Kaybedilen zamana karşı özlemin hikâyesi: “İki Meltem Arasında”

Haziran 2, 2026

Kaybedilen zamana karşı özlemin hikâyesi: “İki Meltem Arasında”

Mehmet Veysi Boran’ın “İki Meltem Arasında” adlı romanının 3. baskısı Everest Yayınları tarafından yayımlandı.

İnsanoğlunun en özel yanlarından birisi yaşanmışlıklarını, anılarını hafızasında tekrar tekrar yasayabilmesi değil midir? Özellikle çocukluğumuzda yüreğimizi ısıtan, bizi sevgiyle sarmalayan, güvende hissettiren büyüklerimizin bize bıraktığı acı tatlı anılar hiç unutulmaz. Her ailenin geçmiş kuşaklarında yaşadığı acılar, travmalar bugüne yansır çoğu zaman. Zihnin kuytu bir köşesine sıkıştırmak istediğimiz bu olayları hafızamızdan silmek isteriz. Bu yaşanmışlıkların üzerini örterken  yıllar yılları kovalar. Bu acılar zihnimizin bir çekmecesinde tozlanır. Bir gün bir olay bu çekmecenin açılma vaktinin geldiğini söyler. Artık üstünü örttüğün acılarınla hesaplaşma vaktidir.

“İki Meltem Arasında” adlı romanında M. Veysi Boran köklü bir ailenin geçmiş kuşaklarının Vadi’de yaşadığı kayıpları acıları ve sürgünlerin getirdiği yitik zamanı akıcı bir dille anlatıyor.

Romanın karakterleri ve olayları arasında Vadi hikâyenin tüm zamanlarının ortak bileşenini oluşturuyor. Vadi ile ilgili betimlemeler okurun romanın içine taşınmasına, sokaklarında dolaşmasına, karakterleri içselleştirmesine imkân tanıyor. Vadinin gündüz ve gecesinde ayrı esen meltemler geçmiş kuşakların yaşadığı acıların bugüne taşıyor. Vadinin rengârenk çiçekleri, kuşları, toprağının rengi ve kokusunu unutamayan ana karakter atalarının hayat damarlarının nasıl kesildiğini, yitip giden, kaybolan zamanı düşünmemizi sağlıyor.

Yazar mekânın geçtiği şehrin adını vermese de hikâyenin Mezopotamya’da geçtiğini eve asılan nazarlıklardan, damlara kurulan tahtlar ve konak kültüründen anlıyoruz. Büyük oymalı ahşap kapılar, aynalar, divanlar, taş duvarlar gözümüzde Mardin konakları canlanıyor.

Varlık ve yokluk arasındaki ince çizgide beklenmeyen ani ölümleri, sürgünde geçen ömürleri, kaybolup giden umutları, bir ailenin yaşam bağlarının ve coşkusunun zaman içerisinde nasıl yitirildiğini anlatıyor. Romanın güzel karakterleri Pamuk, Huri, Behram, Sadullah Bey, Tevfo. Tabii bir de kötüleri olan Sadik ve Bekir var. 

Yazar Mehmet Veysi Boran, romanda  farklı dönemlerin karakterlerindeki acıyı, kopuşu siyasi olaylarına değinse de saplanmadan, insanı merkeze koyarak anlatıyor. Romanın gerçekçiliği, samimiyeti ve akıcılığı okurun ana karakterle empati  ve duygu bütünlüğü kurmasını sağlıyor.

Canan Saraç Aksoy

Yorum yapın