Sabri Can Onay Yontar: “Bence bir şeye tutkuyla bağlanmak ve izleyicilere samimi olmak o şeye birçok kişinin ilgi duymasını sağlıyor”

Ocak 10, 2026

Sabri Can Onay Yontar: “Bence bir şeye tutkuyla bağlanmak ve izleyicilere samimi olmak o şeye birçok kişinin ilgi duymasını sağlıyor”

Sabri Can Onay Yontar’ın Satrançla Değişen Hayat  adlı kitabı Kronik Kitap tarafından yayımlandı. Yazarla son kitabı üzerine konuştuk.

1) Uzun süredir satranç yayıncılığı yapıyorsunuz, geçtiğimiz günlerde de ilk kitabınız çıktı. Kitap yazmaya ne zaman, nasıl karar verdiniz?

Çevremde birkaç kere satranç kitabı yazan büyüklerim oldu. Bir gün ben de bunu yapmak istiyordum ama yakın dönemde böyle bir planım yoktu. Kronik Kitap’ın bana ulaşmasıyla birlikte bu fikir ortaya yeniden çıktı ve kitabın nasıl olabileceği konusunda hem heveslendirdiler hem de çok desteklediler. Ben de ortaya çıkan kitaptan çok memnunum. İnanın 1 sene önce görüşseydik ve bugünü bana anlatsaydınız, buna çok şaşırırdım.

2) Üniversite yıllarında satrancı sıkıcı bulanlara karşı “iki dakikada bu oyunu anlatabilme” hayalinizden bahsediyorsunuz. Satranç gibi binlerce yıllık, “ağır” bir oyunu TikTok ve Instagram Reels gibi hızlı tüketim mecralarında milyonlara izletmenin sırrı nedir?

Bence bir şeye tutkuyla bağlanmak ve izleyicilere samimi olmak o şeye birçok kişinin ilgi duymasını sağlıyor. Böyle başladığım serüvende uzun süredir yayınlarıma gelen, videolarımı izleyen insanlarla iç içeyim ve onların ne istediklerini çok iyi öğrendim. Günden güne yaptığım içeriklerle, içeriklerin yorumları ve istatistiklerine odaklanarak içeriklerimi insanlara daha çekici gelecek şekilde yapmayı öğrendiğimi düşünüyorum.

3) Paris 2024 ve Riyad’daki etkinliklerde oyuncuların yan yana gelip bilgisayardan oynaması satrancın e-spor hali olarak tanımlanıyor. Fiziksel tahtadan fare hızına (premove) geçiş, oyunun ruhunu nasıl etkiliyor?

Bu ilk bakışta özellikle klasik satrançtan gelen insanları ürkütüyor. Çünkü alışılmışın çok dışında. Hayatımıza çok yeni giren Espor’un satrançla birleşimini özellikle yeni nesillerin bu spora duyduğu ilgiyi arttırması açısından olumlu buluyorum. Ki çoğumuz bu dönemde satrancı telefonlarımızdan, bilgisayarlarımızdan, tabletlerimizden oynuyoruz, bu şampiyonaların artmasını bu sebeple de normal ve olumlu karşılıyorum.

4) Kitabınızda Ediz Gürel, Yağız Kaan Erdoğmuş gibi genç yıldızlarla olan anılarınıza yer veriyorsunuz. Bu gençlerin dünyadaki akranlarından farkı nedir? Türkiye’den bir gün bir dünya şampiyonu çıkabilir mi?

Bir kere kesinlikle çok yetenekliler ve bana kalırsa yaşları bu kadar yakın iki oyuncumuz olması onların gelişimleri için de iyi oluyor, iyi ilişkileri var ve birbirlerinden öğreniyorlar. Ayrıca sponsorları olması çok büyük önem arz ediyor, Türkiye bu zamana kadar da yetenekli sporcuları barındıran bir ülkeydi ama zamanla profesyonel işe dönüşmeyen bu sporu insanlar bırakıyordu. Bu ikili verdiği emeklerle, sponsorlarıyla tam odak devam ediyorlar ve çok çok iyi yerlere gelecekler

5) Hedeflerinizi kâğıda yazıp yıllar sonra inceleme alışkanlığınızdan bahsediyorsunuz. Şu an o kağıtta yazılı olan ama henüz gerçekleşmemiş olan en büyük hayaliniz nedir?

Açıkçası 2026 listeme sanırım biraz fazla şey ekledim ama en son eklediğim ve beni cezbeden şey Türkiye’de belki her şehri belki de çoğunu gezip satrancı seven insanlarla buluşmak, tanışmak ve gittiğim her şehirde turnuva düzenlemek istiyorum.

6) Önümüzdeki dönemde yeni kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

Kitap yazmak aylar sürüyor ve gerçekten önemli bir çalışma gerektiriyor fakat ilkini bitirdikten sonra ikincisinin daha kolay ve en önemlisi daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Ama şu an için en azından 6 aylık dönemde kendimi tamamen ilk çıkardığım kitabıma vermiş durumdayım. Sonrasında mutlaka yenileri gelecektir.

Yorum yapın