Türkiye Yayıncılar Birliği Kor Kitap soruşturmasına dair bildiri yayımladı.


Üyemiz Kor Kitap’ın, cezaevinde bulunan çevirmen, yazar ve editörleri (ve Derneğimizin 2014 Yılı Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü sahibi) Tonguç Ok ve Necip Baysal’a, çalışmaları karşılığı telif ödemesi yapmaya devam ettiğini fakat bu telif ödemelerinin “terör finansmanı” gibi değerlendirildiğini ve ödemeleri gerçekleştiren yayınevi yetkilisi hakkında soruşturma açılarak gözaltına alındığını ve ev hapsi kararı verildiğini, yayınevinin bugün yaptığı sosyal medya paylaşımından öğrendik. Bu gelişme, yayıncılık dünyası ve ifade özgürlüğü açısından son derece endişe vericidir.
Telif hakları hem ulusal mevzuatımızda hem ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla korunmaktadır ve telif ödemeleri yasal ödemelerdir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eserin mülkiyeti ve telif hakları o eserin sahibine aittir ve eser sahibi emeğinin karşılığını alma hakkına sahiptir. Eser sahibinin konumundan bağımsız olarak telif ödemeleri yapılır. Bu ödemelerin banka veya resmi kanallar üzerinden yapılması, işlemin şeffaf ve kayıtlı olduğunu gösterir.
Cezaevi kantinlerinden yapılan alışverişler gözetim ve kontrol altındadır. Kantin alışverişlerinde herhangi bir terör finansmanı söz konusu olamaz. Cezaevi idaresinin denetimi altındaki kantin harcamalarının bir suç dayanağı olarak sunulması, hukuki belirlilik ilkesine aykırıdır. Devletin kendi kontrol mekanizması içinde gerçekleşen bir harcamanın “terör faaliyeti” olarak nitelendirilmesinin mantığını anlamak ayrıca zordur.
Yazar, çevirmen ve editörler Tonguç Ok ve Necip Baysal’ın cezaevi koşullarında dahi olsa ürettikleri eserlerin karşılığında telif bedellerini almaları, evrensel hukuk ilkeleri, anayasal haklar ve yayıncılık etiği çerçevesinde meşru bir haktır.
Türkiye Yayıncılar Birliği olarak meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu; yazmak, çizmek, söylemek, okumak gibi yayıncılık faaliyetlerinin ve kitapların, her şekilde ve devamlı suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılmasından vazgeçilmesini, yayınevi temsilcisi hakkındaki ev hapsi kararının derhal kaldırılmasını ve düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.
Saygılarımızla,
Türkiye Yayıncılar Birliği
















