Masthead header

Tag Archives: siir

Cemal Süreya şiir üzerine birçok değerlendirmelerde bulunmasına rağmen genel bir şiir tarifi yapmamıştır. Başka şairler tarafından yapılan tanımlamaları değerlendirir. Süreya’ya göre her şiir tanımının, bakış açısına bağlı bir doğruluğu vardır.Şiire bakışlar farklı farklı olsa da Süreya her anını şiirle yaşayan, ince eleyip sık dokuyan ve az üreten bir şair. Düşüncesinde öne çıkardığı özellik, şiir eyleminin […]

devamını oku »

Didem Madak: “Hayatımla ve bir kadın oluşumla ilgili çözemediğim bazı meselelerim var. Bütün bunlar  yokmuş gibi davranıp kitabi şiirler yazamam. Şiirlerim ütüsüz ve buruşuk gezdirdiğim ruhumun diyeti bence. Bu yüzden hepsi benden parçalarla dolu. Bu yüzden biraz ‘kadınsı’, durup dururken bağıran şiirler.” Müjde Bilir –  Sevgili Didem, ilk kitabın İnkılap 2000 Şiir Ödülü’nü almıştı ve […]

devamını oku »

Cemal Süreya, Can Yücel’in şiirini “zekânın iyi niyeti” diye özetler. Can Yücel şiiri ironiye dayanmaktadır. Süreya, Can Yücel’in şu sözünü nakleder: “Şiir hayatı çok hızlı bir şekilde anlatmaktır, tabii daha iyi bir dünyanın kurulması amacıyla.”  Can Yücel, hedefi “insanın ve dünyanın değiştirilmesi”  olan bir şiir anlayışına sahiptir. Onun ironisi, argo ve küfürle iç içedir: Süreya bu noktaya farklı bir […]

devamını oku »

Taraf gazetesinin haberine göre, Ermeni şairler Garbis Cancikyan ile Haygazun Kalustyan’ın 1942’de yayımlanan şiir kitabı “Balkıs” yeniden basıldı. Kitap, unutulan iki şairin eserlerine ışık tutacak. Garip akımından etkilenen Ermeni şairler Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan’ın şiirleri yeniden yayımlandı. İş Bankası Kültür Yayınları, bir dönem hatırı sayılır eserler üretmiş ama geniş kitlelere ulaşamamış değerli şairlerle buluşturduğu […]

devamını oku »

Mehmet Can Doğan‘ın aşk şiirlerinden oluşan yeni kitabı Üvey İkiz, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Sana her geldiğimde ölüm hissiyle kurumuş ve ağacından ayrılmış bir yaprak gibi geri veriyorsun hayata beni saçlarımdan ve gözlerimden öperek ayrılığın oğulusun sen ağacın toprakta gördüğüsün seni ben ufalayamam seni ben dağıtamam ben sana hiç kıyamam seni toprak çürütsün ağacın toprakta […]

devamını oku »

Tomris Uyar: Konuya şöyle girelim isterseniz. Bir süre önce üçünüz de geniş yankılar uyandıran şiir yazıları yazıyordunuz. Aklıma ilk gelenler, Edip Cansever’in “Mısra İşlevini Yitirdi”, Cemal Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman”, Turgut Uyar’ın “Çıkmazın Güzelliği” başlıklı yazıları. Bunlar o kadar çok yankı yaptı ki, kendileri fikir üretmeyen birtakım eleştirmenler, bu yazılardaki sloganlarla uzun sire geçinebildi. Bugünse, Cemal […]

devamını oku »

İstanbul’un ve Türkiye’nin en önemli edebiyat etkinliklerinden biri olan Uluslararası İstanbul Şiir Festivali 11-15 Eylül 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 11 Eylül Salı 18.00 Şiir Okuması Tanpınar Edebiyat Müzesi (Alay Köşkü, Gülhane Parkı) Catharina Gripenberg Fatma Çolak K. Michel Katerina Iliopoulou Pedro Rodríguez Pacheco Süreyya Aylin Antmen Tugrul Keskin Turgay Fisekçi 19:30 Açılış Töreni Pera Müzesi […]

devamını oku »

Dağlarca, bugünlerde yeni bir eve geçecekti. Bilmem taşındı mı. Kitaplarını büyük mukavva kutulara yerleştirmek için bir hafta uğraşmış. Çok kitabı var. İlhan Berk Ankara’dayken, bir gece onlarda kalmış, gece kitaplığının bulunduğu salonda yatmıştım. Uyku tutmadı, kalktım, kitaplarla uğraşmaya başladım. Umulmayacak kadar az kitabı vardı. Yalnız her zaman yararlanabileceği, yeniden yenide okuyabileceği yapıtları evinde tutuyormuş. Gerisini, […]

devamını oku »

Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam  Sana uzun heceli bir kent vereceğim  Girilince kapıları yitecek ve boş!  Azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler  Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!   Ece Ayhan uzun süre görmezden gelindi. Bir nevi sansür uygulandı. Devletin değil, onun uzlaşmaz tutumundan tedirgin olan ebebiyat çevrelerinin, eleştirmenlerin, antoloji hazırlayanların görünmez sansürüydü. Kemalizmi, sosyalizm olarak yutturmaya çalışan aydınların kendi korkularının sansürü. Bu […]

devamını oku »

Kitapların adlarını, içerikten bağımsızlaştırıp yeni anlamlar yaratmak mümkün. Siz de kendi cümlelerinizi oluşturarak yeni anlamlar yaratabilirsiniz. Başlıkta “şiir” dediğimize bakmayın, size anlamlı gelen herhangi bir cümle paylaşım için yeterli. Yukarıda gördüğünüz fotoğrafla başlayan etkinliği siz de fotoğraflarınızla zenginleştirebilirsiniz. Bizden iki örnek: Şafakta verilmiş sözüm vardı                     […]

devamını oku »

Nâzım Hikmet’in şiirlerini caz müziğine uyarlayan Defne Şahin, onun şiirlerinde en çok özgürlüğe duyular özlem, doğa ve kardeşlikten etkilendiğini söylüyor. “Sesimin en güçlü enstrümanım olduğu kanısına oldukça erken vardım”diyen Berlinli caz şarkıcısı Defne Şahin, mayıs ayında çıkardığı ilk albümü“Yaşamak – To live with the words of Nazım Hikmet” kapsamında Türkiye turnesine çıkıyor. Küçük yaşta piyano, perküsyon, […]

devamını oku »

Aşk insanın birbirini vazgeçilmez tutkusuyla istemesidir. Aşk, yasa dışıdır, gizlidir. Şiir de aşk gibi, meşru şiir yaşamaz. Mutluluğun şiiri olmaz. Mutluluğun aşkı da olmaz. Olsa da adını başka türlü koyalım, mutluluk diyelim, karı-kocalık diyelim, dostluk diyelim. Ama aşk demeyelim. Evlenince aşk mutlaka biter. Çünkü aşk, yanlı, ilkel bir duygudur. Sanki aşkta bir savaş hali vardır. […]

devamını oku »

Aşkın en kötü yanı aşk hakkında konuşturması, en iyi yanıysa şiir okutmasıdır.   Aşık olduğunuzda şiir okumak sizi genişletir, iliklerinize kadar işler sözcükler. Daha önce saçma gelebilecek “romantik palavralar” şimdi size dar gelir. (Siz geniş romantik alanlar umuyorsunuzdur artık. – İşte böyle olur; her şeyi tahrif etme küstahlığı gelir yerleşiverir üzerinize.) Aşkın bin türlüsü olduğunu […]

devamını oku »

Nâzım Hikmet , Londra Metrosu trenlerinde düzenlenen ‘Yeraltında Dünya Şiirleri’ (Worlds Poems on the Underground) sergisinde şiiri yayımlanan altı şairden biri oldu. Şairin ‘Geceleyin Bakü’ adlı şiirinin İngilizce çevirisi, metrodaki vagonların duvarlarında Londra’da yapılacak Olimpiyat Oyunları’ sonuna kadar sergilenecek. Sergide Nâzım Hikmet ile birlikte Sujata Bhatt, Niyi Osundare, John Agard, Imtiaz Dharker, Lotte Kramer’ın birer […]

devamını oku »

Hans Magnus Enzensberger anlatıyor:  Bir şiir nedir? Sanat dünyayı değiştirebilir mi? Yaratıcı edimin doğası nedir? -Bilmiyorum. Hemen genel şeyler üzerinde konuşmaya yönelen kimse, özel ve somut olana karşı koyamamakla suçlanacak. Konumuz üzerinde düşünce yürütmüş yüce bir selefime dayanarak, amacımı daha kesin belirlemek istiyorum. Uzun zaman önce. Yüzelli yıl önce Edgar Allan Poe “bir şiir nasıl […]

devamını oku »

Ferdinand de Saussure, “Genel Dilbilim Dersleri” kitabında, dilin toplumsal bir olgu örneği olduğunu ifade eder. Dilin kollektif karakteri ve konuşmanın bireyci kullanımı dolayısıyla dil ile konuşmayı da birbirinden ayırır. Dil, konuşmacıların ruhsal durumlarına ya da toplumun evrimine indirgenemez, toplumsal, edilgen kurallar bütünü; konuşma ise öznel ve etkendir.[2] Toplumsal bir olgu olarak dil, sözleriyle bütünün eksik bir yansımasını […]

devamını oku »

U2'nun solisti Bono, Charles Bukowski'nin 'Roll the Dice' ve 'The Crunch' şiirlerini seslendirdi. Daha önce 'The Laughing Heart' şiiri Tom Waits’in çakıllı sesinde hayat bulan Charles Bukowski’ye, bu defa rock müziğin diğer ucundan bir isim, Bono ses verdi. İlk olarak Bukowski’nin 'What Matters Most is How Well You Walk Through the Fire' (1999) adlı kitabından […]

devamını oku »

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından verilen 16. Altın Portakal Şiir Ödülü Mahmut Temizyürek'e değer görüldü.  Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Ahmet İnam, Mustafa Durak ve Ahmet Telli'den oluşan 16. Altın Portakal Şiir Ödülü jürisi, 2011 yılında Kırmızıkedi yayınları arasında çıkan 'Yalangezen' adlı eserinden yola çıkarak bu yılın ödülünün Mahmut Temizyürek'e verilmesini kararlaştırdı.  Konuyla ilgili yapılan açıklamada Doğan Hızlan başkanlığındaki jürinin gerekçeli kararında, şu ifadelere yer verildi: "Temizyürek'in ödüle değer […]

devamını oku »

Ömer Erdem, Kör'deki dizelerinde geleneksellik ve 'iki kişi olma' gibi temalarla şiirseverlere sesleniyor. Erdem, hem içeriden hem dışarıdan bakar; hem kendine hem de 'dünya yüküyle şişmiş' insanoğluna. Ömer Erdem, Kör adlı kitabında yer alan 'Kuş Bakışı' şiirinde 'Geldi vakti görmenin/ geldi vakti görmenin/ geldi vakti görmenin' diyor! Bu yinelemenin estetik kaygıyla ya da ritim yakalama […]

devamını oku »

Şair Adnan Yücel’in ölümünün 10. yılı vesilesiyle 8-9-10 Haziran 2012 tarihlerinde Edebiyat ve Sanat Festivalikapsamında şiir ve öykü yarışması düzenlenecektir. 22 Temmuz 2002 tarihinde yitirdiğimiz şiirimizin önemli temsilcilerinden Adnan Yücel’i ve yapıtlarını genç kuşaklara aktarmayı ve tanıtmayı amaçladığımız yarışma için öykülerinizi ve şiirlerinizi bekliyoruz. Katılım Koşulları  ŞİİR KİTABI DALINDA: Daha önce kitabı yayınlanmış şairler, yayınlanmış […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r