Masthead header

Category Archives: Şule Tüzül

Banu Özyürek’le önce ikinci kitabı Poz*’da karşılaştım. Öykücülüğüne ilk Poz’la hayran kaldım. Ne zamandır ilk kitabı Bir Günü Bitirme Sanatı’nı okumak istiyordum, kitaplar yeni baskıları çıkınca kendilerini hatırlatırlar, Everest Yayınları’ndan yeni baskısı çıkınca zamanıdır diyerek onu da hayranlıkla okudum. Öncelikle şunu söylemeliyim. Banu Özyürek’in öykücülüğü açısından iki kitap arasında hiçbir fark yok. Yani Bir Günü […]

devamını oku »

Bazen karşınıza birileri çıkar. Gariptirler. Aslında siz de garip hissedersiniz kendinizi; ne uzaklaşabilirsiniz, ne rahatça yakınlaşırsınız. Adını koyamadığınız, anlamlandıramadığınız bir şeyler vardır işte. Çünkü hepimiz belirli kalıpların, kuralların, alışkanlıkların içinden geçip gelmişizdir şu ana. Tedirgin bir mesafede sürer ilişkiniz. Biraz eğlenceli görünürler, biraz duyarlı. Bazen çok anlamsız laflar ederler, dünyanın en anlamlı sözlerini söyler gibi. […]

devamını oku »

İlk yayımlandığı 1959 yılından beri üzerine çok yazılıp söylenen bir roman Aylak Adam. Ben geçtiğimiz günlerde okuma şansı buldum. Bir edebiyat eseri olarak ününü hak eden bir kitap. Yusuf Atılgan’ın dili, anlatımı ve kurgusu, aradan geçen yıllara ve kendisinden sonra yazılan bunca başarılı esere meydan okurcasına başarısını aynı tazelikle koruyor. Üstelik Yusuf Atılgan’ın ilk romanı. […]

devamını oku »

Jehan Barbur, sadece müziği ile değil, edebiyat alanında da şiir kitaplarının yanı sıra söyleşi ve denemeleri ile harika işlere imza atıyor. Daha önce Baba Öyküler kitabını okumuştum. Sadece kitapta yer alan birkaç isim için okumaya başladığım kitabı elimden bırakamamıştım. Tomris Uyar üzerine yazdığı kitabını okumaya başladığımda bu nedenle heyecan içindeydim. Hayal kırıklığına uğratmadı beni; hem […]

devamını oku »

“Vahşi kapitalizm yoktur, vahşi insan vardır.” diye başlıyor Mine Söğüt’ün Can Yayınları’ndan çıkan son kitabı Alayına İsyan. Yazının başlığını, kitap üzerine Haydar Ergülen’in paylaştığı bir twitter mesajından aldım. Hem kitabı hem Mine Söğüt’ü en iyi anlatan ifadelerden biri bence. Mine Söğüt, 2013 yılında, tam da Gezi’nin başladığı dönemde, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşe yazılarına başlamıştı. Ben kitaplarından […]

devamını oku »

“Beynin cinsiyeti var mıdır?” sorusuna en basit, en anlaşılır şekilde cevap veren bir kitap Kadın Beyni Erkek Beyni. Doktorasını Fizyoloji Anabilim Dalı’nda “beyin cinsiyeti” üzerine yapmış olan Serkan Karaismailoğlu tarafından kaleme alınan kitap, kadın erkek ilişkilerinde hemen herkesin deneyimlediği birçok olay ya da soruna bilimsel açıklamalar getiriyor. Yazarın mizahi dilinin de katkısı ile eğlenceli ve […]

devamını oku »

Bir kitabı okurken, o sırada içinde bulunduğunuz bireysel ya da toplumsal durum ve koşullarla ilişki kurmanız kaçınılmazdır; her kitap okuduğunuz süreç boyunca yaşama baktığınız pencerenin yerini, ışığını, açısını etkiler. Bu etkilenme karşılıklıdır aslında; bir kitabı okurken yaşadıklarınız da kitaba bakışınızı, yakın ya da uzak hissetmenizi, anlayışınızı etkiler. Bu nedenledir ki bir kitabı farklı zamanlarda okuduğunuzda […]

devamını oku »

En az birkaç kitabını okumuş bir Milan Kundera okuru iseniz, elinize yeni bir Kundera romanı aldığınızda az çok ne ile karşılaşacağınızı tahmin edebilirsiniz. Ama her seferinde şaşırtır sizi Kundera; her romanında kullandığı yazım tekniklerini, kurguyu, üslubu, anlatımı, özetle romana dair her ne varsa tümünü büyük bir ustalıkla biraz daha öteye taşır. Ölümsüzlük isimli romanını okurken […]

devamını oku »

Tuğçe Isıyel, yazılarını yıllardır beğeni ile takip ettiğim yazarlardan biri. Klinik psikolog ve psikoterapist olarak sadece psikoloji alanında değil, başta edebiyat olmak üzere birçok farklı disiplinde edindiği birikimi de yansıttığı yazılarının yanı sıra hem edebiyat hem de psikoloji alanındaki birçok kitaba katkı vermiş bir yazar. İlk kitabı Ya Hiç Karşılaşmasaydık Ocak ayında yayımlandı. Kitap, Isıyel’in […]

devamını oku »

“Uzaklıkların en esaslısı, asla coğrafik değildir.” demiş John Fowles. Çoğu zaman en yakınımızdaki insanlarla bir türlü ortak bir iletişim noktası bulamazken, birbirimizi anlamakta zorlanırken, dünyanın başka bir ucunda hiç tanımadığımız insanların hikayesinde kendimi bulmanın tadı doyumsuz şaşkınlığını benim gibi birçok insan sık sık yaşıyor olmalı. Benzer şekilde, bir yere, bir coğrafyaya ait olmadığını, yurtsuzluğunu kanıtlamak […]

devamını oku »

Hayvanların insanlar gibi duyguları var mı? Keder ya da sevinç duyabilirler mi? Yas tutarlar mı? Nasıl? Sevgi ya da nefret duyabilirler mi? Özellikle ismi ve bir fil profilinin bulunduğu siyah yoğun kapak fotoğrafı ile dikkatimi çeken Barbara J. King’in Hayvanlar Nasıl Yas Tutar? isimli kitabının önsözünde King, bu kitaptaki amacının bu sorulara bilimsel yanıt aramak […]

devamını oku »

Hürriyet Kitap, geçtiğimiz Ekim ayında önemli bir çalışmayı yayın dünyamıza kazandırdı: Tarihe Yön Veren 100 Sporcu. Kitabın amacı ve hedef kitlesi, isminden kolayca anlaşılsa da çalışmanın nitelikli içeriği okuruna çok daha fazlasını sunuyor. Dünya çapında en üst derecede başarılara imza atmış sporculara ait her bir hayat hikayesi elbette birbirinden etkileyici, diğer yandan başarı ve mutluluğun […]

devamını oku »

Yazıya, üzerine yazmak istediğim kitabın çevirmeni ile başlayacağım, çünkü kitabın Türk okuruna ulaşmasındaki en önemli etken şiir eleştirmeni, yazar ve çevirmen Erhan Altan. Altan, uzun yıllardır yaşamını İstanbul ve Viyana’da sürdürürken, Avusturya edebiyatı ve Türk edebiyatı arasında, özellikle şiir konusunda, kendisini gönüllü bir elçi olarak da görüyoruz. Somut/deneysel şiirin ülkemizde halen inatla yoluna devam etmesini […]

devamını oku »

İyi bir öykü kitabı okuduğumda, yazarına öykülerinden dolayı hayranlık duymamın yanı sıra yüzlerce binlerce başarılı kitabın arasından sıyrılıp kendi dilini bulup o dili kullanarak o öyküleri oluşturabilmiş bir yazarla karşılaşmanın memnuniyetini duyuyorum. Ne mutlu bize ki son yıllarda ardı ardına genç öykücülerimizin harika kitapları ekleniyor edebiyatımıza. Banu Özyürek onlardan biri. İkinci kitabı Poz’u henüz bitirdim; […]

devamını oku »

Rusya… 1850’ler ve 60’lar. Köylü reformunun sürdürüldüğü, iktidara karşı halk muhalefetinin her geçen gün daha da çoğaldığı ve güçlendiği bir dönem. Muhalif hareketin öne çıkan en önemli isimlerinden biri: Nikolay Gavriloviç Çernişevski. Haliyle iktidar için en güçlü düşmanlardan biri. Tarih boyunca tekrarlanan bilindik senaryo ona da uygulanıyor: sudan sebeplerle tutuklanıyor, yargılanıyor, önce iki yıl hücre […]

devamını oku »

İlk basımı 1990 yılında yapılan, günümüze kadar birçok dile çevrilen ve veganların kutsal kitabı kabul edilen Etin Cinsel Politikası, “Her yıl 31,1 milyar, her gün 85,2 milyon, her saat 3,5 milyon, her dakika 59.170’in anısına” diyerek başlıyor. Yazarı Carol J. Adams ömrünü, ötekileştirilen, hakları yenen, şiddet gören insanlara destek vermeye adayan bir feminist ve hayvan […]

devamını oku »

Vietnam Savaşı’na dair onlarca film izleyip kitaplar okuduktan sonra aynı konuda bir roman daha okumak pek cazip gelmeyebilir. Sırf bu nedenle, Tim O’Brien’ın Taşıdıkları Şeyler isimli romanı, üyesi olduğum bir okuma grubunda seçilmeseydi benim de okumayı tercih edeceğim bir kitap olmayacaktı. Okumaya başladığımda ise, kitabın ilk sayfalarında çok iyi bir edebiyat eseri ile karşı karşıya […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r