
Zehra Çelenk’in Gece Unutkandır adlı kitabı Everest Yayınları tarafından yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
Edebiyat, sinema, toplumsal cinsiyet, popüler kültür ve duygu sosyolojisi üzerine yazıları ve toplumsal analizleriyle geniş kitlelere ulaşan yazar, köşe yazarı ve senarist Zehra Çelenk, keskin bakış açısını bu kez çok katmanlı bir kurguyla suç dünyasının merkezine taşıyor. Salt bir “katil kim?” bulmacasının çok ötesine geçen eser, suçu üreten karanlık toplumsal dinamiklerin çok katmanlı bir haritasını çiziyor.
Hikâye, on yedi yaşındaki Serin Aksoy’un kayboluşunun ardından ağustos sıcağında ormanlık bir alanda ölü bulunmasıyla çarpıcı bir şekilde başlıyor. Olayları güçlü sezgileri ve kokulara olan keskin duyarlılığıyla çözen komiser Vedat ile ölümle kendi geçmişindeki acıları sağaltan adli tıp uzmanı Serra, bu şüpheli ölümün ardındaki sır perdesini aralamak üzere bir araya geliyor. Bir yanda gencecik kızının kaybıyla sarsılan bir anne olan Hale’nin kederi dururken, diğer yanda İstanbul’un birbirinden tamamen farklı yüzlerini temsil eden mekânlar ve insanlar soruşturmanın seyrini şekillendiriyor.
Gece Unutkandır, zamanı parçalayan ustalıkla örülmüş kurgusuyla okuru adım adım gerilimin içine çekerken, asıl gücünü susarak da konuşabilen derinlikli kadın karakterlerinden alıyor. Toplumsal hafıza, kadınlık halleri ve insan psikolojisinin karanlık katmanları romanın dokusuna incelikle işleniyor. Zehra Çelenk, bir cinayet dosyası üzerinden adaletin, yoksulluğun ve toplumsal önyargıların kesişiminde sarsıcı bir yüzleşme sunuyor.
“Hep 17 yaşında kalacaksın. Buna kimin neden olduğunu bulacağım.”
Bir genç kız kaybolur. Beş gün sonra bir korulukta bulunur. Serin on yedi yaşındadır.
Narçiçeği ojeli tırnakları, askılı mavi tişörtüyle Serin artık bir “dosya”dır. Ama bazı ölümler istatistiklere sığmaz; havada asılı kalır, herkesin tenine siner, şehrin hafızasına kazınır.
Ölümün izini kokulardan süren, yasını kendi içinde yaşayan Komiser Vedat ve geçmişi didik didik eden anne Hale için bu cinayet yalnızca çözülmesi gereken bir vaka değildir. Aşkın, ihmalin, suskunluğun ve arzunun izleri birbirine karışır; bu cinayette herkesin susmak için bir nedeni vardır. Gece unutur ama insan, unuttuğunu sandığı şeylerin içinde yaşamaya devam eder.
Köşe yazılarında kadınlık ve erkeklik hallerini, arzuyu, iktidar ilişkilerini ve toplumsal hafızayı keskin bir dille sorgulayan yazar ve senarist Zehra Çelenk, yeni romanı Gece Unutkandır’da bu bakışı edebi bir polisiye gerilim hattına taşıyor. Zamanı parçalayan kurgusuyla kalıpların dışına çıkan roman, temposunu ve gizemini son ana kadar korurken hafıza ve tanıklık üzerinden birey ile toplum, kadın ile erkek, ebeveyn ile çocuk arasındaki kırılgan bağları görünür kılıyor. Zehra Çelenk, bir cinayetin etrafında yalnızca katilin değil; anneliğin, arzunun, sınıfsal mesafelerin ve bu ülkede kadın olmanın kırılganlığının da izini sürüyor. Okuru suçun ötesinde bir yüzleşmeye davet ediyor.



















