıcısı olarak kavramsallaştırmıştır. Onun için edebiyat, bir milletin ruhunun laboratuvarı; kelimeler ise düşüncenin elbiseleridir.
İhsan Kurt’un bu çalışması, Cemil Meriç’in dağınık metinlerinde gizlenen bütünlüklü bir edebiyat düşüncesini ortaya çıkarmayı hedefler.
Edebiyatın tanımı, işlevleri ve ilişkili olduğu disiplinler üzerinden yapılan çözümlemede, Meriç’in George Orwell’dan Terry Eagleton’a, Nermi Uygur’dan Mme de Staël’e uzanan düşünsel bağlantıları; Jacques Derrida’nın yapıbozumcu yaklaşımıyla karşılaştırmalı bir okumaya tabi tutulur. Bu karşılaştırma, Meriç’in geleneksel düşüncesinin postmodern eleştiriye nasıl açılabileceğini ya da ne ölçüde direnç gösterdiğini sorgular.
İkinci bölümde ise Bu Ülke, Kırk Ambar, Işık Doğudan Gelir, Umrandan Uygarlığa gibi temel eserler yapıbozumcu bir mercekten yeniden okunur. Anlamın ertelenmesi, metinlerarasılık ve merkezsizlik gibi kuramsal kavramlar, Meriç’in düşünce mimarisini yeni bir eleştiri düzeyine taşımak için araçsallaştırılır.
Meriç’in ifadesiyle “edebiyat bilgi değil, irfandır.” Bu kitap, o irfan yolculuğuna eşlik eden bir rehber, bir düşünce haritası ve medeniyetle hesaplaşmanın çağrısıdır.



















