Masthead header

Category Archives: yaşar öztürk

“Orta yapıda bir adamdı; yüzü, daha yaşlanmadan yaşlı bir görünüş almıştı; ağırbaşlı, hoş bir dostluğu vardı; yükseklerden uçan canlı zekâsıyla bir yerlere varmaya çabalarken, anlamaktan daha çok hayran kalırdı ona insan. Ama bir şey anlatmak istediği zaman öyle kolay öyle çabuk dile getirirdi ki kendini, belleği de öyle güçlü öyle işlekti ki, kocaman bereketli bir […]

devamını oku »

Alexander Pope’un “İnsanlığın en bilge, en parlak, en bayağı kişisi” olarak özetlediği Francis Bacon bilimsel düşüncenin babasıydı. Bacon’ın babası, kraliçe Elizabeth’in yirmi yıllık saltanatında Adalet Bakanlığı yapan ayrıcalıklı bir eğitmendi. Hazine bakanının baldızı olan annesi, sadece Yunanca mektuplaşma zevkini tadabilmek için okuyan seçkin bir Tanrıbilimci ve dilciydi. Ailenin son üyesi gözdeydi. Zekâsını çocukluğunda hissettiren Bacon’ın […]

devamını oku »

Sadece şair olarak değil yaşamı, düşünceleriyle çağını ve çağımızı etkileyen Tevfik Fikret ölümümün 103. yıldönümünde başyapıtı Rübab-ı Şikeste’nin yeni baskısıyla ışıldamayı sürdürüyor. Türk edebiyatının Batılılaşma sürecine büyük katkıda bulunan, Edebiyat-ı Cedide, diğer adıyla Servet-i Fünun Edebiyatı’nın en büyük temsilcilerinden biri sayılan Tevfik Fikret Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz) yapıtında insana ve doğaya dair konuları dönemin yazın […]

devamını oku »

1500 yıl önce Filistin’de doğan kendini söz söyleme sanatı alanına veren Procopius, hukukçu olarak Bizans sarayının dikkatini çekti. Bizanslı komutanlarla savaşlara katılan ve bunları yazarak tarihçi kimliği edinen Procopius yazdığı cilt cilt kitaplarına sonradan birini daha ekledi: Bizans’ın Gizli Tarihi. Procopius’un içinde tuttuğu, o koşullarda söyleyemedikleriydi. “Gayri Resmi”, “Gizli” yapıt yıllarca saklı kaldı. Bin yıl […]

devamını oku »

Yakın zamana kadar sadece emekçilerin kutladığı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü içi boşaltılarak Dünya Kadınlar günü adı altında üretmeye değil, tüketmeye yönelik bir ticari etkinliğe dönüştürüldü. Sadece 8 Mart mı? Yine emekçilerin bayramı olan 1 Mayıs da, dinsel anlamı olan 14 Şubat Aziz Velantine ya da “sevgililer günü” de aynı bakış açısının açık emellerine […]

devamını oku »

1972 yıl önce doğan Plutarkhos, yazdığı Yunan ve Romalı ünlü kişilerin biyografileri ile gelecek kuşakların geçmişte olup bitenleri daha iyi anlamalarını sağlayan sayılı yazarlardan biriydi. Yalnızca maddi açıdan değil kültürel açıdan da zengin bir ailenin çocuğuydu. Ailesi onun sadece mal bekçisi ve para biriktirici biri olarak kalmasını istemediği için Atina’ya iyi bir öğrenim görmeye gönderdi. […]

devamını oku »

Antik yazıtlardan günümüze ulaşan binlercesi, onları yazdıranları yüceltmesine karşın, araştırmacıların titiz çalışmaları sonucu o dönemi aydınlatan belgelere dönüşüyorlar ama bunlar bile tartışmaların sonunu getirmiyor. Tarihin en ilginç konuları tarihçilerin uyuşmazlığa düştüğü konulardır. Herkesçe kabul edilen konular pek azdır ve aslında pek de heyecan uyandırıcı değillerdir. Eric H. Cline ve Mark W. Graham’ın kaleminden çıkan Antikçağ […]

devamını oku »

İÖ 484 yılında Halikarnassos’ta yani bugünkü adıyla Bodrum’da doğan “Tarihin Babası” Herodot soylu, sanat ve edebiyata düşkün bir ailenin çocuğuydu. “Önce şairleri vururlar” derler… Son büyük destan epik ozanı, şiire yeni bir soluk getiren dayısı Panyassis’i öldürten Bodrum tiranı Herodotos ve ailesini Samos’a sürdü. Sürgünde kendini geliştiren Herodotos Bodrum’a, yurduna geri döndü ancak Tiranı ortadan […]

devamını oku »

Üç büyük Batı dininin kaynağı olduğu için saygı duyulan Yahudilerin kutsal kitabı Eski Ahit üzerine cesur, radikal hümanizm yorumu. Marksistlerin Freudcu, Freudcuların Marksist diyerek araya mesafe koymaya çalıştıkları Erich Fromm çağımızın en aydınlık ve sevgi dolu aydınlarındandı. Savaşın dayanılmaz kuşatması altında barışı, sevgiyi, hümanizmi savunan cesur bir yürekti. Günümüzde Eski Ahit’in hâlâ geçerliliğini koruduğunu iddia […]

devamını oku »

İnsanın garip bir yanı kimi değerleri, güzellikleri, yücelikleri yaşarken, elinin altındayken fark edememesidir. Çoğu zaman yitirdiğinde ayırdına varır. Bunlardan biriydi Nikola Tesla. Bir dâhiydi, Leonardo Da Vinci’nin nasıl efsanesi defterleri her aralandığında büyüyorsa Tesla da bilim deryasına düştüğü günden beri dalgaları halka halka yayılıp insanlığı hayranlık ve şaşkınlığa uğratmayı sürdürüyor. Özel yaşamı konusunda kapalı bir […]

devamını oku »

Tembellik Hakkı, Tembellik hakları ellerinden alınanları uyandırmaya devam ediyor. Lessing’in “Sevmek ve içmek dışında, tembellik etmek dışında her şeyde tembellik edelim,” sözleriyle giriş yaptığı kitapta Lafargue deliliğe tutulduğunu düşündüğü insanlığa sesleniyor: “Kapitalist uygarlığın egemen olduğu milletlerin işçi sınıfları tuhaf bir deliliğe yakalanmıştır. Bu delilik, insanlığa iki yüz yıldan beri işkence yapan bireysel ve toplumsal yoksulluğu […]

devamını oku »

Cambridge Üniversitesi’nde yürüttüğü bilimsel çalışmalarla bildiklerimizi, doğru sandığımız gerçekleri altüst eden Cohen, Kötülüğün Anatomisi adlı yapıtıyla da bunu sürdürüyor. Otizm uzmanı olarak ün yapan otistik çocukların dünyayı algılama biçimlerini anlatmak için mindblindness (zihin körlüğü) terimini geliştiren Cohen, gelmiş geçmiş en büyük iki bilgin, Einstein ile Newton’un otizmin özel bir biçimi olan “Asperger Sendromu” acısı içinde […]

devamını oku »

Birçok (özellikle felsefe) kitabın kapağını süsleyen Raphael’in “Atina Okulu” resminde Platon elinde hangi kitabı taşıyor dersiniz? Olgunluk çağının eseri Timaios’u. Timaios ilkçağ ve ortaçağ felsefesini derinden etkilemesi dışında Hıristiyanlığın Platon’un felsefi gücünü içselleştirmesi, Platon’a Hıristiyan elbisesi giydirilmesindeki kilit kitaptı. Karanlık ve güç anlaşılan damgası vurulan yapıt başta Aristo ve Epikuros olmak üzere, Musevi, Hıristiyan ve […]

devamını oku »

Socrates, Platon’un ünlü Devlet kitabında “Filozofların hükümdar ya da bu dünyanın krallarının ve prenslerinin felsefenin gücüne ve tinine sahip olmasını” diler. Filozoflar kral ya da krallar filozof olmazsa birey ve kamunun mutsuz olacağını söyler. Laf olsun diye söylemiyor bunları ve o günden bugüne insanın, toplumun, insanlığın, ülkelerin ve dünyanın mutsuzluktan kurtulamaması Socrates’i doğruluyor. Gelmiş geçmiş […]

devamını oku »

Augustinus, Antikçağ, İran/Uzakdoğu, Ortadoğu, Afrika düşünce ve inançlarını tanıyarak, yaşayarak süzgecinden geçirip çağdaş felsefenin önünü açtı. Düşünceleri, yapıtları kadar hayatı da ilginçti. Yaşamı sekiz bölümlü bir romandı. (Ağırlıklı olarak) inançlı, erdemli Hıristiyan annesinden ve pagan babasından aldığı eğitimle geçen çocukluk, hamlık dönemiyle başlayan hikâyenin ikinci bölümü Cicero’nun kitabı Hortensius’dan etkilendiği güne kadar geçen şehvetin kılavuzluğundaki […]

devamını oku »

Barışın, sevginin, özgürlüğün ve güzelliğin izini sürerken aslında birilerine yaranma kaygısı gütmeyen bir düşünürdü Fromm. Günümüze parmak uçları ile her şeye ulaşabilme olanağı içinde körleşme yaşayanların yanında Fromm örneğin daha yeni basılan Philip Zimbardo’nun Şeytan Etkisi gibi uzun araştırma ve deneylere dayanan çalışmaları elyazmalarından okuyarak bugün doğru bildiğimiz pek çok şeyin tam tersi olduğunu 50 […]

devamını oku »

Masallar, dinler, kimi siyasal akımlar yaşanan acıların, başa gelen kötülük, felaketlerin ardından sonun, mutlu günlerin, ödülün geleceğini vurgular. İnsanlar da bu düşünce ve duygularla önlerindeki veya içine düştükleri hendekleri aşmaya çalışır. Bir de Polyannacılık ya da psikolojide “Tatlı Limon Davranışı” olarak adlandırılan, “her olumsuzlukta olumlu bir yan arama”, “her işte bir hayır vardır”, “bardağın dolu […]

devamını oku »

Kimi yapıtların adından sıkça söz edilir. Çağlarını aşan bu eserlerden alıntılar gezer dolaşır. Ancak bu yapıtları bir bütün olarak olduğu kadar duru bir dil ve eksiksizce okumak pek mümkün olmaz. Özellikle Farsça kaleme alınan başyapıtları aradan geçen on/yüz yıllar sonra da olsa okuma olanağını sunan değerli bir köprüdür, Mehmet Kanar. Samed Behrengi’den Mevlana’ya uzanan Doğu’nun […]

devamını oku »

Ailede, arkadaşlıkta, komşulukta, sokakta, hastanede, okulda, mezarlıkta… hayatın her alanında insanın insanla olan ilişkisini belirleyen egemen güç para oldu. Arkeolojinin yüz akı Halet Çambel sadece geçmişi değil geleceği de kazıyordu, gün ışığına çıkarıyordu. Halet Çambel 30 yıl önce “Para Allah Oldu!” dediğinde ilginçtir sadece yayınladığı çıplak kadın fotoğraflarına ünlü Tan gazetesi ilgi gösterdi, sözleri sekiz […]

devamını oku »

Her canlı kazanma odaklı yaşar, bir anlamda kazanmak yaşamaktır. Daha okula başlamadan bir at yarışına dönüştürülen yaşam yolculuğu boyunca tartışma ve kazanma sürüp gidiyor. Avukatlık mesleğinde zirveye çıkmayı başaran Gerry Spence savunmanlık sanatını hukukun sınırları içinden alarak hayatın her alanına yayıyor. Dayatılan “Adalet”in karşısında boynunuz kıldan ince değildir diyerek tartışma ve kazanma sanatının geleneğin kozasını […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r