
İçinde bir cinayet vakası yer alan ama aynı zamanda son zamanların tabiriyle cozy hissettiren bir kitap hiç okumuş muydunuz? Sanırım, cevabı biliyor gibiyim. Çoğumuzun aşina olmadığı bir türdür bu muhtemelen. Tek tek konuşalım, cinayet ve dedektiflik temalı romanları çoğu okur bilir; temelde bir olay vardır ve düğüm çözülmek zorundadır. Romanın sonunda da elbette katil/suçlu kim öğrenilir. Bu olurken eserde meydana gelen olaylar esnasında ise karakterlerin ruh hallerine ya da psikolojik olarak anlık değişmelerine pek yer verilmez. Her şey bu dünyada somut olana odaklıdır ve insanların iç dünyalarına -düğümün çözülmesine bir katkısı olmayacaksa- çok fazla yer verilmez. Son zamanlarda oldukça popüler olan cozy kitaplar ise insanın içini ısıtan, mutluluk ve huzur aşılayan kitaplar olarak biliniyor. Dolayısıyla aslında insan bu tür kitaplarla bir cinayet olayının çözümünü pek bağdaştıramıyor. Ancak bu yazıda bahsedeceğim kitap bu ikisini yan yana getiriyor: Tarçın Kasabası Gizemi. Orijinal ismi A Cinnamon Falls Mystery olan eser R. L. Killmoretakma adlı ABD’li yazar Nicole Ryse’a ait. Yuzu Kitap’tan aralık ayında çıkan kitabın çevirisinde ise Ceren Usta yer alıyor.
Gilmore Girls adlı diziyi çoğu kişi biliyordur. Bilmeyenler için de 2000 ile 2007 yılları arasında yayımlanmış ABD yapımı bir dizi olduğunu söyleyerek başlamak gerek. Hayalî Stars HollowKasabası’nda geçen olayların yer aldığı dizinin ana karakterleri Lorelai ve Rory Gilmore adındaki anne-kız. Birlikte pek çok soruna göğüs geren bu anne ile kızın yaşadığı olaylar, neredeyse hiç dışarı çıkmadıkları Stars Hollow’da geçer. Komşuluk ve arkadaşlık ilişkileri, çalışma hayatı gibi şeyler hep o kasaba halkının etrafında döner. Küçücük bir kasabada yaşamanın nasıl böyle keyifli ve huzurlu olabileceğini ise Gilmore Girls’üizleyenler bilir. Bunları anlatmamın sebebi, Tarçın Kasabası’nın Stars Hollow ile benzerliği. Kitabı okuduğunuz zaman, aşina bir yer hissi alıyorsunuz. Kasabadaki insanlar arası ilişkiler, hayatın durağanlığı gibi dinamikler size bu zemini sağlıyor. Bu açıdan Tarçın Kasabası, Stars Hollow’un cinayet işlenmiş hâli gibi denebilir.
Nia, altı yıl önce gittiği ama ailesinin ve neredeyse tüm tanıdığı insanların yaşadığı Tarçın Kasabası’na kötü bir olay yaşaması sonucunda geri döner. Aslında kaçar gibi gittiği bu yere bir daha dönmeyi hiç düşünmese de yaşadığı olay ve içinde bulunduğu psikolojik durum sebebiyle ailesinin yanında olmak ona aniden cazip gelir. Tarçın kokulu dondurmalarıyla meşhur olan bu kasabada zaman o kadar yavaş akmaktadır ki yıllar sonra bile neredeyse her şey bıraktığı gibidir. Ailesi, arkadaşları, kasabada arasının iyi olduğu herkes… Her küçük yerde olduğu gibi neredeyse her şey için bir dükkan bulunan bu yerde de dondurmacı, Nia’nın ailesinin işlettiği “Bir Top Tarçın”dır; lise, “Tarçın Kasabası Lisesi”dir. Kuaför, -Tarçın Kasabası’nın adından dolayı- “Cinna”dır. Lokanta da Bir Top Tarçın’ın çok yakınında olan “Rosie’nin Lokantası”dır. Kasaba o kadar olaysız ve şamatasız bir yerdir ki karakolu meşgul edecek olay olduğunda herkes öncelikle olaydan çok buna şaşırır. Evet, Nia’nın kasabaya döndüğü ilk günlerde Rosie’nin Lokantası’nda bir cinayet işlenir. Bu, birkaç yıl önceki intihar vakasından sonra kasabayı şaşırtan ikinci olaydır. Ancak Nia başta olmak üzere bu cinayet pek çok kişinin bakışını üzerine çeker. Acaba gerçekten bahsedildiği gibi kasabada bir seri katil mi vardır yoksa önceden yaşanmış olayların da su yüzeyine çıkmasını sağlayacak başka bir takım olaylar mı dönmektedir? İşte tam bu noktada Tarçın Kasabası’nın gizemi de kendini göstermeye başlar. Bu esnada Nia’nın kasabayı terk etmeden önceki sevgilisi de altı yıl önceki gibi olmasa da hâlâ kasabadadır ve bu cinayet düğümü içinde yeniden bir aşk filizlenebilecek midir?
İnsana kokusunu düşündüğünde bile huzur verecek bir kasabada tam aksi yönde duyguları harekete geçirecek bir cinayet işlenmiş olması bir tezat doğurur şüphesiz. Tarçın Kasabası Gizemi, tam da böyle zıt bir durum içinde bile hem okurun merakını uyandıran ve roman boyunca taze tutan hem de sıcak bir çay içiyormuşçasına içini huzurla dolduran bir roman. Her ne kadar “genç yetişkin” kategorisinde yer alsa da hemen hemen her yaştan okura rahatlıkla hitap edebilecek bir eser Tarçın Kasabası Gizemi. Tam da kış günlerinin soğuğu bastırmışken bu havalarda okunacak bir kitap arayanlara tavsiye ediyorum. İyi okumalar.

















