Öykü

Öykü

Öykü: Soğuk rüzgârdan değil üşümen | Janet Özsolak

Yemek yemedim daha. Karnım aç. Burada yemekleri ben yapmıyorum. Alışverişi bile ben yapmıyorum. Halbuki, etimi Hakkı kasaptan, taze sebze meyveyi ...

Öykü

Öykü: Nakavt ustası aranıyor | Hıdır Murat Doğan

Bilge’nin avuç içleri terliyor. Yaklaşık on beş dakikadır müzik sistemi kendi kendine çalıp duruyor. Yarılanmış pencere aralığından pencerenin baktığı viyadüğün ...

Öykü

Öykü: Nar | Nagehan Dermancı

Gece yavaş yavaş aydınlanıyor. Birazdan bulutlar pamuk şeker gibi şehrin üzerine dağılacak. Anama söylesem “uydurup durma oğlum” diye paylıyor beni. ...

Öykü

Öykü: Bahçe | Nuriye Yıldız

Aniden korkuyla uyandı. Anladığı kadarıyla yabancı bir yataktaydı. Ayağa kalkmaya yeltendi. Beceremedi. Sadece gözlerini hareket ettirebiliyordu. Dehşete kapıldı. Avazı çıktığı ...

Öykü

Öykü: Çamaşır askısı | Zeynep Bayraktaroğlu

Çamaşırlar yine ağarmamış. Ön yıkamaydı, leke çıkarıcıydı, suda bekletmeydi. Denemiştim hâlbuki. Perdeler de öyle. Ayda bir perde mi yıkanır? Kapkara. ...

Öykü

Öykü: Yırtıklar | Kadir Biçici

İyi mahalle okulunun daha az iyi mahalleli öğrencisiydi Sefa… 5. sınıftaydı ve okula minibüsle giden tek çocuktu. Okul aile birliğinin ...

Öykü

Öykü: Kapan | Yeşim Günay

İş insanı Ahmet Temizsoy’un vefatı gündeme oturdu. Siyasiler dahil olmak üzere herkes bu olayla ilgileniyordu. Hakkında dedikodu yapanlarsa daha çok ...

Öykü

Öykü: Baba Konser | Yunus Çinçin

“Altılıda yaptığım kuponla voleyi vurdum beyler. Üç yüz bin lira cepte. Güzel bir organizasyonla Müslüm Baba’yı konsere çağırıp elimizdekini iki ...

Öykü

Öykü: Hümeyra | Roni Nasır Kaya

Üstü açık terasta, ufka doğru genişleyen kıpırtısız denize karşı oturmuş, elindeki kahve fincanını parmakları arasında dans ettirir gibi çeviriyordu. Tüm ...

Öykü

Öykü: Muayene odasında | Barış Akkurt

“Biraz vaktini alacağım o zaman evlat. Kafan ağrıyacak biraz. Konuşmaya açım. Bir dinleyen lazım bana. Beni kızım getirdi buraya. Tekerlekli ...

Öykü

Öykü: Karanlığın elleri | Samih Güven

Korkudan mı görevden mi bilinmez yılmaksızın uluyordu köpek. Huzursuz başını ön ayaklarının üzerine koydu bir vakit. Duyulmayanı duyuyor gibi titretiyordu ...

Öykü

Öykü: Meczup | Sema Öztürk

Kapı uzun uzun çaldı. Odamdan mutfak yönüne doğru seslendim: “Kim bu alacaklı gibi anne!?” Annem cevap verdi, sesi mutfaktan yükselen ...