“Üç Kemaller”in ikisi nasıl arkadaş oldu? | Metin Celâl

Mart 18, 2026

“Üç Kemaller”in ikisi nasıl arkadaş oldu? | Metin Celâl

1938’de Raşit Kemali, Niğde’de askerliğini yaparken “yabancı rejimler lehinde propaganda yapmak suretiyle eratı isyana tahrik teşebbüsünde bulunmaktan” yargılanır. Suç delilleri arasında “kendi el yazısıyla yazılmış ve Nâzım Hikmet’e hitap eden şiir parçaları ve Maksim Gorki’nin Rus İhtilali’nden safhalar-Mahkümlar adlı bir kitabı ile yine Rus ediplerinin hayatlarına dair ve Marksizm-realiteler hakkında yazılmış ve gazetelerden kesilmiş makaleler” vardır. 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilir ve Kayseri Hapishanesi’ne gönderilir. İlk şiirini burada yazar ve “Duvarlar” adlı şiiri Yedigün dergisinde Reşat Kemal imzası ile yayınlanır.

Babasının girişimi ile önce Adana Cezaevi’ne, sonra da Bursa Cezaevi’ne nakledilir. Nâzım Hikmet ise Ankara ve Çankırı cezaevlerinde kaldıktan sonra 1940 yılı Aralık ayında Bursa’ya nakledilir ve orada genç şair adayı Raşit Kemali ile yolları kesişir. Kendisine  hitap eden şiirler yazıp komünistlikten mahkum olan bu gençle tanışır.

1938’de yeniden Nâzım Hikmet, orduyu ayaklanmaya teşvik ettiği iddiasıyla Ankara’da Askeri Mahkemede 15 yıl hapse ve hemen ardından, İstanbul’da da donanmayı ayaklanmaya teşvik suçundan 20 mahkûm edilmiş. İki cezanın birleştirilmesiyle toplam yirmi sekiz yıl dört ay hapis cezasına çarptırılmış.

İsmail Kemalettin Demir, Donanma Davası’nda Nâzım Hikmet’le birlikte yargılanmış.15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış. Nâzım Hikmet’le önce İstanbul Tevkifhanesi’nde ardındanda Çankırı’da 26 ay birlikte hapis yatmışlar. İsmail Kemalettin Demir bildiğimiz adıyla Kemal Tahir Çankırı cezaevinde.

Nâzım Hikmet, Raşit Kemali’nin kendi koğuşuna alınmasını sağlar. Orhan Kemal’le ilgilenir. Fransızca, siyasal bilgiler, felsefe ve edebiyat dersleri verir. Onun kendisine gösterdiği şiirleri beğenmez ve öyküye, romana yönelmesini teşvik eder. Dergi ve gazetelerde hikâyeleri yayımlanmaya başlar. Orhan Kemal bu dostluğun öyküsünü daha sonra kaleme aldığı “Nâzım Hikmet’le 3,5 Yıl”da anlatacaktır.

Nâzım Hikmet, Raşit Kemali ile İsmail Kemalettin Demir’in yani Orhan Kemal ve Kemal Tahir’in gıyaben tanışmalarına vesile olur. Nâzım Hikmet Bursa’dan, Çankırı’daki Kemal Tahir’e yazdığı ilk mektupta Orhan Kemal’den söz eder. Bir Kemal’den ayrılmış kendine öğrenci olarak yeni bir Kemal bulmuştur. Kemal Tahir’e, “Raşit Kemali artık benim üzerinde işleyip teşekkülüne yardım ettiğim son fert-insan verimim olacak. Şimdiye kadarki bu çeşit emeğimde biricik büyük eserim sensin, onun da senin gibi olması beni nasıl bahtiyar edecek tasavvur edemezsin” diye yazmış.  

Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ile birlikte çektirdiği bir fotoğrafı Kemal Tahir’e yollar. Kemal Tahir’in bu fotoğraf üzerine yazdıklarına karşılık olarak da Orhan Kemal bir mektup kaleme alır ve iki genç yazar arasında doğrudan yazışmalar 18 Aralık 1940’da başlar. Bu mektuplaşma on yıl sürecektir. Mektuplaşmaya başladıklarında Kemal Tahir 29, Orhan Kemal 25 yaşındaymış.

Mektuplarda en çok sözünü ettikleri kişi, ikisinin de ustası olan Nâzım Hikmet’tir. Konuları ise hapishane yaşamının yanı sıra birbirlerinin yazdıkları hakkında görüşler, eleştiriler, edebiyat hakkında düşünceleri ve okudukları kitaplardır. Mektuplarda genç yazar adaylarının edebi ve kültürel gelişmelerini izleriz. Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Kemal Tahir’in hapishane yaşamları hakkında bir çok kıymetli bilgiyi içeren bu mektuplar aynı zamanda bir yazarın nasıl yetiştiğini, eserini kaleme alırken hangi aşamalardan geçtiğini anlayıp öğrenmemiz açısından çok önemli. Orhan Kemal’de Kemal Tahir’de çok çalışmış, eserleri hakkında çok düşünmüş, eleştirilere kulak vermişler. Hapiste olmalarına rağmen yeni kitapları nasıl izlediklerini, dergileri takip ettiklerini, onların üzerinde düşündüklerini de görüyoruz. 

Kemal Tahir’in sağlığında 14 romanı, 1 hikâye kitabı yayınlanmış. 5 roman müsveddesi ölümünden sonra, karısı Semiha Hanım’ın gayretiyle okurla buluşturulmuş. Sonra da Kemal Tahir Vakfı Başkanı Cengiz Yazoğlu Kemal Tahir’in “notları”nı 15 cilt halinde derlemişti. Bağlam Yayınları’ndan çıkan bu ciltlerin on beşincisi “Mektuplar” başlığını taşıyordu ve  esas olarak Orhan Kemal’in Bursa’dan Kemal Tahir’e yazdığı ‘Mektuplar’dan oluşuyordu. Kemal Tahir’in toplu eserlerinin yeni yayıncısı Ketebe, iyi bir iş yapıp “Kemal Tahir’in Mektupları” üst başlığı ile “Kemal Tahir’in, başta arkadaşları olmak üzere yakın çevresine yazmış olduğu mektuplar”ı ayrı ayrı ciltler halinde yayınlamaya başladı. İlk iki cilt “Ziya İlhan’a Mektuplar” ve “Fatma İrfan’a Mektuplar” adıyla yayınlanmıştı. Dizinin üçüncü kitabı “Orhan Kemal’le Mektuplaşmalar” oldu. Sonuç olarak ortaya 67 mektuptan oluşan 324 sayfalık bir kitap çıkmış. Kitap esas olarak Orhan Kemal’in Kemal Tahir’e yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bu bir kafa karışıklığı oluşturuyor. Çünkü kitabın kapağındaki, üstteki büyük başlık “Kemal Tahir’in Mektupları” yani kapağa baktığınızda ilk izleniminiz Kemal Tahir’in “yazdığı” mektupları okuyacağınız şeklinde. Alt başlık ise “Orhan Kemal’le Mektuplaşmalar” ama kitabın içeriğini esas olarak Orhan Kemal’in Kemal Tahir’e yazdığı mektuplar oluşturuyor. Çünkü kitapta yer alan 67 mektuptan yalnızca 7 tanesi Kemal Tahir tarafından yazılmış. Çünkü Kemal Tahir’in Orhan Kemal’e yolladığı mektuplar kayıp.

Bu derlemede Notlar’ın 15. cildinde yer alan Orhan Kemal’in yazdığı mektupların yanında Işık Öğütçü’nün derlediği ve Orhan Kemal’in mektuplarından oluşan “Eşe Dosta Mektuplar”da yer alan Kemal Tahir’e yazılmış beş mektup, Türkiye Defteri dergisinde yayınlanmış yine Orhan Kemal’in yazdığı bir mektup ve Kemal Sülker’in yayınladığı mektup parçalarına yer verilmiş. Yani doğru başlığın “Orhan Kemal’den Kemal Tahir’e Mektuplar” olması gerekirdi. Kitapta okuduğumuz kapakta yazıldığı gibi “Kemal Tahir’in Mektupları” değil. Orhan Kemal’in 60, Kemal Tahir’in 7 mektubu yer aldığına göre “Orhan Kemal’le Mektuplaşmalar” alt başlığı da doğru bilgi vermiyor.

Bence bu başlık seçimleri Kemal Tahir’in okurlarına yönelik düşünülmüş ve Orhan Kemal’in okurları ihmal edilmiş. Bu öyle bariz ki, biyografi sayfasında sadece Kemal Tahir’in ve kitabı yayına hazırlayan Habil Sağlam’ın biyografileri var. 

Önerim, bu başlıkların ve biyografi sayfasının yeni baskılarda düzeltilip okura daha doğru bilgi verilmesi. Böyle bir düzeltme kitabın daha çok okur bulmasını da sağlayacaktır. 

Habil Sağlam’ın yayına hazırladığı kitap, Türk edebiyatının iki büyük ustasının dostluklarını, birbirlerinin eserlerini nasıl değerlendirip eleştirdiklerini yansıtmakla kalmıyor, onların yazarlıklarının ilk yıllarına yakından bakıp öğrenmemizi de sağlıyor. Habil Sağlam’ın “Elde Kalem Boğuşmak” başlıklı sunuş yazısı da hem bu üçlü dostluğu hem de mektupları daha iyi anlamak açısından doyurucu bir çalışma olmuş. Kitap son aylarda okuduğum en doyurucu ve öğretici eser oldu. Tüm emek verenleri kutlarım.

* Kemal Tahir’in Mektupları, Orhan Kemal’le Mektuplaşmalar, haz. Habil Sağlam, Ketebe yay. Şubat 2026. 

Yorum yapın