Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu yazar Mine Soysal oldu. Programda Soysal’ın Günışığı Kitaplığı yayınlarından çıkan “Yaşasın Kitap” adlı öykü kitabı ele alındı.
Yaşasın Kitap’tan Eyvah Kitap’a
Zeytin Dalı’nın bu bölümünde yazar Mine Soysal, “Yaşasın Kitap” adlı öykü kitabını Müge İplikçi’ye anlattı. Soysal, Yaşasın Kitap’ı yazarken 2006’da yayımlanan ve 80’den fazla baskı yapan Eyvah Kitap’tan çok farklı bir anlatı kurmak istediğini söyledi:
“Başladığımda Eyvah Kitap gibi bir şey yazacağımı sanıyordum ama Türkiye değişmişti, gençler değişmişti. Daha yalın, daha olgun, hayatın içinden küçücük anlara tanıklık eden öyküler çıkmaya başladı. Hiçbir şeyi öğretmek istemedim, sadece o anın içinde durmak istedim.”
Çocuk ve gençlik edebiyatının yalnızca belli bir yaş grubuna hitap eden dar bir alan değil, her yaştan okurun kendine temas edebileceği bir edebiyat dalı olduğunu belirten Soysal, “Çocuk ve gençlik edebiyatı sadece onların okuyacağı bir alan değildir. Her yaş için edebiyatın bir dalıdır bu. Edebiyatın her yaşta karşılığı vardır ve bunu örnekleyebilmek bizim en büyük kazanımımız oldu” dedi.

Son yıllarda okullarda artan veli baskılarına değinen Mine Soysal, öğretmenlerin ve yayıncıların kitap önerileri nedeniyle hedef alındığını anlattı:
“Eskiden bu tür baskılar daha çok özel okullarda olurdu. Son 2–3 yıldır devlet okullarında da yaygınlaştı. WhatsApp gruplarında kitaplar didik didik ediliyor, öğretmenler şikâyet ediliyor, CİMER’e yazılıyor. Edebiyatın e’si bilinmeden linç başlıyor. Edebiyat dilin baharatıdır. dili gerçek, inandırıcı kılar. Bir çocuk kötü bir sözcük gördü diye onu kullanmak zorunda değildir. Asıl eğitim, bu ayrımı yapabilmektir.”
Kitap tanıtım bülteni
Kitaplarla kesişen genç yaşamlar…
Eyvah Kitap! adlı başyapıtı gençler kadar eğitimciler ve ebeveynlerin de ilgisini kazanan Mine Soysal, bu kez herkesi “Yaşasın Kitap!” demeye davet ediyor. Yeni 32 kısa öykü, günümüz gençlerinin kitap okuma hallerini etkileyen psikolojik ve toplumsal koşulları çarpıcı ayrıntılarla hikâyeleştiriyor. Okuma kültürümüzde benzersiz bir iz bırakan ilk kitaptan yıllar sonra, herkesin “kitap” ve “okuma” kavramlarına bakış açılarını yenileyecek farklı bir yolculuk sunuyor. Genç yaşamlarda kitapların yerini ve önemini yenilikçi bir yaklaşımla düşündürüyor.
Ekran bağımlısı diye suçlananlar, yapay zekâyla ödev hazırlayanlar, tek başına uzun yolculuklara çıkanlar, okuma kulübüne konuk olanlar, depremde kaybettiklerinin acısını dindirmeye çalışanlar, mahalle kitapçısını kaybedenler, öfke kontrolü için terapiye gidenler, kitap fuarının yolunu gözleyenler, yalnızlık çeken göçmen işçiler, zorbalığa uğrayan arkadaşlarını savunanlar, meslek seçiminde kitaplarla yolunu bulanlar ve satır aralarında beklenmedik öneriler…


















