Bir Yazar Adayına Mektuplar: 9 Yazmak, Her Şeyi Görmektir! | Feridun Andaç

Mart 24, 2026

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 9 Yazmak, Her Şeyi Görmektir! | Feridun Andaç

Anladığım kadarıyla Büyükada yolculuğunuz kısa, ama anlamlı sürmüş.

Gitmek her zaman anlamlı, zenginleştirici, ufuk açıcı gelir bana.

Bir yere, bir insana, bir düşünceye, bir kitaba, bir duyguya gitmek…

Giderek görme yolculuğumuzu oluştururuz.. İşte o eylemlilik hali bizi her yere taşır. Bir düşten bir düşünceye geçişlerde de buna hep gereksinme duyarız.

Size, İranlı sinemacı Abbas Kiyarüstemi’den söz ederken, şu düşüncelerini aktarmıştım hatırlarsanız:

“Dünyadaki herkesin anlayabileceği bir iş ortaya çıkarmak istiyorsanız kendi kültürünüzün derinliklerine dalın. Tepeden tırnağa her şeyini öğrenin. Mekanları, fikirleri ve insanları, insanların aşklarını ve kaygılarını tanıyın…

(…)

İnsanlar arasındaki  farklılıklara odaklanmak yerine, benzerliklere, evrenselliklere ve ortak deneyimlere bakarım. Bazı insanlar, bizimkilerden farklı olarak istisnai hayatlar yaşar ve bazı yönetmenler de her daim bu karakterlerin arayışı içindedir. Bense  istisnai anlardaki sıradan hayatları ararım.

Politik gerçeklere, bariz bir şekilde politik olmayan, politik olduğunu iddia  etmeyen filmlerde rastlanabilir. İnsan sorunlarıyla ilgilenen şiirsel filmler politik olabilir. Yalnızca parmakla gösterip itham etmezler.

(…)

Ben iran’lıyım. Tüm hayatımı İran’da geçirdim. Memleketimde, etrafımda olup biten her şeyden etkileniyorum ve bana pasaport veren de İrah hükümeti. Ancak  çalışmalarımın  İran pasaportu olmasını istemiyorum. Memleketimde, yabancı film festivalleri için film yapmakla suçluyorlar beni. Ancak ben filmlerimi insanlar için yapıyorum.” (*)

Kiyasürtemi’nin bu düşünceleri yalnızca sinemayla ilgilenenler için değil, yazan her kişiye de çok şey söylüyor bence.

Evet, bir zamane bakışı edinmek için gitmek şart.

Yazarak gitmek için sanırım önce yerlere/mekanlara yolculuklara çıkmak gerek.

İnsan biriktirerek yaşar ve yazar.

Hep derim ki; unutarak yaşar, hatırlayarak yazarız. Bu bir paradoks değil, hayatın gerçekliği böyle.

Antalya, Kars’tan sonra bir seminer için Bursa’dayım. Yeni ftoğraf makinem hep yanımda, bu kez küçük olanını seçtim ki; benim mekan/insan/yer görmemi engellemesin. Hafiflik bazen iyidir. Elbette ki yanımda kullanışlı hafi bir omuz çantası, kalem ve not defteri bana eşlik ediyor.

Gezen göz her şeyi görse de bazı şeylere kaçınılmaz biçimde odaklanır. İşte orada öğrenmeye, biriktirmeye, düşünmeye de başlarız.

Fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi o yüzden seviyorum. Müzik bana daha bireysel gelir, içe ve zihne seslenir. O nedenle yazının yanındadır hep.

Ada yolculuğunuzda neler düşündüğünüzü, size neler hissettirdiğini merak ettim. Bunu yazmanızı izlerim. Umarım, hemen olmasa da, bir süre sonra o izler, etkilerden söz edeceksinizdir yazdıklarınızda.

Bugün, buradaki seminerde Hermann Hesse’den söz ederken; onun gitmelerini, çok yönlü yazmalarını da ele aldım. Hatta “Bozkırkurdu” romanından söz ederken, bir ara, “Bunu mutlaka okumalısınız, hele bu yazıya başlama çağınızda,” diye düşündüm. Ama defteri kalemi alıp, bu kitabı ve yazarını keşfe çıkmalısınız. Bir biçimde okuyarak yazarak yolculuk olacaktır bu da size.

Yazan, düşünen bir insanın masasında defteri, kitabı sürekli açık olmalı, kalemleri de onu beklemeli. Ama her gün öncelikle okumayı dert edinmeli insan. Bunun için bir neden yaratmasa, o zamanı da  bulamaz.  Göreceksiniz ardından yazma eylemi gelecektir. Unutmamalı ki, yazmak bir uğraş. Aklıma gelince yazarım değil, her gün mutlaka yazabilecek nedenler yaratabilir bunu uğraş edinen biri. Uzun soluklu bir maraton gibi düşünün. İşte  o gitme yolculuğunuzda size iyi gelebilecek her şeyi alın yanınıza.

Unutmayın, sizi “kalemdaşım” olarak görebilmem için daha çok okumalı, daha çok da yazmalısınız. Göreceksiniz  o vakit gitmek/görmek/hissetmek için daha çok zaman yaratacaksınız.

“Her şey insanın hayatında adım adım örülüyor. Yeter ki siz meraklarınızdan vazgeçmeyin, tutkularınıza sadık kalın, bunlara bağlılığınızı göstermek için her gün çalışın,” işte bir diğer sözüm de budur gene yazarak yol almak isteyenlere.

Kendinizi en yakın zamanda yeni bir yolculuğa  hazırlayın şimdiden. Orada neler yapabileceğinizi hayal edebilmek için okumalarınızın seçimini de buna göre  yapın derim. Ve bir günlük gezinti planı düşünün şimdiden. “Neler yapacağım,” dediklerinizin listesini çıkarın.

(*) Abbas Kiyarüstemi ile  Sinema Dersleri, Hazırlayan: Paul Cronin; Çev.: Pelin Arda, Redingot Yay., 2018, 218 s.

Yorum yapın