Nietzsche Uyku Üzerine | Füsun Günaydın

Şubat 26, 2026

Nietzsche Uyku Üzerine | Füsun Günaydın

Metinde  Nietzche’nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt” eserindeki “iyi uyku” vaazı üzerinden, erdemin nasıl huzur, sorgulamanın ise rahatsızlık olarak yeniden tanımlandığı bir dünyayı inceleniyor. Mutluluk endüstrisinin istikrar ve öngörülebilirlik talebiyle birleşen bu söylem, yaşamı genişletmek yerine onu askıya alır.  

Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt
Orijinal Alıntı

Uyku ve erdem hakkında güzel konuşmalar yapan bir bilgeyi övdüler Zerdüşt’e: çok saygı duyuluyormuş kendisine ve gereken iltifatı da görüyormuş; tüm delikanlılar da kürsüsünün önünde oturuyorlarmış. Zerdüşt gitti ve delikanlılarla birlikte oturdu bilgenin kürsüsünün önüne. Şöyle söyledi bilge:

Saygılı ve utangaç olun uyku karşısında! Birincisi bu! Ve uykusu bozuk olan ve gece uyanık kalan her kim varsa, kaçın ondan!

Hırsız bile utangaç davranır uykuya karşı: hep usulca çalar gecenin içinde. Ama utanmaz gece bekçisi edepsizce çalar düdüğünü.

Kolay zanaat değildir uyumak: bunun için gün boyunca uyanık kalmak gerekir.

Günde on kez yenmelisin kendini: bu iyi bir yorgunluk verir ve ruhuna afyon gibi gelir.

Günde on kez yeniden barışmalısın kendinle; çünkü kendini yenmek burukluk yaratır ve kötü uyur barışık olmayan.

On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun.

Günde on kez gülmelisin ve neşeli olmalısın: yoksa gece rahatsız eder seni miden, bu dert küpü.

Çok az kimse bilir bunu: ama iyi uyumak için bütün erdemlere sahip olmalı. Yalancı şahit mi olacağım? Zina mı işleyeceğim?

Komşunun hizmetçisiyle nefsimi mi körelteceğim? Tüm bunlar uyuşmaz iyi bir uykuyla.

Ve insan tüm erdemlere sahip olsa bile bir şeyi çok iyi bilmeli: Erdemleri bile zamanı gelince uykuya göndermeli.

Girmesinler diye birbirlerine bu nazik hanımcıklar! Üstelik senin yüzünden, ey biçare insan!

Barış tanrıyla ve komşunla: bunu gerektirir iyi uyku. Barış komşunun şeytanıyla da! Yoksa geceleyin dolaşır senin odanda.

Saygı duy otoriteye ve itaat et, hatta kör topal otoriteye bile! Bunu gerektirir iyi uyku. Ne gelir ki elimden, iktidar topal bacaklarla gezinmekten hoşlanıyorsa.

Her zaman en iyi çobandır benim gözümde, uykusunu en yeşil çayırlarda gezdiren: iyi gelir bu uykuya.

Ne büyük unvanlar isterim, ne de büyük hazineler: Dalağa zarar verir bunlar. Ama kötü uyur iyi bir namı ve küçük bir hazinesi olmayan.

Küçük bir topluluğu yeğlerim kötü bir topluluğa: Ama bilmeliler gelip gitmesini doğru zamanda. Böylesi yararlıdır uykuya.

Tin yoksulları da çok hoşuma gider. Uyku getirirler. Mutlu olurlar, özellikle de kendilerine hep hak verildiğinde.

Böyle geçer günü erdemli kişinin. Gece geldiğinde ise, sakınırım uykuyu çağırmaktan! Çağrılmak istemez uyku, o erdemlerin efendisi!

Aksine, gün boyunca yaptıklarımı ve düşündüklerimi aklımdan geçiririm. Geviş getirircesine sorarım kendime, bir inek gibi sabırla: Bugün nasıl yendin on kez kendini?

Neydi yüreğime iyi gelen on barışma, on hakikati ve on kahkaha?

Böyle kırk düşünceyi tartıp biçerken, ansızın çöker üstüme uyku, o çağrılmayan, o erdemlerin efendisi.

Uyku tıklatır gözümü: Ağırlaşır gözüm. Uyku dokunur ağzıma: aralık kalır ağzım.

Gerçekten, usulca yaklaşır yanıma hırsızların en sevimlisi ve çalar düşüncelerimi: afallayıp kalırım oracıkta, bu kürsü gibi.

Ne Diyor Zerdüşt ?

 Zerdüşt diyor ki iyi uyumak için uyanık kalmak gerekir.

Uyanık kalabilmek için ise rahat olmak gerekir. Erdemi değil huzuru önemsemek, savaşı değil barışı seçmek ve tabii uyumlu olmak iyi uyumayı sağlar.

Olası negatiflikler senin hayatını yanlış yönetmenden kaynaklanır. Olaylara olumlu yaklaşıp fazla soru sormazsan huzur seninle olur, uykun kaçmaz. O nedenle bolca kendi içinde yolculuk yap kendi hayatını yönetmeye odaklan, dünyayı sorgulamakla vakit kaybetme bu seni hiçbir yere ulaştırmaz. Kör topal gitmek isteyen bir dünyada tek başına ne yapabilirsin ki?

Günümüzün devasa mutluluk endüstrisi senin mutlu olup olmadığını önemsemez hatta mutlu olmanı istemez. İster ki hep askıda hep tetikte kalasın. Modern dünya istikrarlı ve öngörülebilir olmanı ister. Böylece sen de belirsizlikten kurtulup huzura kavuşursun rahat uyursun.

İyi uymak için gereken erdem değildir. Uygun bir nefs terbiyesi ile rahata huzura ulaşmaktır.

Rahat olmak iyi uyumayı sağlar. Rahatsız olmak bireysel bir başarısızlık, eksikliktir. Öfke gereksiz hassasiyetin (!) bozuk iç dengenin(!) işaretidir. Yanlış yaşarsan sevdiğin işi yapmazsan ya da yaptığın işi sevmezsen yorulursun bu da senin hayatını iyi yönetemediğini gösterir.

Seni rahatsız eden şeyler için ne yapmalısın? Onları ustaca yok say! Görmezden gel! Sorgulama! Dengeyi bul, tartışmayı uzatma, orta yolu bul.

Başta da dediğim gibi erdeme çok takılma, önemli olan kendini iyi hissetmen iyi uyumandır. Bu öğretilerin hiçbiri kötü değildir. Biraz yaşamı daraltır o kadar.

Mutluluk ölçülüp biçilen (!) bir seviyedir. Bu seviyenin altında mutsuz üzerinde mutlu olunur. En iyisi tam ortada durmaktır.

İyi uyursan gece dolaşanı görmezsin, kovmak zorunda kalmazsın tatsızlık çıkmaz. Uyumak üzere olanlar mutludur o kadar ki uyanmayı istemezler artık.

 Hayat seni yormasın, kendinle çatışma, olumsuz (olumsuz insan yaşlı, sakat, üzgün, hasta???)  insanlardan uzak dur böylece iyi hisset, iyi uyu. Yaşamını iyi yönetirsen risk almana gerek kalmaz. Sonuç olarak yaşamasan bile hayatta kalmayı başarırsın.

Bütün mesele sayılabilir(!) hakikatlerden on tane bulmak, sayılabilir(!) kahkahalardan on tane atmak sayılabilir(!) nefs yenilgilerinin on kere hakkından gelmektedir. Yoksa yoksa aman diyim mideye dikkat. Mide sakin olmazsa ne uyku kalır ne huzur.

Barışık yaşa komşunla ve tabii onun gölgesiyle yoksa gece senin uykunu kaçırır onun gölgesi.

Büyük unvanlar büyük hazineler dert getirir ama mutlu olmak için de muhtaç olduğunu yadsımamalısın iyi bir üne ve küçük bir servete… İyi bir ün için kalabalığın istediğini yap, böylece küçük bir servetin de olabilir. Kalabalığa katılana kimse el uzatamaz.  

Yorum yapın