
LATİN AMERİKA EDEBİYATI SAHASINDA
1970’li yıllardaki Latin Amerika edebiyat patlamasının üzerine bizde de çok yazıldı. Ancak bu büyük edebiyat olgusunun kodları hala bize kapalı. Yazılar, büyülü gerçekçiliğin parıltısı altında gerekli derinliğe inemiyorlar. (Konuyu, Latin Amerika’da ve Latin Amerikalı bir bilenle -akademisyen, eleştirmen veya denemeci olsun- konuşmadan söz konusu kodların saklı olduğu derinliğe ulaşmak da zor. Şanslıyım ki Küba, Kolombiya, Arjantin, Venezuela, Meksika, El Salvador ülkelerinde bilenlerle konuştum, onlara danıştım.) Şimdi derinliğe inelim:
- Kozmogoniler ve Tawantinsiyu kültüne bağlılık
İspanyol ve Portekizli istilacılar yerli halkın kozmogonisi üstüne Yunan ve Yahudi-Hristiyan kozmogonisini getirdiler. Getirip dayattılar, çok kanlı bir şekilde. Bu, her ne kadar yerli halkın kolektif tefekkürünü (Hilmi Ziya Ülken’den aldığım kavram) iğdiş etse de eski kozmogoni tümüyle yok olmadı, özellikle de mitoloji sağlam durdu. Maya dilllerinden Quiche dilinde yazılmış olan Popol Vuh‘da, dünyanın kökeni, aşk, ilahi olan, Maya halkının en eski kozmogonileri, mitleri ve hikayeleri saklıydı. Bir de Chilam Balam yazıtları var. Ceylan derisine nakşedilmiş bu yazıtlarda, tarihi anlatılar, soyağacları, kehanetler, şarkılar, mitler ve efsaneler saklanmıştır. (Yazıtları Meksika’nın başkentindeki Etnografya Müzesi’nde görmüş bulunmaktayım.)
Tawantinsiyu koduna gelince; İnka İmparatorluğu, Amerika’nın en büyük imparatorluğuydu ve And Dağları’na uzanarak modern Ekvador, Peru, Bolivya, Kolombiya, Şili ve Arjantin’in bazı bölgelerini kapsıyordu. İnkalar imparatorluklarına, Dört Bölge Birlikte” veya “Dört Parça Diyarı” anlamında Tawantinsuyu adını veriyorlardı. Tawantinsiyu, sahip olduğu yüksek kültürüyle bir öğreti oluşturmuştu. (Simon Bolivar’ın kafasındaki Latin Amerika konfederasyonunun arketipi Tawantinsiyu’dur. Perulu çağdaş düşünür Marksist Jose Carlos Mariategui bu külte bağlıdır. Yazar Jose Maria Arguedas’ın yapıtları da öyle. Bolivyalı sosyalist devlet başkanı Evo Morales, marksizm yerine bu öğretiyi öne çıkarır.)
Afrika’dan kölelerle gelen Afrika kozmogonileri ve mitolojisi de eklenmeli. Afrika ruhu, Brezilya ve Karaipler zemininde büyük bir kültür oluşturmuştur. Brezilyalı Jorge Amado, Kübalı Alejo Carpentier ve Haitili Jacques Roumain gibi yazarlarda bu ruhu gözlemleyebiliriz.
- Kökler bilinci
Kozmogoniler ve mitolojilerle oluşan kolektif tefekkürden dünyevi tefekküre geçişte başta büyük eğitimci Simon Rodriguez’in (1769-1854) damgası vardır. Simon Bolivar’ın hocası Simon Rodríguez’in pedagojisinde yerli bir aydınlanma görüşü esastır. Bolivar’ı eğitmekle kalmayıp katır sırtında dağ tepe aşarak okullar kuran Simon Rodriguez, yazdığı risalelerle Latin Amerikalıları, onları köklerine bakmadan eğitmeye çalışan yabancı akademilerin dayattığı kateşizm konusunda uyarır. Onlara köklerine bakmayı öğretir. (Kateşizm; Hıristiyan geleneğinde daha çok çocuklara, gençlere ve dini yeni benimseyenlere el kitaplarıyla verilen temel eğitim.)
Caracaslı Sokrates diye anılan Simon Rodriguez, Jan Jacques Rousseau’nun fikirlerinden esinlenir ancak onun kadim Avrupai görüşlerini reddeder. O, kıtaya özgü bir cumhuriyetçi eğitimin peşindedir. Hem de sosyal cumhuriyetçi.
Simon Rodriguez’in yerli pedagojisinin etkisi ilk romanlarda görülecektir.
Böylece 19. Yüzyıla gelmiş bulunuyoruz; kültürel kimliğin şekillenmesi dönemine.
(Devam edeceğiz.)



















