Orhan Veli’nin ya da Sabahattin Ali’nin yaşarken kaç kitabı vardı, şimdi kaç kitabı var? | Metin Celâl

Mayıs 10, 2026

Orhan Veli’nin ya da Sabahattin Ali’nin yaşarken kaç kitabı vardı, şimdi kaç kitabı var? | Metin Celâl

Bir eserin nasıl korunacağı FSEK’te açıkça belirtilmiş, eserin üzerine yazarın adının yazılması zorunluluğundan başlayıp bir eserin yayınlanıp yayınlanamayacağına, eserin değiştirilip değiştirilemeyeceğine karar verme gibi hakların eser sahibinde olduğu tek tek sayılmış. Eser sahibinin ölümünden sonra da bu haklar mirasçılarına geçiyor.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre eser sahibinin ölümünden 70 yıl sonra eserleri serbest kalır, “kamu malı” olur ve yayıncılar telif hakkı ödemeden bu kitapları basabilir. Ama kanuna göre bu yeniden baskılar yapılırken yayıncılar eserlerin içeriğine müdahale edemez, değiştiremez, kısaltamaz, ekleme yapamaz, uzatamaz ya da sansürleyemez. Bu haklar, yani eserin bütünlüğü yasada korunmuştur. FSEK’e göre eser sahibinin mirasçıları manevi hakları korumak için dava açabileceği gibi ilgili bakanlık yani Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu hakları korumak durumundadır.

Oysa uygulamada ölümünün üzerinden 70 yıl geçmişse sanki o yazarın eserleri kanun kapsamı dışına çıkmış gibi düşünülüyor. İstediğiniz gibi kullanabilir, değiştirebilir, kısaltabilirsiniz diye algılanıyor. 1000 sayfalık bir eseri örneğin Sefilleri kesip biçip 64 sayfa yapmaya hakkınız var sanılıyor. Kültür varlığımızı oluşturan eserler her türlü değişikliğe uğruyor ve başta bu eserleri korumakla yükümlü bakanlık ve telif hakları meslek birlikleri olmak üzere kimsenin sesi çıkmıyor. Dünyada var ama bizim yayıncı birliklerinin bu konuda etik kurallar getirdiğini de, uyguladıklarını da duymadım.

Orhan Veli, Sait Faik, Sabahattin Ali gibi gibi çok sevilen, çok okunan yazarlarımızın eserleri kamu malı haline gelip kanun koruması dışına çıktıkça yeni bir eğilim gelişmeye başladı, bu yazarlar yeni (!) eserlerin sahibi haline getiriliyor.

En yaygın eğilim 70 yılı doldurmuş yazarların eserlerinden kendine göre seçmeler yapıp, yeni adlar koyarak yeni bir kitapmış gibi yayınlamak. Bunlar tamamen ticari bir zihniyetle, okuru yanıltmak amacıyla yapılan yayınlar. Orhan Veli 36 yaşında, 1950’de vefat ettiğinde geriye beş şiir kitabı kalmış oysa şimdi Şiirler, Hikayeler gibi genel başlıklı onlarca seçmenin yanı sıra Orhan Veli adıyla yeni isimlerle yayınlanmış onlarca kitap var.  BKM’de “Orhan Veli Bütün Şiirleri” adı altında 135 kayıt bulunuyor.

Benzer durum Sabahattin Ali için de söz konusu, yaşarken bir şiir, beş hikâye, üç romanı yayınlanmış. Şimdi ise sadece BKM kayıtlarına göre 665 kitabı var ve Kürk Mantolu Madonna’nın 121 ayrı basımı bulunuyor. (www.bkmkitap.com).    

Yazar öldükten sonra bulunan ve ilk kez yayınlanan (alenileşen) eserler için de yayınlandıkları tarihte 70 yıllık koruma süresi başlar, diyor FSEK. Yani bu gibi hallerde yazarın ölüm tarihine değil, eserin yayınlandığı tarihe bakılır. Bu durumda da eserin kitap olarak yayınlanıp yayınlanmayacağına, yayınlanacaksa nasıl piyasaya çıkacağına karar verme yetkisi (umuma arz hakkı) mirasçılardadır. Mirasçılar, izinsiz kullanımlara karşı dava açabilir ve tazminat talep edebilirler.

Örneğin Orhan Veli’nin şiirlerinden bir seçme yapıp ona “İstanbul’u Dinliyorum” diye bir ad koyuyorsanız bu “yeni” bir kitap olmuyor mu? Herhalde yeni kitap sayılmıyorlar ve FSEK’e uygun bulunuyorlar ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü bunlara bandrol veriyor. Orhan Veli’nin kitaplarının sayısının bu kadar artmasını başka türlü açıklamak mümkün değil.

Tabii bir de daha önce kitaplaşmamış eserler var. Örneğin Sabahattin Ali tek tiyatro eseri “Esirler”i yaşarken kitap halinde yayınlamamış. 1966’da ailesinin izniyle Varlık Yayınları’ndan kitap olarak çıkmış. Peki, bu eserin günümüzdeki baskıları nasıl yapılıyor? Telif hakkı alınarak mı, yoksa 1966’da yayınlandığına göre Sabahattin Ali’nin mirasçılarıyla yapılan sözleşmelerle mi? Sözleşme ile olsa tek bir yayınevi “Esirler”i yayınlayabilirdi, oysa şimdi onlarca yayınevinde kitabı var? Üstelik bazısı tek eser olarak yayınlamış, bazısı diğer kitaplarıyla birleştirmiş.

Aynı şekilde Orhan Veli’nin hikayelerinin derlendiği Hoşgör Köftecisi de şairin ölümünden sonra Yapı Kredi Yayınları’ndan yayınlanmıştır. Yayın tarihi de 2012. Ondan fazla yayınevi “Hoşgör Köftecisi” adıyla Orhan Veli’nin hikayelerini nasıl kitaplaştırabildi? Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü bu kitaplara bandrol verirken sözleşme istemiyor mu?

Tefrikalar da ayrı bir sorun. Birçok akademisyen, araştırmacı gazetelerde tefrika olarak kalmış romanları derleyip kitaplaştırıyor. Bir açıdan baktığımızda edebiyatımız ve yazar için büyük bir hizmet gibi görünüyor ama fikri haklar açısından burada da bir sorun olduğunu düşünüyorum.

İlk soru; yazar yaşarken bu tefrikayı neden kitaplaştırmamış? Yayınevi bulamamış olabilir ya da gazete ya da dergide yayınladıktan sonra eserini beğenmemiş, kitaplaştırmak istememiş olabilir. Yazarın eserlerini kitaplaştırmama hakkı yok mu? Örneğin ölümünden 70 yıl sonra Orhan Veli’nin dergilerde kalmış şiirlerini kitaplaştırıyorsanız, bu yeni alenleşmiş bir eser olmuyor mu? Ailesinden izin almak, telif hakkı ödemek gerekmiyor mu? Orhan Veli’nin bilerek o şiirleri dergilerde bırakmış olabilme olasılığını neden önemsemiyoruz? Bu tür derleme ve kitaplaştırmalar şairin, yazarın fikri haklarına müdahale olmuyor mu? Ölümünden 70 yıl geçince yazarın manevi hakları (yayım zamanı ve tarzını belirleme vb.) ortadan kalkmış mı oluyor? Bu tür kitaplara Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nasıl bir yorumla bandrol veriyor? Bu bir izinsiz çoğaltma ve yayma değil midir ve 71. madde kapsamına girmez mi? FSEK’e göre kamuya mal olmuş bir eserin dahi manevi haklarını (ismin korunması, eserin tahrif edilmemesi gibi) koruma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aittir. Acaba, Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yetkiyi neden kullanmıyor?  

Orhan Veli’nin yaşarken kaç kitabı vardı, şimdi kaç kitabı var?

Orhan Veli 36 yaşında, 1950’de vefat ettiğinde beş şiir kitabı varmış; Garip, (şiir hakkında düşünceler ve Melih Cevdet, Oktay Rifat ve Orhan Veli’den seçilmiş şiirler, Resimli Ay Mtb., 1941, yalnız Orhan Veli’ nin şiirlerinden oluşan genişletilmiş 2. bas., 1946); Vazgeçemediğim (Marmara Kitabevi, 1945), Destan Gibi (1946), Yenisi, (İnkılâp Kitabevi, 1947), Karşı (Güney Mtb.,1949).

72 manzum fıkradan oluşan Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Doğan Kardeş, 1949) ve Fransız Şiiri Antolojisi (Varlık, 1947) diğer kitapları. Milli Eğitim Bakanlığı için yaptığı çeviri kitaplar da var.

Ölümünden sonra yayıncısı Yaşar Nabi “Bütün Şiirleri” (Varlık, 1951) ve makale ve öykülerinden oluşan “Nesir Yazıları”nı yayınlamış (Varlık, 1953). Asım Bezirci’nin derlediği iki ciltlik Bütün Yazıları (Can yay. 1982) ve Memet Fuat’ın hazırladığı Seçme Şiirler’in de (Adam, 1997), YKY’den çıkan hikayelerinin derlendiği Hoşgör Köftecisi ve Şairin işi gibi derlemelerin ailesinin izni ile yayınlandığını biliyorum. 

Esas yayın fırtınası 2021’de yani FSEK’e göre yazarın ölümünün üzerinden 70 yıl geçtikten sonra yaşanmaya başlamış. Orhan Veli, birdenbire yeni eserlere sahip olmuşş. Bütün Şiirler, Hikayeler gibi genel başlıklı seçmelerin yanı sıra Çocuk Yüreklerde (2021),Yaprak (2021), Bir Takvim Yaprağında (2021), Baharın Ettikleri (2021), İşsizlik (2021), İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı (2021), Resimli Şiirler (2021), Dünyalar Vardır (2021), Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti (2021), Ben Orhan Veli (2021), Denize Doğru (2021), Senin Şarkın Gezmeli Dilden Dile (2021), Dalgacı Mahmut (2021), Şiirde Aydınlık (2021), Birdenbire (2021), Sakın Şaşırma (2021), İnsanları Uyandırmak (2021), Sevdaya mı Tutuldum? (2022), Denize Doğru (2022), Ablamı Tamımazsın (2022), Kuş & Bulut (2023), Gün Olur (2023), Çocuklara Şiirler (2025), Saka Kuşu (2025) gibi yeni yaratılmış (!) kitapları var. Ölümünden sonra üretilen kitaplar Orhan Veli’nin yaşarken yayınlattıklarından kat kat fazla.

Sabahattin Ali’nin yaşarken kaç kitabı vardı, şimdi kaç kitabı var?

Sabahattin Ali 41 yaşında, 1948’de öldürüldüğünde şiir kitabı Dağlar ve Rüzgâr, (Türkiye, 1934), hikâye kitapları Değirmen (Remzi, 1935), Kağnı (Yeni Kitapçı, 1936), Ses (Yeni Kitapçı, 1937), Yeni Dünya (Remzi, 1943), Sırça Köşk (Remzi, 1947) romanları, Kuyucaklı Yusuf (Yeni Kitapçı, 1937) İçimizdeki Şeytan (Remzi, 1940) Kürk Mantolu Madonna (Remzi, 1943) ve Milli Eğitim Bakanlığı için yaptığı çeviri kitaplar varmış.

Sabahattin Ali için yayın fırtınası da 2019’da başlamış. Bütün eserleri çeşitli yayınevlerinden basılırken Sabahattin Ali de yeni eserlere sahip olmaya başlamış. Aldırma Gönül (2019), Kırlangıçlar (2019), Arabalar Beş Kuruşa (2019), Çocuklar Gibi (2019), Bir Haftada (2019), Bir Delikanlının Hikayesi (2019), Koyun Masalı (2019), Benim Meskenim Dağlardır (2019), Ehliyetsiz İktidar (2019), Köpek (2019), Bir Cinayet Sebebi (2019), Çocuk Yüreklerde (2020), Hasan Boğuldu (2020), Kamyon (2020), Çakıcı’nın İlk Kurşunu (2021), Gramafon Avrat (2021), Devlerin Ölümü (2021), Bir Aşk Masalı (2023), Etrafın Seni Sıktığı Zaman Kitap Oku (2023),  Leylim Ley (2024), Beyaz Bir Gemi (2024). Gramafon Avrat (2024), Beyaz Bir Gemi (2024), Bir Kırlangıç Kondu Kalbime (2025) gibi yeni yaratılmış (!) kitapları var.  

Yorum yapın