Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık.Yazar Adil B. Öztürk’ü, yazar arkadaşı İnan Köse ile konuştuk.

1)Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?
Adil için nerede, hangi koşulda olduğu yazması için pek önem teşkil etmez. O, bir yazı makinesi gibi nereye kurulursa orada işini görebilir. Her daim yazmak için hazır gibidir. Nasıl bu kadar fazla yazabildiğine zaman zaman şaşırırım. Makine gibi derken abarttığımı sanmayın, rastgele oturduğunuz bir yerde ne yaptığını merak ettiğiniz bir an yeni romanına bir şeyler yazıyor olabilir. Yanlışlıkla biri yazma tuşuna basmıştır ve Adil çalışmaya başlamıştır.
2) Arkadaşınızla yazı/okuma üzerine neler paylaşırsınız?
Yirmi senelik arkadaşlığımız olduğu için ve yazma serüvenine beraber başladığımızdan, herhalde bugüne kadar her şeyi paylaşmışızdır. İlk zamanlarda kendi yazdıklarımızı birbirimize okutur, bolca eleştiri üzerinden konuşmalar çevirirdik, ama son zamanlarda ikimizin de kalemi oturmuş olsa gerek hem yerli hem yabancı yazarların dedikodularına vakit ayırır olduk. Genelde beğenilerimiz de çok ayrı olduğundan tartışma ortamı da hayli geniş oluyor ve bizim masamıza düşen yazarınsa vay haline denilecek bir ortam oluşuyor.
3)Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?
Adil, genelde fikir almak için yazdıklarını atmaz ya da bunu çok iyi gizliyor. Yazdığını atar, sonra sinsice pusuya yatar, bekler. Gerisi biraz da okuyana kalır. Ben de acımasız bir eleştirmen olarak kendimce nerede bir eksik görsem söylerim, ama Adil’den bu konuda genelde bir savunma gelmez. Tamam, der ve sonrası ona kalır. Artık hangi eleştirimi dikkate alıyor, hangisini almıyor, onu, yazdığı eser basılana kadar görmek mümkün olmaz.
4)Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?
Kafasına beresini takar, ayaklarını da suyun içine koyar gibi tuhaf şeylere sahip değildir. Bir ritüelinin olduğunu görmedim ve sanmıyorum da. Hatta içten içe bu gibi alışkanlıkları olanlara gülüyordur. Yazı yazmak bizim işimiz, bir kâğıt, bir kalem ya da modern anlamda içinden harf tuşlayabileceğimiz her makine yeterlidir.
- Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?
En son Zaman Çarkı çeviriyordu. Tabii üçüncü kez filan okuyor olsa gerek. Kendimi bildim bileli Zaman Çarkı okuyor. Umarım bir gün bu alışkanlığından vazgeçer.


















