Masthead header

Category Archives: sel yayınları

Hipodrom Antikçağ’ın Romalılaştırma aracıdır. Bugün spor, barış, kardeşlik vs. gibi daha pozitif atıflarla anılıyor olmasına karşın, hiç bir dönem bu hedefe ulaşamamıştır. Kökeninde iktidar mücadelesi ve güç gösterisi olan bir aktivitenin kültürel anlamda olumlu manalar yüklenmesi kolay değildir ve hiç bir dönem de mümkün olmamıştır. Halkların güç mücadelesine duyduğu “sempati” iktidar sahiplerinin ilgisine mazhar olmuştu; muktedirler […]

devamını oku »

Sel Yayıncılık’ın sahibi yayıncı İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz hakkında Fransız şair ve yazar Guillaume Apollinaire’nin ”Genç Bir Don Juan’ın Maceraları” adlı kitabı nedeniyle “müstehcenlik” suçundan açılan davanın duruşması 17 Aralık Salı günü 11:00’da Çağlayan 2. Asliye Ceza mahkemesinde görülecek. Radikal’den Pınar Öğünç, davanın önemini şu sözleriyle vurguluyor: “İrfan Sancı, Sel Yayıncılık’ın kurulduğu 1990’dan […]

devamını oku »

“Bu dünyadaki yerim hakkında bütünüyle kararsızım; bu kentte, ailemdeki yerim hakkında.” Aşk, hastalık, cinsellik, memurluk, yaratıcılık, edebiyat, antisemitizm, Balkan Harbi, I. Dünya Savaşı, aile… Bir ömürden daha fazlası: Franz Kafka. En yakın dostu Max Brod’un “zamanımızın en büyük yazarı” notunu düştüğü, yazdığına pişman yazar. Biyografi, yaşamın arkeolojisidir; yaşanmışlığın, dünyaya bırakılan izin peşinden gitmek, zamanın tozunda […]

devamını oku »

Emrah Polat’ın yeni romanı Yüzler, Sel Yayıncılık tarafından yayınlandı. Romanda, üç karakterin bir günü anlatılırken geri dönüşlerle karakterlerin ve ülkenin yakın geçmişinden kesitler de görülüyor. Bu, aynı zamanda 12 Eylül ’80 ile karşılaşan ve çaresizlik içinde savrulan insanların da tarihi. İkiyüzlülük ise, Ankara’nın kendine özgü dokusunun fon olarak kullanıldığı romanın önemli izleklerinden biri. Arka kapak […]

devamını oku »

Sanat ve sosyal bilimler arası geçirgenliği sağlamaya çalışarak birlikte işlemelerini mümkün kılan, 1992 yılından itibaren kendine sosyoloji alanında özgün bir kulvar açmış Toplumbilim dergisi yine Ali Akay genel koordinatörlüğünde ve Teorik Bakış ismiyle yoluna Sel Yayıncılık ile devam ediyor. İlk sayının dosya konusu ise “zamansız” yazar Bilge Karasu. Teorik Bakış 4 ayda bir yayımlanacak. Sayı […]

devamını oku »

Kitabın kendi müstakil serüveni Perec külliyatındaki serüvenlerden, iç içe geçmiş ve birbiriyle çakışan, birbirini örten ve saklayan, birbirini açan ve yayan karmaşık kurgudan hiç de farklı değil. Bir “ilk roman”ın böyle bir serencamı olunca, insan ister istemez kitabın kendini gerçekleştiren bir kehanetten farksız olduğunu düşünüyor. Non frustra vixi! 1975 tarihli devasa kitap Yaşam Kullanma Kılavuzu’nun […]

devamını oku »

Sel Yayıncılık cüretkâr bir işe girişmiş yine ve Jeanette Winterson’un Bedende Yazılı adlı verimini dilimize kazandırmış. Dolu dolu aşk anlatılıyor romanda ama öyle ağdalı cümlelerle, beylik sözlerle değil. Ulu orta, açık saçık, kuralları tersine çevirerek ve samimi… Bir ilişki ister istemez bitince, şöyle cümlenin sonu gibi bir bitiş olmaz. Bir ilişki bitince, yani sen ve o […]

devamını oku »

Georges Perec’in 1957 ile 1960 yılları arasında, henüz 20’li yaşlarının başlarındayken kaleme aldığı ilk romanı, konusu kadar uzun ve maceralı yayınlanma süreci de ilgi çekici olan Paralı Asker Sel Yayıncılık etiketiyle yayınlandı. Taslak ‘La nuit’ (Gece), ardından ‘Gaspard’ ve ‘Gaspard pas mort’ (Gaspard Ölmedi) versiyonlarından sonra, nihayet ‘Le Condottière’ (Paralı Asker) başlığıyla mevcut biçimini aldı. […]

devamını oku »

“Gerçek bir sanat yapıtının, roman olsun, şiir olsun, resim olsun, her zaman anlaşılamayan / açıklanamayan bir yanı vardır. Ola ki, onu sanat yapıtı yapan nitelik de bu yanıdır. O yapıtı anladığımız ölçüde, bu gizeminin ayrımına varırız. Ayrımına varmak-söylemek gerekli mi-gizi anlamak ya da kavramak değildir. Açıklamak ve çözümlemekse hiç değil. O gizemin varlığını duymaktır. İşlevini […]

devamını oku »

Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in hemen öncesinde kurulan ilk sosyalist partiler, Osmanlı Sosyalist Fırkası ve ardından aynı çevrenin kurduğu Türkiye Sosyalist Fırkası, 1910-1922 yılları arasında İstanbul’da faaliyet göstermiş; dönemin bütün ideolojik ve siyasi rüzgârlarından etkilenmiş, hem İttihatçı hükümetlerin baskılarına direnmiş hem de işgal ordularının denetimindeki İstanbul’da sosyalizmin “Osmanlı amele sınıfıyla” buluşmasına öncülük etmiş özgürlükçü hareketlerdir. […]

devamını oku »

John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar’ı 1937’de yayımlandıktan sonra kitaptaki karakterlerin dilleri sert ve saldırgan olduğu gerekçesi ile sıklıkla sansür edilmiştir. Steinbeck bir karakter ustasıdır, romanlarında döneme uygun karakterler yaratır. Fareler ve İnsanlar 1930 Büyük Bunalımını anlatır. George Milton ve Lennie Small, Büyük Bunalım sırasında iş bulabilmek için sürekli devinim halindedirler, nerede ve nasıl bir iş bulurlarsa […]

devamını oku »

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, John Steinbeck‘in –M.E.B’nin belirlediği 100 Temel Eser arasında bulunan- “Fareler ve İnsanlar” romanındaki bazı bölümlerin “gayri ahlaki” olduğu gerekçesiyle sansürlenmesini istemesi ve yine, 100 temel eser arasında bulunan “Şeker Portakalı” adlı kitabı derste ödev olarak okutan öğretmene soruşturma açılması üzerine özellikle sosyal medyadaki yoğun tepkiler üzerine gözler siyasilere […]

devamını oku »

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, John Steinbeck‘in –M.E.B’nin belirlediği 100 Temel Eser arasında bulunan- “Fareler ve İnsanlar” romanındaki bazı bölümlerin “gayri ahlaki” olduğu gerekçesiyle sansürlenmesini istedi.  Birgün gazetesinden Gülsen Candemir’in haberine göre İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, “ahlaki olmayan bölümler içerdiği” gerekçesiyle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın liselerde […]

devamını oku »

-Erkek gibi giyinmek isteyen her kadın Emniyet Müdürlüğü‘ne gelip izin isteyecektir. -Bu izin, yetkili sağlık görevlilerinden alınan belgeye göre, belediye başkanı ve polis komiserlerince verilecektir. -Bu belgeyi almadığı halde erkek kılığında gezen kadın tutuklanacaktır. Paris Emniyet Müdürü Dubois 7 Kasım 1880 Tarihin eskiliği yüzünüze bir gülümseme yaydıysa hemen toparlayın onu. Sel Yayıncılık‘tan çıkan Pantolonun Politik […]

devamını oku »

“Gezgin, tam da fallusun özel bağlamlarını okunur kılmaya dönük bir niyetle yazmış kitabını. Amaç, “doğal olanın kültüre, kültürün iktidara dönüşümü”nü görünür kılmak. Bir üreme ve boşaltım organı olarak penisten –ki bağlamsaldır; hep birine aittir-, bir iktidar ve güç sembolü olarak fallus gösterenine –ki bağlam dışı bir evrensellik iddiası vardır; bireyi aşar- geçişin evreleri ve anlamlarına […]

devamını oku »

I Bugün, Chuck Palahniuk ve William S. Burroughs’la ilgili yapılan tartışmaların bir benzeri, bundan on üç yıla yakın bir süre önce, Will Self’in, İletişim Yayınları tarafından yayımlanan, “Dal ve Budak” isimli kitabı hakkında da yapılmıştı. Temmuz 2000’de kitabı basan İletişim Yayınları, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu’nu göz önüne alarak kitabı beyaz bir poşet içinde satışa […]

devamını oku »

Terry Eagleton, Başak Yüce’nin çevirisiyle Sel Yayınları’ndan çıkan “Edebiyat Olayı” adlı kitabı boyunca çeşitli tonlarda, anlamın oluşumunda yazar, yapıt ve okur arasındaki -kimi zaman gerilimli- ilişkiden söz eder. Edebiyatın farklı disiplinlerle ilişkilerini betimleyen kitap, edebi dilin yapısına pek önem vermeyen edebiyat felsefecileri ile kurmacanın gerçekliğini görmezden gelen edebiyat kuramcılarının küçük bir karşılaştırmasıyla açılır. Derken özcülük meselesine […]

devamını oku »

Enigma, bol edebiyat, bol aşk ve bol delilik armağan ediyor sizlere. “Normal” olanın dışına çıkmanın vakti diyorsanız ve edebi tutkularınızın sizi yönlendirmesine şimdiden hazırsanız bu kitaba bir göz atmanızda fayda var. Edebiyat sevgisi marazi takıntıların da bir bütünü aslında. Müziğin rengini göremeyen niceleri vardır kim bilir, üstelik kör bile değilken. Sessizliği duyamayanlar içinde ya da […]

devamını oku »

  I Sel Yayıncılık, bizleri Dünya edebiyatının önemli put kırıcı metinleriyle tanıştırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, 2011 yılı içinde William S. Burroughs’un Yumuşak Makine’sini yayımlamışlar ardından da aylar boyu sürecek bir hukuk mücadelesinin içinde bulmuşlardı kendilerini. Son olarak da Süha Sertabiboğlu’nun çevirisiyle Kathy Acker’ın Lisede Kan ve Cesaret’ini yayımladılar. Kathy Acker çok yönlü bir sanatçı. […]

devamını oku »

“Fareler ve İnsanlar”ı “İnci”den hemen sonra okursanız şunu fark edeceksiniz: Steinbeck’in romanlarında dile getirmek istediği yalnızca yoksul, dışlanmış insanların  yaşamı değildir. Onun  iki yapıtında da vurguladığı en önemli ruh hali  insanların mahkum oldukları hayalkırıklığının  hüznüdür. Kimi yazarların isimleri hep bir diğerini çağrıştırır. Sartre’ı Camus’yle;  Hemingway’i Steinbeck’le anarım örneğin. Aynı ülkenin yazarları olmaları, aynı dönemde yaşamaları […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r