Türkiye Yazarlar Sendikası 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlamasını Kadıköy’de gerçekleşecek

Mart 20, 2026

Türkiye Yazarlar Sendikası 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlamasını Kadıköy’de gerçekleşecek

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), insanlığın ortak vicdanı ve kardeşliğin dili olan şiiri selamlamak üzere bu yıl da geleneksel 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlamasını Kadıköy meydanına taşıyor.

Bültenden

Şiirin hayata dokunan gücünü, barışı ve estetiği kelimelerle çoğaltmayı hedefleyen etkinlik, tüm edebiyatseverleri ve kalem dostlarını bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında  “Dünya Şiir Günü Bildirisi” kamuoyuyla paylaşılacak.

Türkiye Yazarlar Sendikası tarafından yapılan çağrıda; şiirin vicdanın sesi olduğu vurgulanarak, tüm şairler ve şiir dostları bu anlamlı günde omuz omuza olmaya davet edildi. Kadıköy sokaklarının dizelerle yankılanacağı buluşmada, bahar kelimelerin gücüyle selamlanacak.

Etkinlik Akışı ve Bilgileri:

  • Dünya Şiir Günü Bildirisi’nin Okunması
  • Şairlerin Katılımıyla Şiir Dinletisi

Tarih: 21 Mart Cumartesi

Saat: 16.00

Yer: Surp Takavor Kilisesi Meydanı (Muvakkıthane Caddesi), Kadıköy / İstanbul

İletişim ve Bilgi İçin: Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS)

Türkiye Yazarlar Sendikası 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi 2026

İnsanlığın uzun çok boyutlu serüveninde şiir önemini korumuştur daima. İnsanlığın yazılı tarihine değin ilk kayıtları, şiirin meram anlatmada temel bir işlev gördüğünü açıklıyor bize. Eski Mısır’da, Sümerlerde. Gılgamış Destanı, baştan sona şiirsel bir metindir örneğin. Homeros’un İlyada, Odysseia destanları da.

Bütün bu şiirsel toplam, bireyin yaşamını dışarıda bırakmamıştır ve çoğu kez trajik bir yazgıdır bu. (Modern hayatta olduğu gibi! Bireyin ölümlü bir varlık oluşu örneğin ve bunu bilmesi.)

Modern/çağdaş şiir ve şair işte burada devreye girer: Biricik olan insan özgür, paylaşımcı ve kendini gerçekleştirebileceği bir yaşama kavuşabilmelidir. Nâzım Hikmet’in dediği gibi:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine”

Bütün bunları söylerken/yazarken, şiire bir ‘görev’ verdiğim sanılmasın. Şiir bunları reddeder!

Sınırsız bir uygarlıktır o. Benim asıl söylemek istediğim: Ülkemizde ve dünyada yaşanan bu koyu, ağır karanlıkta bir

biçimde yitirilmek isteneni şiir görür:

Şiirle mevcut sistem ve iktidar yıkılmazsa da,

Şiirle sömürgecilerin iştahı bitmezse de,

Şiirle devrim olmazsa da,

Şiirin kendisi bir devrimdir zaten: Mevcut olanın ve dilin sınırlarını zorlarken. Kaldı ki hayatın olduğu kadar edebiyatın da sınırlarını zorlayan bir yapıdır şiir. Bu asi yapısı, yabancılaşmayı reddeder. İnsanın, insan olmanın değerleri içinde yaşadığı/varolduğu yere doğrudur çünkü kalbi.

Şiirde mavi bir şarkı vardır hep.

Şiirde turna kanadı vardır hep.

Şiirde bir yeraltı ırmağı vardır hep: akar akar, akar akar…

buğdaylar başaklanıncaya dek.

Yorum yapın