Şehrimin Alfabesi İstanbul’un abc’si | Dursaliye Şahan

Ocak 5, 2026

Şehrimin Alfabesi İstanbul’un abc’si | Dursaliye Şahan

Örtünmeden yaşamak mümkün mü? Kürkü yolunmuş aslan gibi… Evet, olmaz. Doğamıza, doğaya aykırı.

Peki giyinip kuşandık bitti mi? Sırada ne var? Köstebeğin ihtiyacıyla bire bir aynı. Barınaklarımız olmadan asla. Neyse giyindik, evimize girdik. Hatta hissediyoruz yuvamız üzerimizdeki en sıcak tutan giysimiz.

Ya sokağımız, mahallemiz, köyümüz, kasabamız, şehrimiz.

Mesela yetmiş iki buçuk millet yaşıyor dedikleri İstanbul.

Zengin tarihi dokusu binbir gece masallarını anlatır gibi büyülü bir örtüsü olan İstanbul.

Aslında söze başlarken doğrudan İstanbul’dan bahsetmek niyetinde değildim. Şunu söylemek istiyordum.

Nerede yaşarsak yaşayalım. Nasıl ki evimizin her köşesini biliyorsak ve kullanıyorsak, oturduğumuz sokağı da biliriz. Hatta az çok mahallemizi de tanırız değil mi? Üst sokaktaki o manav, köşedeki bakkal, meydandaki kasap, çarşıdaki kırtasiye, tuhafiye, züccaciye dükkanları. Biliriz bunları. Gerektiğinde girip çıkarız.

Eski İstanbul romanlarına bakın. Oradaki mahalle kültürü okuyucuyu bir anda içine çekmez mi?

İstanbul’un abc’si de günümüzün şehrini anlatıyor.

Topkapı Sarayı, İstiklal Caddesi, erguvanlarla kaplı boğaz sırtları, Üsküdar sahili…

Betül Çakıroğlu’nun şiirsel diliyle kaleme aldığı İstanbul’un abc’si şehri keşfetmek isteyenler için en yalın rehber de diyebiliriz. Kumdan Kale Yayınları etiketiyle raflardaki yerini almış.

Çocuklar için hazırlanmış bu tür kitapları önemsiyorum. Yaşadığımız coğrafyayı, şehri tanımazsak onu yeterince yaşayamayız.

Bir şehri tanımadan sevemezsiniz. Hele de İstanbul’sa.

Yorum yapın