
Paolo Bacigalupi’nin Hugo, Nebula ve Locus gibi prestijli ödülleri silip süpüren, modern bilimkurgunun başyapıtı kabul edilen romanı “Kurma Kız”, İthaki Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluştu.
Türkiye’de daha önce Versus Kitap ve Aylak Kitap tarafından yayımlanan eser, bu kez bilimkurgu edebiyatına verdiği önemle bilinen İthaki Yayınları’nın kataloğuna eklendi. Kitabın çevirmenliğini usta isim Algan Sezgintüredi yaparken, editör koltuğunda ise bilimkurgu camiasının yakından tanıdığı İsmail Yamanol oturuyor.
“Gelecek, genetik olarak modifiye edilmiş yiyecekler, şirketlerin kontrolündeki tohumlar ve enerji kıtlığıyla şekilleniyor. Paolo Bacigalupi, Kurma Kız’da bizleri ekolojik felaketin eşiğindeki Tayland’a, Bangkok’un nemli ve kaotik sokaklarına götürüyor.
Küresel ısınmanın deniz seviyelerini yükselttiği, biyoteknoloji devlerinin dünyayı tohum patentleriyle dize getirdiği yakın gelecekte, insanlık hayatta kalmak için amansız bir mücadele vermektedir. Anderson Lake, bir kalori şirketinin temsilcisi olarak Bangkok’un pazarlarında kayıp genetik materyallerin izini sürerken, karşısına ‘Kurma Kız’ Emiko çıkar. Emiko, zenginlerin zevki için laboratuvarda üretilmiş, ‘yeni insanlar’ olarak adlandırılan genetik bir yaratımdır. Ancak o, bir oyuncaktan çok daha fazlası; yaklaşan fırtınanın tam merkezindeki bir kıvılcımdır.
Kurma Kız; açgözlülük, etik ve doğanın intikamı üzerine yazılmış sarsıcı bir kehanet. Bilimkurgunun biyopunk alt türünü yeniden tanımlayan ve 21. yüzyılın en önemli bilimkurgu romanlarından biri olan eser, ‘İnsan nedir?’ sorusunu genetik kodların ve karbon ayak izlerinin arasından soruyor.
Tanıtım bülteninden:
HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
LOCUS EN İYİ İLK ROMAN ÖDÜLÜ
JOHN W. CAMPBELL EN İYİ BİLİMKURGU ROMANI ÖDÜLÜ
“Kurma Kız, bilimkurgu tarihinde çok farklı bir yerde duruyor.” –GEORGE R. R. MARTIN
Petrol çağı kapandı; geriye sadece hırçın okyanusların yuttuğu bir dünya kaldı. Fosil yakıtların yerini devasa yayların mekanik gıcırtısı, elektriğin yerini laboratuvarlarda üretilen “kaloriler” aldı. Artık haritalar mürekkeple değil, yükselen tuzlu sularla ve dev şirketlerin açgözlülüğüyle çiziliyor.
23. yüzyılın Bangkok’unda hava ağır, biyoterör ise günlük hayatın bir parçasıdır. Dev gıda şirketleri, genetiğiyle oynadıkları tohumlar ve kasıtlı yaydıkları salgınlar aracılığıyla dünyaya diz çöktürmüştür. Sahte kimliğinin ardında insanlığın kayıp genetik mirasını arayan Anderson Lake’in yolu Emiko ile kesişir. Emiko, laboratuvarlarda üretilen, efendilerine itaat etmesi için programlanan ve toplum tarafından “ruhsuz” kabul edilip aşağılanan bir “Kurma Kız”dır. Efendisi tarafından terk edilen Emiko, Bangkok’un tekinsiz sokaklarında hayatta kalmaya çalışırken kurulu düzenin asla hesaba katmadığı bir tehdit hâline gelir.
Kalorinin iktidar aracına dönüştüğü, biyoteknolojik salgınların medeniyeti uçurumun eşiğine sürüklediği bir gelecekte insanı insan yapan şey genleri midir, yoksa seçimleri mi?
Hugo, Nebula ve Locus dahil olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülen Kurma Kız, Paolo Bacigalupi’nin kaleminden bugünün hırslarına ve yarının felaketlerine dair karanlık, görkemli ve sarsıcı bir kehanet.

















