Hayatını Olaylar Değil, Olayarlara Verdiğin Tepkiler Belirler | Nilgün Çelik

Şubat 11, 2026

Hayatını Olaylar Değil, Olayarlara Verdiğin Tepkiler Belirler | Nilgün Çelik

Amerikalı filozof ve felsefe profesörü William B. Irvine, bugün tüm dünyada özellikle ülkemizde günlük yaşamımızda uygulanabilecek bir kitap sundu okurlarına. Stoacı Meydan Okuma. Alt başlığı, Daha Sağlam, Sakin Ve Dirençli Olmak İçin Felsefi Bir Rehber.

Epiktetos’un “İnsanları olaylar değil, olaylar hakkındaki düşünceleri rahatsız eder,” sözünü temel alan Stoacı düşünce, asıl meselenin olaylar hakkındaki düşüncelerimiz olduğunu söyler. Yaşananların iyi ya da kötü olmasının, onlara yüklenen anlamlar ya da verilen tepkilerle şekillendiği üzerinde durur. Ama en önemlisi bu tepkilerin yönetilebilir olduğudur.

Stoacılığa göre, hayatını olaylar değil, olaylara verdiğin tepkiler belirler.

Olayın kendisi bir zararsa öfke, ikinci bir zarar olabilir. Eserin uzun ve önemli bölümü öfke üzerine. Stoacı felsefesine göre öfkeyi bastırmak ya da ifade etmek değil, hiç öfkelenmemeyi sağlamak, temeldir. Stoacı filozof Seneca’ya göre öfke, olayın varlığından çok, insanın yorumundan oluşur ve kişiye en çok zararı o duygu verir. Öfke karar verme mekanizmasını kapatabilir, gerçeği görmeyi engelleyebilir. Stoacılığa göre öfke, kendimize zarar veren en yanlış bir tepkidir.

Eserin Dirençlilik başlıklı bölümü de ilginç yaklaşımlar sunuyor okura. Tarihte yer alan gerçek kahramanlardan da örnekler sunarak zenginleşen bu bölümde dirençli olmanın doğuştan değil, sonradan edinilebilecek bir yeti olduğu vurgulanıyor. Stoacı felsefeye göre dirençli olabilmenin yolları neler olabilir?

Stoacı felsefe, olagelen terslikleri kendimizi eğitmek için bir sınav olarak görmeyi önerir. Bu açıdan bakıldığında terslikler daha şimdiden çok masum görünmüyor mu? Bu sınavı atlatmak ya da atlatamamak bilinçaltımızın tuzağına düşmek ya da düşmemek bizim elimizde olması ne muhteşem… Bu muhteşem felsefe, evrenin bizi çıkmaza sokmak için değil, eğitmek için çalıştığını öngörür. Seneca ve Epiktetos’a göre tüm olumsuzluklar ceza değil, insanı güçlendiren testlerdir.

Stoacı felsefe olumsuzluklara verilen tepkilerin doğuştan değil, öğrenilebilir olduğunu savunur. Tıpkı modern psikolojinin de öfkenin, kavganın öğrenilen durumlar olduğunu söylemesi gibi.

Stoacılığı zaman zaman tasavvufa da yakın bulduğumu söylemek isterim. Terslikler karşısında duygularımızı ve tepkilerimizi eğitebilmek, dingin bir ruha ulaşmak, stoacı felsefenin ayağıysa, tasavvufta da olumsuzluklar karşısında sakin kalmak tüm öfkeyi, bencilliği eğitip temiz bir iç ruha sahip olmak aynı paralellikte düşünce yapısıdır.

Stoacı felsefe “kontrol edemediğin olumsuzlukları kabullen,” der. Ölüm, hastalık gibi. Burada enerjini davranışlara yöneltmeni ister. Tıpkı tasavvufta olduğu gibi. Tüm olanların Allahın izniyle, kader ve imtihanlar olduğudur. Tasavvufta tevekkül, kabullenmek stoacı felsefenin aynısıdır.

Eseri önemli kılan bir bölüm de “Beş Saniye Kuralı” başlıklı bölüm. Terslikler yaşandığında beş saniye içinde ne yapmamız ne düşünmemiz gerektiği, hayatımızın geri kalan kısmında bize yaratacağı faydayı bu bölümde okumak mümkün.

Stoacı felsefeyi önemli kılan bir madde de sadece kötü olaylarda duygularımıza yön vermek değil, aynı zamanda iyi giden dönemlerin de bir sınav olduğudur. Alçakgönüllü olmak, kibir ve gösterişe kapılmamak yani ölçülü kalabilmek hem bu felsefeyi yüceltir hem de tasavvufa yaklaştırır kanımca.

Ölüm farkındalığı, stoacı felsefe açısından son sınavdır. Ve bu sınavı bir gün herkesin vereceği gerçeği, anlamlı yaşamayı geliştirir. Tasavvufta da böyle değil midir?  Ölüm son sınavdır, ölüm hakka yürüyüştür…

Eseri, olumsuz olaylardan kendimize zarar vermeden nasıl sıyırılabileceğimiz konusunda günlük yaşamda bir rehber gibi algılamakla birlikte tasavvufa yakın bulduğum içinde önemsiyorum.

Stoacı Meydan Okuma. Alt başlığı, Daha Sağlam, Sakin Ve Dirençli Olmak İçin Felsefi Bir Rehber.  Eksik Parça Yayınlarından okura sunuldu. Her kitaplıkta bulunmalı.

Yorum yapın