“Şiir Gibi Etkili İki Kitap” | Mehmet Özçataloğlu

Mart 23, 2026

“Şiir Gibi Etkili İki Kitap” | Mehmet Özçataloğlu

Ayşegül Sözen DAĞ, şiirleriyle ilgimi çeken bir isim oldu. Bu zamanda çocuklar için nitelikli şiir bulmak zor. Bulunca da bırakmamak gerek. Sözen Dağ, çocuklar için başka şiirler de yazdı mı acaba diye peşine düşmüşken, başka türde yazdıklarını buldum. Meğer ne üretken bir isimmiş. “Kitap Salgını”, “Kayıp Rüyalar Peşinde”, “Tohumsa Eğer”, “Eve Dönüş Bileti”, “Sekiz Dakika”, “Zaman Deyince” ve “Ejderha Evecen” bir solukta, peş peşe okuduğum kitapları. Farklı yaş grubuna sesleniyor bu kitaplar.

Çizimleri, konusu ve kurgusu itibarıyla en çok ilgimi çeken “Kitap Salgını”  oldu. Herkesin yazar olduğu distopik bir dünyayı anlatıyor Sözen Dağ. Herkesin yazması kötü mü diyenler olabilir hemen. Yazmak kötü değil ama okuru yok yazılanların. Sayfalarca yazı, anlamsız kitaplar ve sonuçta ortaya çıkan kağıt kıtlığı… Yeryüzündeki herkes her işi bırakmış, yazıyor. Ta ki İnci, ‘okumadan yazmanın’ anlamsızlığını fark edene  kadar. Yazmanın kutsallaştırıldığı, okumanın ise unutturulduğu bir evrende, bir çocuğun cesur ve umut dolu mücadelesini anlatıyor “Kitap Salgını.” Kapakta yer alan yüzü maskeli kız çocuğunu görünce hemen 2020 yılına gittim tabii. O korkunç günlere. Bir de Afşin Kum’un yazdığı “Sıcak Kafa”yı anımsattı. Salgının her türlüsü yaşadığımız dünyayı distopik bir evrene çeviriyor. Bu gerçeği yeniden görmemi de sağladı kitap. M. Akif Aydoğdu’nun çizimlerine de ayrı bir pencere açmak isterim. Sadece mavinin tonlarını kullanarak ortaya çıkardığı çizimler metnin gücünü de artırmış. Beyaz Bulut Yayınları tarafından yayımlanan kitap arka kapakta da yazıldığı gibi, okumayı hatırlayanlara…

*Eve Dönüş Bileti

Ayşegül Sözen Dağ imzalı bir başka kitap da “Eve Dönüş Bileti.” Tulu Kitap tarafından yayımlanan bu kitapta kendimizi yine fantastik bir serüvenin içinde ve yine distopik bir evrende buluyoruz.

Arkadaşlıkların zaman kaybı olarak görüldüğü, kitabın okunmadığı ama zihinlere yüklenebildiği, sebze-meyvenin yetiştirilmediği, üretildiği, uçan araçların var olduğu, yetişkinlerin de hep ama hep hızlı olduğu bir dünya burası. Bizim dünyamızda bugün var olan hayvanların neslinin tükendiği bir zaman. Belki gelecekten bir dönem ama gelmesini hiç istemeyeceğimiz bir zaman.

“Doğa, başına geleceklerden habersiz proje ödevi için taş toplamaktadır. Bulduğu taşlardan birinin onu ve arkadaşlarını başka dünyalara savuracağını aklının ucundan bile geçirmez. Üç kafadar, önce hız sonra da kıtlık evreninde tuhaf olaylara tanık olurlar. Çocukların mahsur kaldıkları yerden kendi dünyalarına dönebilmek için ihtiyaç duydukları şey ise tam bir sürprizdir.” Sürprizin ne olduğu düşünüledursun, biz bu kıtlık evreninin neden bu hale geldiğine bakalım. Kitaptan alıntılayarak: “… Bir gün dışarıdan yabancılar geldi ve burayı çok beğendi. Topraklarımızda, verimli arazilerimizde bazı deneyler yapacaklarını söylediler. Daha büyük sebzelerimizin olacağını, daha temiz sularımızın olacağını vaat ettiler. Bir koçan mısırın bir bacak boyu kadar büyüyeceğini, sebzelerin çekirdeksiz olacağını söylediler. Elimizde, sandıklarımızda bulunan ve yıllardır ekip biçtiğimiz tüm tohumları büyük paralar karşılığında onlara sattık. Minicik bir fasulye tohumuna bir külçe altın verdiklerinde hepimizin gözleri parlamıştı. (…) İlk yıldan deneyler sonuç vermeye başladı. Kollarımız, bacaklarımız büyüklüğünde mısırlar ürettik. Çekirdeksiz incirler, rengarenk devasa çekirdeksiz karpuzlar ürettik. (…) Bu güzel günler fazla uzun sürmedi. Nihayet acı gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı. Sebzeleri hasat edip tatlarına baktıkça ah vah ediyorduk. Hiçbirinin lezzeti yoktu, tatları samana benziyordu. Ve daha da kötüsü o mısırdan aldığımız tohumları ertesi sene ektiğimizde hiç ürün alamadık. Meğer hiçbiri sürdürülebilir değilmiş. Her yıl yeniden tohumları almak zorunda kalacaktık. Tek mesele tohum olsaydı keşke. Bizi bekleyen tehlikeyi tahmin etmiştik ama iş işten geçmişti.”

Yaşadığımız ve bize miras bırakılan bir coğrafyanın değerlerine sahip çıkabilmek önemli. Sürdürülebilir bir gelecek için şart. “ Eve Dönüş Bileti” bu konuda güzel ve önemli bir kitap. Böylesi ciddi bir dersi didaktik şekilde değil edebiyatına tüm zenginliği ile sunuyor.

Yorum yapın