Thomas Mann’ın Avrupa ve Almanya Eleştirisi, Aynı Zamanda Oryantalizm Eleştirisidir | Prof. Dr. Onur Bilge Kula

Nisan 29, 2026

Thomas Mann’ın Avrupa ve Almanya Eleştirisi, Aynı Zamanda Oryantalizm Eleştirisidir | Prof. Dr. Onur Bilge Kula

Thomas Mann “Konuşmalar Ve Makaleler” adıyla yayımlanan toplu yapıtların 13. cildinde köklü ve felsefi derinliği olan bir Avrupa eleştirisi geliştirmiştir. Önce anılan kitapta yer alan “İnsanlık(cılık) Üzerine Bazı Düşünceler”[1] (1918) adlı uzun irdelemesini ele almak istiyorum.

Thomas Mann, anılan yerde “uygarlığın geliştiricileri ve taşıyıcıları olan Avrupa’nın büyük ülkeleridir” türünden kimi oryantalist söylemi yinelemesine karşın, Avrupa’nın kendi içinde taşıdığı savaş ve yıkım potansiyelini, Birinci Dünya Savaşı gibi, “o güne değin yapılan savaşların en radikalini” Avrupa’nın çıkardığını belirtir. İngiltere ve Fransa’nın “Almanya düşmanlığını” ödünsüzce eleştirir.

Kendi ülkesi Almanya’yı da en acımasız biçimde eleştiren ve “Avrupa’da yaşam insancıl olmamıştır”, “vahşilikte Batılıların üstüne yoktur” diyen Thomas Mann’a göre, “Avrupa’nın her büyük halkı, kendi tarzında bütünsel Avrupa için sorun olmuştur.” Thomas Mann, yine aynı kitapta yer alan “Dikkat Avrupa!”[2] (1935) yazısında Avrupa’da savaşın “kültür yitimine” değil, tersine “kültür yitiminin savaşa yol açtığını”, “savaşın sadece devasa bir barbarlık dalgasını açığa çıkardığını” bütün çıplaklığıyla anlatır.

Thomas Mann’ın değerlendirmesi uyarınca, sözünü ettiği kültür yitimi, ayrıca, Avrupa’da “kültür” ve Hegel’in temel kavramı olan “tin”, “sanat” ve “ide” gibi kavramların çöküşünü de hızlandırmıştır.

Kendi ülkesince çıkarılan ve bütün dünyayı kana boğan en acımasız savaş olan İkinci Dünya Savaşı’nı da yaşantılamak ve sürgüne gitmek zorunda kalan Thomas Mann,  savaşın bitiminden hemen sonra kaleme aldığı “Neden Almanya’ya Dönmüyorum?”[3] (1945) adlı yazısında “olup-bitenler, Alman halkının öz-yapısının bir sonucudur.” “Aradan geçen yıllar içinde Almanya bana iyice yabancılaşmıştır.” “Almanya korku verici bir ülkedir” diyebilecek denli eleştirel ve öz-eleştirel olabilmiştir.

Thomas Mann’ın Avrupa eleştirisi, oryantalizm eleştirisi için sağlam bir düşünsel temel oluşturmaktadır ve her bakımdan güncelleştirilmeye elverişlidir. Jeopolitik bilinci tek-yanlılaştıran oryantalizmin güncel politikaya yansımaları da olmuştur ve hala da olmaktadır. Bir barış ve insancılık savaşımcısı olan Thomas Mann’ın yukarıda sadece birkaç noktada ana-hatlarıyla betimlemeye çalıştığım eleştirel ve öz-eleştirel tavrı, Asyalılar için olduğu kadar, Avrupalılar için de örnek ve yol gösterici olmalıdır. 


[1] Thomas Mann (1974): “Einiges über Menschlichkeit”; (içinde): “Reden und Aufsaetze”; gesammelte Werke, Band 13, S. Fischer Verlag, Frankfurt am Main, s. 428- 489.

[2] Thomas Mann: “Achtung, Europa!”; (içinde): Agy: s. 766- 778.

[3] Thomas Mann: “Warum ich nicht nach Deutschland zurückkehre”; (içinde); Agy: s. 953- 961.

Yorum yapın