İprikli hikâyeler: Balyozla Balık Avı | Mustafa Oğuz

Şubat 15, 2026

İprikli hikâyeler: Balyozla Balık Avı | Mustafa Oğuz

Kitapyurdu.com’da kayıtlı 46 eseri olan Cemil Kavukçu, adı Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü, Faik Faik Hikâye Ödülü, Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, Erdal Öz Edebiyat Ödülü ile yan yana yazılan usta bir sanatçı. Ağırlığı öyküye verdiği için öykümüzün aksakalı diyebiliriz.

Cemil Kavukçu ile ilgili ne yazılabilir ki… O bir usta. Sadece okuduğum kitaplarından öğrendiklerime değinebilirim. Her kitabında bir yenilik, bir özgünlük görünen bir yazar o. Kitapları hikâyenin / öykünün kendine özgü tadını almak, yazdığı metinlerin bizi nasıl nakavt ettiğini görmek, yaşamak için okuruz.

2019 yılında basılan kitapta 12 hikâye var. Balyozla Balık Avı ile başlayan kitap İprik başlıklı hikâye ile bitiyor. Öncelikle kitabın adının zihnimizde farklı çağrışımlar ve merak uyandırdığını söylemeliyim. Ellerinde oltaları ile çay kenarında içkilerini içerek balık avlamaya çalışan arkadaşlar Bulgar göçmeni iki kişi görür. Sonrası “… balyozu kaldırıp kayalara öyle bir indirdi ki ayı, yer sarsıldı. … Bu sarsıntı balıkları öyle sersemletmişti ki, yan dönüp suyun üstüne çıktılar. Öbür ayı da balıkları toplayıp torbasına doldurmaya başladı.” cümleleri ile anlatılır.  Bu kişileri bir de kitabın sonundaki İbrik başlıklı hikâyede görürüz. Rüyasında kirpi olmak isteyen kişinin dileği yerine getirilir, kirpiye dönüştüğünde bu iki adamla karşılaşır, adamlar balyozla kirpiyi öldürür.

Metinler arasında nasıl bağlar kurulabileceğinin örneklerini görüyoruz bu iki hikâye ile. Balıkların balyoz ile sersemletilip avlandığını gören kişi, kirpi olup doğadaki hayata karışmak istediğinde bir balyoz darbesi ile öldürülür. Görülen olayın bilinçaltında bıraktığı izin ortaya çıkması olarak da bakabiliriz bu olaya.

Balyozla Balık Avı, İprik, Bir An ya da Her An için, Anma Arkadaş, Özel Gün, Kuşun Kanadındaki başlıklı öyküler, içki masaları, içki içme, içkinin zararları, insanı düşündürdüğü durumlar ile ilgili. Birçok kitabında buna benzer konuları gördüğümüz yazar, bu öykülerde içkiye eleştiri de getiriyor. Kuşun Kanadındaki başlıklı öyküde içip sarhoş olan bir kadının düştüğü acınası durum, utanılacak sözleri anlatılır. Yazar, içki sorununun sadece erkek sorunu olmadığının da altını çizmiş olur bu öykü ile.Bir An ya da Her An için başlıklı hikâyede, hastaneye düşen bir alkoliğin dramını izleriz. Terk edilen, yapayalnız, hastane köşelerinde sürünen biri. Olta ile balık avlayanlardan.

İçki merkezli hikâyelerin dışında; tek gözünü babasının hatası ile kaybeden adamın dramatik yaşamı; çocukta korkuların oluşturulması, çarpılma korkusu; elti savaşı, karısına direnmeyip he diyen onları kızdıran, evde başka, dışarıda başka kocaların halleri; demans hastası bir adamın yürek burkan dramı, annesi ile trende yolculuk eden çocuğun saf dünyası, bir aşk ve ölüm hikâyesi kitapta kendine yer bulmuş. Bu konuların bir kitapta yer alması, yazarın hikâye evrenindeki renkliliği ve zenginliği de gösteriyor. Kitabın adı olan “Balyozla Balık Avı” sözü bile bu zenginliği tek başına yansıtıyor.

Şair-i maderzad diye bir söz vardır, şairlerle ilgili. Anadan doğma şair anlamındadır. Cemil Kavukçu için de ‘anadan doğma hikâyeci’ desek abartmış olmayız. Cemil Kavukçu, yazdığı her hikâyede hikâyenin kılcal damarlarında dolaşan, hikâyenin nabzını istediği gibi yönlendiren, yalın ama bir o kadar da şaşırtıcı hikâyeler yazabilen bir yazar. Kitaplığınıza zenginlik katacak böyle bir yazarın varlığı, Türk okuru için bir şans. Elbette ki cevherin değerini bilene.

Yorum yapın