Haruki Murakami yeni romanını anlattı “The Tale of Kaho, önceki eserlerime göre daha umutlu bir sonla bitiyor”

Temmuz 15, 2026

Haruki Murakami yeni romanını anlattı “The Tale of Kaho, önceki eserlerime göre daha umutlu bir sonla bitiyor”

Haruki Murakami, yaklaşık üç yıl aradan sonra yayımladığı yeni romanı The Tale of Kaho’yu Kyodo News’e anlattı. Söyleşide Murakami, yazarlık anlayışından yapay zekâya, geçirdiği hastalığın üretim sürecine etkisinden edebiyatın geleceğine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

352 sayfalık The Tale of Kaho, resimli çocuk kitapları yazarı Kaho’nun annesiyle kurduğu karmaşık ilişki üzerinden bir olgunlaşma hikâyesi anlatıyor. Murakami’nin bilindik fantastik unsurların yer aldığı romanda karıncayiyenler, jaguarlar ve termitler gibi varlıklar hikâyenin taşıyıcılığını üstleniyor.

“Romanı önceden planlamıyorum”

Murakami, romanın çıkış noktasının 2024 yılında bir okuma etkinliği için yazdığı kısa bir öykü olduğunu söyledi. Başlangıçta yalnızca tek bir sahneye sahip olduğunu belirten yazar, okurların “Sonra ne oldu?” sorusu üzerine hikâyeyi genişletmeye karar verdiğini anlattı.Romanlarını ayrıntılı bir planla yazmadığını vurgulayan Murakami, süreci şöyle özetliyor:

“Bir plan ya da taslakla başlamıyorum. Yazmaya devam ediyorum ve yapı kendi kendine ortaya çıkıyor. Geri çekilip baktığımda şaşırtıcı bir bütünlük görüyorum.”

“Anne-kız ilişkisini yazmak en zoruydu”

Murakami, ilk kez bir romanında tek kadın başkarakter kullanmasının bilinçli bir karar olmadığını söyledi. Yazma süreci ilerledikçe anne-kız ilişkisinin romanın merkezine yerleştiğini belirten yazar, aile ilişkilerini anlatmanın kendisi için her zaman zor olduğunu ancak bu kez bu zorluğun üzerine gitmek istediğini dile getirdi.

“İyi hikâye okuru değiştirmeli”

Murakami’ye göre iyi bir hikâyenin temel ölçütü, okuru tamamen içine çekebilmesi.

“İster olumlu ister olumsuz olsun, iyi bir hikâye okuru sonunda az da olsa değiştirir. O yoksa iyi bir hikâyeden söz etmek mümkün değildir” dedi.

“Yapay zekâ yeni bir şey yaratamaz”

Murakami, yapay zekânın geçmişte üretilmiş metinlerden hareketle çıkarım yaptığını, roman yazmanın ise bambaşka bir süreç olduğunu söyledi.

“Bir romancının işi dünyaya gerçekten yeni bir şey getirmektir. Yapay zekânın bunu yapabileceğini düşünmüyorum. Yoğunlaştığım bir anda zihnimde aniden bir karıncayiyen belirebiliyor. Bu bir çıkarım değil; adeta yoktan var oluyor.”

Bazı yazarların daha önce yazılmış romanların kalıplarını izlediğini belirten Murakami, kendisinin böyle yazmak istemediğini de sözlerine ekledi.

Hastalık sonrası yazma isteği güçlendi

Murakami, romanı yazarken ilk kez ciddi şekilde hastalanarak hastaneye kaldırıldığını da açıkladı.

17 kilo verdiğini, yürümekte bile zorlandığını ve yeniden yazıp yazamayacağını sorguladığını anlatan yazar, iyileştikten sonra yazma arzusunun eskisinden daha güçlü döndüğünü söyledi.

“Ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum ama yazmaya devam etmek istiyorum. Hastalığı atlattıktan sonra bu isteğim daha da güçlendi” diyen Murakami, yeni romanının önceki eserlerine göre daha umutlu bir sonla bitmesinin de bununla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Yorum yapın