
“Türk kitabiyâtçı, polisiye roman eleştirmeni ve koleksiyoncusu” diye tanımlamışlar biyografisinde ama bu tanımlar yeterli değil. Ekşi sözlükte ise “bir araştırmacı, yazar, çevirmen. bir polisiye dervişi, kitap dedektifi, muamma koleksiyoncusu” demişler onun için. Bu tanımlamaları birleştirince kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır. Erol Üyepazarcı, tanımlara sığmayan, sıfatlar yetmeyen kıymetli bir ağabeyimiz. Seveni çoktur. O nedenle de bir süredir anılarının yayınlanması merakla bekleniyordu.
Erol Üyepazarcı ile tanışmamız yirmi yılı bulmuştur. Kitaplarından, yazılarından, ortak dostlarımızdan ismini biliyordum ama konuşup sohbet etmemiz Faruk Şüyün’ün yönettiği Dünya Kitap ekinin gelenekselleşen ödüllerinin polisiye edebiyat jürisinde olmuştu. Erol Bey’i sıcakkanlılığı, hoş sohbeti ile hemen benimsemiştim. Sonrasında Kara Hafta Polisiye Edebiyat Festivali’inde de bize hep destek verdi. Sohbetlerimizde hayatından küçük anılar anlattığı için ben de anılarını merakla bekliyordum.
“Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu”nun alt başlığı “Yazar, Çevirmen, Mühendis, Bibliyofil”. O aslında kendisini “bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince sınırda dolaşan bir kitap sevdalısı” olarak tanımlar. Yazarlık da, çevirmenlik de, mühendislik de bundan sonra gelir. Anılarını okuyunca ben bu özelliklere “İstanbul efendisi” sıfatını da eklemek gerektiğini düşündüm.
1938 yılında İstanbul’da doğmuş. 88 yaşında ve hayatının tamamını İstanbul’da geçirmiş. İstanbul’un yaşadığı tüm değişimlere şahit olmuş. Onun “mecânin-i kütüb” yani kitap âşığı olmasında bir kitapsever ve bir olayın büyük etkisi olduğu anlaşılıyor. Fatih’te Taşkasap’ta otururlarken ünlü karikatürist Latif Demirci’nin aynı adlı amcası Latif Demirci kiracıları olmuş. Latif Bey de “mecânin-i kütüb”müş. İlkokul çağlarındaki Erol Üyepazarcı’nın kitaplarla tanışması onun vasıtası ile olmuş. Ortaokul birinci sınıfta ağır bir trafik kazası geçirip uzun süre yatağa bağlanınca da hem kitap sevgisi artmış hem de yine Latif Bey’den Osmanlıca öğrenmiş. Latif Demirci’nin verdiği kitaplarla da eski alfabeye aşinalığı artmış. Bu sayede de hem kitap aşkı gelişmiş hem de tarih merakı oluşmuş.

Erol Üyepazarcı, “Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu”nda kronolojik bir şekilde yaşam öyküsünü izleyerek anılarını anlatıyor. 1940’lı yılların İstanbul’unu tatlı dille anlatarak başlıyor. Şimdilerde espri olarak söylenen “O zamanlar Mecidiyeköy dutluktu” lafının gerçek olduğu günler. Ailesi ile birlikte İstanbul’un dışında sayılan Mecidiyeköy’e piknik yapmaya gidiyorlar. Aslında o kadar uzağa gitmelerine de gerek yok Topkapı Surları’nın hemen karşısında bağlar, suriçinde de bostanlar varmış. Radyoyla, sinemayla tanışıyor, gazetelerin sadece haber vermekle kalmadığını, tefrika olarak yayınlanan romanlar nedeniyle de takip edildiğini öğreniyor.
Hayatında Pertevniyal Lisesi’nin ve orada öğretmenleri olan Reşat Ekrem Koçu’nun da önemli bir payı var. Lise ikideyken ortaokul öğrencilerine matematik dersi vererek kazandığı paralarla iyi bir kitap alıcısı oluyor ve o zamanlar Sirkeci’den Cağaloğlu’na kadar uzanan caddenin iki yanını dolduran kitapçılara gitmeye başlıyor. Erol Bey, o kitapçıları, onlarla anılarını tek tek anlatmış.
O zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı klasiklerini topluyor. Bu merakı onu Sahaflar Çarşısı’na yöneltiyor. Latif Demirci’nin dostu “sahafların şeyhi” Muzaffer Ozak’ı buluyor. Onun yönlendirmesi ile efsane sahaf Raif Yelkenci ile de tanışıyor.
Artık İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi’nde öğrenci. Sınavını birincilikle kazanıp, sonra gitmekten vazgeçirildiği Mülkiye ile ilgili anısı da ilginç. Osmanlıca bilmesi “mecânin-i kütüb”lerin sempatisini kazanmasına neden olmuş. Aslan Kaynardağ’ın Elif Kitabevi, İbrahim Manav, Nurettin Eren gibi sahaflarla tanışıp dostluk kuruyor. Haftada iki gün Sahaflar Çarşısı’na gitmeye başlıyor. Çünkü sahaflar sadece nadir kitapların bulunduğu yerler değil, dükkanlardaki sohbetlerle kitap sevdalısı için bir eğitim, öğretim yeri de. 1300 kitaplık Milli Eğitim Bakanlığı klasiklerinin, Necatigil’in eserler sözlüğünde yer alan tüm kitapların tam koleksiyonlarını yapmayı amaçlıyor. Sonra, Osmanlıca polisiyeleri ve tarih kitaplarını da toplamaya da başlayacaktır. Seyfeddin Özege’nin Arap Harfleriyle Basılmış Türkçe Eserler kataloğundaki kitapların peşine düşüyor.
Okuduğu ilk polisiyeler, 1954’de kurulup yayıncılık hayatında devrim yaratan Çağlayan Kitapevi’nden çıkan Kemal Tahir çevirisi ya da uyarlaması Mike Hammer’ler olmuş.
Üniversiteyi bitirince, genç bir makina mühendisi olarak onu başka bir hayat bekliyor. Makina mühendisliği yaparken yaşadıkları da ayrı bir macera. Bir anlamda Türkiye’nin sanayileşmesine şahit oluyoruz anlattıklarından. Politikacı olarak bildiğimiz Necmettin Erbakan’ın da başka bir yönü ortaya çıkıyor.
Sonrasında Türkiye Sınai Kalkınma Bankası var ki ben bu yüzden Erol Bey’i bankacı sanırdım oysa orada mühendis kimliği ile uzman olarak çalışmış. Bankanın yaptığı prestij yayınları sayesinde Cahit Kayra ile tanışıyorlar ve yazarlığın ilk adımlarını atmaya başlıyor. İlk kitabını da Cahit Kayra ile birlikte yazıyor. II. Mahmud’un İstanbul’u (1992), Kandilli-Vaniköy-Çengelköy – Mekânlar ve Zamanlar (1993), Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın Öyküsü (1995) o zamanların ürünleri. Önemli tarih kitaplarının çevirilerini de yapmış. Emekliliğinden sonra, 2000’li yıllarda ise polisiyeye, polisiyenin tarihine iyice yoğunlaşmış. O zamanlardan birçok anısı olduğunu düşünüyorum ama bu yılları hızlı geçmiş, adeta özetlemiş. Belki de yeni bir kitabın konusu olacak, olmalı. Çünkü verdiği ipuçlarından anladığıma göre polisiye merakının derinleşip belki de en önemli tutkusu olması ile hayatında yeni bir evre açılıyor.
“Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu” Erol Üyepazarcı’nın uzun ve verimli yaşamının anılarıyla örülmüş hikayesi. Tatlı, dilli, güleryüzlü bir anlatımı var. Kitabı okurken sık sık onun sohbetini dinlermiş gibi hissettim kendimi, sesi kulağımda yankılandı. Sonuç olarak da ortaya bibliyofil bir İstanbul efendisinin portresi çıkmış. Eline kalemine sağlık.
* Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu, Erol Üyepazarcı, Türkiye İş Bankası Kültür yay. Ocak 2026.

















