Haber: Dursaliye Şahan
Fotoğraflar: Süleyman Topal
Gazeteci Yazar Akın Olgun Londra – Che-Men Cafede okuyucularla buluştu. Yazar planlamadığı anı kitabı, Tahta Kuruları ve Kargalar Meclisi’nin ortaya çıkış sürecini anlattı.


Akın Olgun’un tatil rotası olarak belirlediği Yunanistan Rodos Adasına yolculuğu Akdeniz sahilleri yerine sürpriz bir şekilde cezaevinde bitiyor.
Olgun’un mezarlık olarak tarif ettiği Karantina ve ardından başlayan hapishane deneyimi ile toplam 38 gün süren mahkûmiyeti bir anda kendisini ve ailesini hazırlıksız yakalayarak hem bir kaosa sürüklüyor hem de uluslar arası bir dayanışmaya.
Uluslararası Pen, Amnesty, Sınır Tanımayan Gazeteciler kuruluşları gibi sivil toplum örgütlerinin müdahalesiyle ancak 38.nci günde özgürlüğüne kavuşan yazar için elbette bunlar kabul edilemez.
İçerde yaşadıklarından çok gördükleri de Olgun’un belleğine işlenmiştir.
Tarihin gerçek tanıkları her zaman çok kıymetlidir.
Söz konusu kitabı, Yunanistan gibi bir ülkenin insan haklarına bakış açısına eleştirel bir dipnot gibi de düşünün.
Bir göçmen, bir okuyucu olarak Olgun’un kaleminden çıkan anlatısını ve derdini önemsiyorum ve kütüphanemde bulunması gerektiğini düşünüyorum.
Kitabı okuduktan sonra Demirtaş’ın da söylediği gibi, biz bu karanlığın neresindeyiz tartışmasını da gündeme getirebiliriz belki.



















