Çanakkale Bienali imzalı Troya Pavyonu 2. Malta Bienali’nde açıldı

Mart 15, 2026

Çanakkale Bienali imzalı Troya Pavyonu 2. Malta Bienali’nde açıldı

2. Malta Bienali’nin resmi programı kapsamında, Çanakkale Bienali tarafından hayata geçirilen Troya Pavyonu, 11 Mart – 29 Mayıs 2026 tarihleri arasında Old Armoury Birgu’da uluslararası izleyiciyle buluşuyor. Küratörlüğünü Deniz Erbaş’ın üstlendiği sergi, sanatçıların Çanakkale’de ürettiği çalışmaları bir araya getirerek Troya’yı tarihsel bir miras olmanın ötesinde, Akdeniz’in güncel sanatsal ve düşünsel üretimleri için canlı bir referans alanı olarak konumlandırıyor. David Blandy, Georgios Katsagelos, Jakob Gautel, Katrin Korfmann & Jens Pfeifer, Pınar Yolaçan ve Seyhan Boztepe’nin yapıtları, Troya’nın çok katmanlı kültürel ve simgesel dünyasına dair çağdaş bir okuma sunuyor.

Bültenden

Troya Pavyonu; Dr. Gökhan Gündoğdu Müzesi ve Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Troya Kazıları iş birliğinde hayata geçiriliyor. Serginin proje danışmanlığını ise Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Prof. Didem Çatal üstleniyor.

11 Mart’ta, Malta Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Barkın Kayaoğlu, Heritage Malta Yönetim Kurulu Başkanı Mario Cutajar ve destekçilerin temsilcileri eşliğinde gerçekleşen açılışın ardından ziyaretçilerle birlikte sergi gezildi.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği olarak Malta Bienali’nin ikinci edisyonuna, Çanakkale Bienali tarafından düzenlenen Troya Pavyonu aracılığıyla katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını belirten Malta Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Barkın Kayaoğlu, bu katkıyı yalnızca bir sergi değil, aynı zamanda Akdeniz’in ortak çağdaş sanat bağlamında kurulan kültürel bir diyalog jesti olarak gördüklerini söyledi.

Troya’nın yalnızca bir arkeolojik alan ve UNESCO Dünya Mirası olmadığını; aynı zamanda Akdeniz’in ortak hafızasında yer etmiş güçlü bir kültürel anlatı ve farklı uygarlıkların buluşma noktası olduğunu ifade etti. Bu bağlamda pavyonda yer alan sanatçıların, mitoloji, hafıza ve semboller üzerinden geçmiş ile günümüz arasında yeni bağlantılar kurduğunu belirtti.

Serginin küratörü Deniz Erbaş, Troya Pavyonu’nun, eserlerini Çanakkale’de geliştirmiş ya da Çanakkale’den ilham almış ve Troya’nın kültürel, tarihsel ve simgesel katmanlarıyla ilişki kuran uluslararası sanatçıları bir araya getirdiğini söyledi. Bu çalışmaların pek çoğunun yıllar içinde Çanakkale Bienali’nin kavramsal çerçevesi içinde ortaya çıktığını ve Troya ile çağdaş sanat arasında anlamlı bir etkileşim alanı oluşturduğunu ekledi.

Deniz Erbaş, Malta Bienali ile paylaşılan ortak vizyona dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Malta Bienali gibi, Çanakkale Bienali de yaklaşık yirmi yıldır kentimizin zengin kültürel, sosyal ve doğal mirasını uluslararası çağdaş sanat ortamıyla buluşturma ve Çanakkale’yi Akdeniz havzasında önemli bir sanat ve kültür kenti olarak konumlandırma misyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bugün bu ortak çabaları 2. Malta Bienali çerçevesinde burada bir araya getirmekten ve birbirini besleyen bir kültürel ekosistemin oluşumuna katkı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

1998 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Troya, mit, tarih ve arkeolojinin iç içe geçtiği yapısıyla benzersiz bir anlamlar kümesi oluşturuyor. Sergi, bu çok katmanlı mirası sabit ve tamamlanmış bir geçmiş olarak değil, Akdeniz boyunca süregelen yolculuklar, karşılaşmalar ve anlatılar aracılığıyla sürekli yeniden üretilen canlı bir düşünce odağı olarak ele alıyor. Sanatçıların oyun, video, fotoğraf ve yerleştirme gibi farklı medyumlarla gerçekleştirdikleri üretimleriyle, geçmişin tekil ve değişmez bir hikâyeye bağlı olmadığını; aksine onun kolektif üretim, dolaşım ve hayal gücüyle sürekli yeniden kurulduğunu ortaya koyarken izleyiciyi Troya’nın bugünün dünyasıyla ilişki ve etkileşimleri üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

2. Malta Bienali Troya Pavyonu 11-13 Mart tarihleri arasındaki ön gösterimin ardından 14 Mart’ta ziyarete açılacak ve 29 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Sergi; Malta’daki açılışının ardından, farklı sanatçıların da eklendiği genişletilmiş bir kurguyla Adana’da Dr. Gökhan Gündoğdu Müzesi’nde yeniden izleyiciyle buluşacak.

Malta Bienali Troya Pavyonu bienalin kapanış etkinlikleri vesilesiyle Prof. Rüstem Aslan’ın Troya üzerine gerçekleşecek söyleşisiyle son bulacak.

Malta Bienali 2026 hakkında:

Malta’nın uluslararası çağdaş sanat platformu olan Malta Bienali ikinci edisyonunu gerçekleştiriyor. Bienal kapsamında 28 ulusal ve tematik pavyonla 11 Mart – 29 Mayıs 2026 tarihleri arasında Valletta, Birgu, Xagħra ve Gozo’daki Cittadella gibi tarihî mekânlara yayılıyor. Küratörlüğünü Rosa Martínez’in üstlendiği bienal, CLEAN | CLEAR | CUT kavramsal çerçevesiyle çevresel, etik ve estetik meseleleri ele alan eleştirel ve dönüştürücü bir sergi stratejisi öneriyor.

Heritage Malta tarafından düzenlenen Malta Bienali 2026, sergilerin yanı sıra konuşmalar, atölyeler ve katılımcı etkinliklerden oluşan kapsamlı bir kamusal programla, çağdaş sanat ile Malta’nın çok katmanlı tarihsel dokusu arasında sürdürülebilir bir diyalog kurmayı hedefliyor.

CABININ hakkında:

Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ), çağdaş sanata odaklanmış kolektif bir platformdur. Sanatsal pratiklerin toplumun farklı kesimleriyle diyaloğa girdiği bir buluşma zemini olarak; Çanakkale’nin kültürel, tarihsel ve ekolojik değerlerinden beslenirken, aynı zamanda sanatın küresel gündemleriyle bağlantılar kurmayı hedefler. Bu doğrultuda, yerel ile uluslararası sanat ortamı arasında karşılıklı düşünsel alışveriş koşulları oluşturur.

Sanatçılara üretim ve etkileşim temelinde hem kavramsal hem de mekânsal alanlar sunar; arkeoloji, mimarlık, tasarım, sinema ve edebiyat gibi disiplinlerle sanat arasında çok yönlü ilişkiler önerir ve bu alanlar arasında süreklilik taşıyan diyaloglar kurar.

Kentte yıllar içinde olgunlaşan bu disiplinlerarası sanat ekosistemi, Çanakkale Bienali’ni paylaşım ve karşılıklı öğrenme temelinde sürdürülen kolektif bir modele dönüştürmüştür. 2013’te kurulan MAHAL Sanat ve 2023’te kapılarını açan StudioMAHAL ile CABININ kurumsal ve mekânsal altyapısını genişletmiş; tüm yıla yayılan çağdaş sanat programları ve uluslararası iş birlikleri aracılığıyla kentin kültür hayatına yön veren sürdürülebilir bir yapıya dönüşmüştür.

Yorum yapın