Edebiyat dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Uluslararası Booker Ödülü (International Booker Prize), 2026 yılı kazananını Londra’daki Tate Modern’de düzenlenen görkemli bir törenle ilan etti. Jürinin bu yılki seçimi, ödül tarihinde bir ilke sahne oldu. Tayvanlı yazar Yáng Shuāng-zǐ’nin kaleme aldığı ve Lin King tarafından İngilizceye çevrilen Taiwan Travelogue (Tayvan Seyahatnamesi) adlı roman, büyük ödülün sahibi oldu.

Bu zaferle birlikte, ödülün 21 yıllık tarihinde ilk kez orijinal dili Mandarin Çincesi olan bir eser birinciliğe ulaştı. Aynı zamanda Yáng Shuāng-zǐ ödülü kazanan ilk Tayvanlı yazar, Lin King ise ilk Tayvanlı-Amerikalı çevirmen olarak edebiyat tarihine geçti.
Sömürgeciliğin Gölgesinde Bir “Mutfak ve Aşk” Yolculuğu
İlk olarak 2020 yılında orijinal dilinde yayımlanan ve Tayvan’ın en yüksek edebi onuru olan Altın Üçayak Ödülü’nü kazanan roman, okuyucuyu 1930’ların Japon işgali altındaki Tayvanı’na götürüyor.
İyi niyetli Japon bir yazar olan Aoyama Chizuko’nun, resmi bir görevle gittiği Tayvan’da, kendisinden yaşça küçük yerel tercümanı Chizuru ile çıktığı gastronomi turunu anlatıyor. Tren yolculukları, geleneksel Tayvan lezzetleri ve derin sohbetler eşliğinde iki kadın arasında filizlenen aşk, sömürge döneminin getirdiği güç dengesizlikleri ve toplumsal sınıflarla sınanıyor. Kitap, karakterlerin yazdığı kurmaca dipnotlar ve çevirmen Lin King’in “gerçek” notlarıyla birleşerek üstkurmaca (metafiction) yönü güçlü bir anlatı sunuyor.
Jüri Başkanı: “Muazzam Bir Çifte Başarı”
Bu yılki jüri heyetine başkanlık eden ödüllü yazar Natasha Brown, şu ifadeleri kullandı:
“Aşk, güç dengesizliğinin üstesinden gelebilir mi? Taiwan Travelogue, bu sorunun nüanslarını 1930’ların Japon sömürge yönetimi altındaki Tayvan fonunda inceliyor. Roman, hem büyüleyici bir aşk hikayesi hem de sömürgecilik sonrası dönemi ameliyat masasına yatıran keskin bir yapıt olmayı başararak muazzam bir çifte başarıya imza atıyor.”
Kurgu eserlerin yanı sıra makaleler, mangalar ve video oyunu senaryoları da yazan Yáng Shuāng-zǐ, Booker Prize web sitesine verdiği röportajda kitabın ilham kaynağını şu sözlerle açıkladı:
“Hem Kore hem de Tayvan bir zamanlar Japon İmparatorluğu’nun sömürgesiydi. Ancak Koreliler bu tarihe karşı net bir öfke duyarken, Tayvan halkı sömürge dönemine hem bir hoşnutsuzluk hem de tuhaf bir nostalji içeren karmaşık duygularla bakıyor. Günümüz Tayvanlı bakış açısını kullanarak, halkımızın geçmişte karşı karşıya kaldığı bu karmaşık koşulları çözmek ve nasıl bir gelecek için mücadele etmemiz gerektiğini keşfetmek istedim.”


















