Masthead header

Category Archives: onur uludoğan

I 1990’lı yılların ikinci yarısında dünyayı daha yaşanır bir yer kılmaya çalışan bir grup üniversiteli öğrenci olarak toplantı yapıyorduk. Olanca ciddiyetimizle, kantin boykotunu, türban yasaklarına göstermemiz gereken tepkinin ne olması gerektiğini ve buna benzer konuları tartışırken sık sık “Ahmet yoldaşın bu görüşüne katılmıyorum.”, “Ayşe yoldaş bu konuda haklı olabilir ama konjonktür buna müsait değil.” tarzı […]

devamını oku »

I Jaguar Yayınlarının ütopya, distopya ve bilimkurgu türündeki kitaplarını topladığı Prospero Kitaplığı 2018’in son aylarında bizimle buluşmaya başlamıştı. Soğuk Deri (Albert Sánchez Piñol) ve Acil Gerçekdışılıkta Maceralar (Max Blecher) seri içinde yayımlanan ilk iki kitaptı. İlerleyen zaman içinde, Cam Arılar (Ernst Jünger) ve Benim İki Dünyam (Sergio Chejfec) okurlarla buluştu. Bu dört kitaba genel bir […]

devamını oku »

I Nazi Almanya’sı ve İkinci Dünya Savaşı; üzerine sayısız makale, kitap yazılan, filmlere belgesellere konu olan bitmek bilmez bir derya. Versailles Antlaşması ile gururu kırılan bir halkın korkunç bir ekonomik krizin de etkisiyle yaşadığı savruluşunun ardından iktidara gelen Hitler’in, önce Almanya içinde sonra Avrupa’da ve nihayet neredeyse tüm dünyada yaşanmasına neden olduğu korkunçluklara dair öğrendiğim […]

devamını oku »

I 1999 depremini yaşayanlar hatırlayacaktır. Deprem bölgesinde olsun, olmasın hemen herkes yaşananları anlayabilmek adına televizyonlara kilitlenmiş ve büyük bir dikkatle dönemin Rasathane Müdürü, Jeofizik Mühendisi Ahmet Mete Işıkara’ya kulak verir olmuştu. Fay, kırık, büyüklük, şiddet, Kuzey Anadolu Fay Hattı gibi onlarca yeni kavramı o günlerde duymuş, anlamaya çalışmış ve gelecekte neler olabileceği üstüne kafa yormuştuk. […]

devamını oku »

I 1957 Honduras doğumlu Horacio Castellanos Moya, 1960 yılında babasının ülkesi olan El Salvador’da yaşamaya başlar ve orada büyür. 1979 yılında üniversite eğitimi için Toronto’ya gider. Yaşamının devamını Kosta Rika ve Meksika’da sürdürür. Bu süreç 1991’e kadar devam eder. 1991’de El Salvador’a dönen Moya, yaşamını çeşitli dergilerde çalışarak ve yazarak sürdürür. Moya, 31 Aralık 1995 […]

devamını oku »

I 28 Eylül 2016’da Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, memelilerin ortalama yüzde 0,3’ünün tür içi şiddet nedeniyle öldüğünü ortaya koyuyor. Alanı biraz daha daraltıp primatlara indirgediğimizdeyse bu oran yaklaşık olarak yüzde 2’ye yükseliyor. Alanı biraz daha daraltıp, insana baktığımızdaysa dönemsel dalgalanmanın oldukça yüksek olduğu sonucuna ulaşabiliyoruz. Örneğin, ortaçağda insanın insana uyguladığı şiddet nedeniyle ölenlerin oranı […]

devamını oku »

I Onur Ünlü, başta sinema olmak üzere elini attığı her alanda farkını ortaya koyabilen sanatçılardan. 2000’li yılların başında Ah Muhsin Ünlü adıyla, şiirlerini kendi olanaklarıyla kitaplaştırdığında, kitap elden ele dolaşmış ve kendi çapında bir okur kitlesi edinmişti. Gidiyorum Bu, adını taşıyan kitap kısa süre içinde kült statüsüne erişti, ikinci baskısı Sel Yayıncılık tarafından yapıldı ve […]

devamını oku »

I Demokratik rejimlerde bile sanatçıların iktidarla kurdukları ilişkiler her zaman sorgulanır. Demokratik olsun olmasın hemen her rejim, meşruiyetini pekiştirmek adına kültür sanat alanında etkin olmak, kabul görmek ister. Popülist, ılımlı otoriter figürlerin veya diktatörlerin yönetimde olduğu ülkelerde ise sanatçılardan, muhalefet göstermeseler bile egemen rejimle aralarına mesafe koymalarını bekleriz. Çoğunlukla da böyle olur. Kimi dönemlerde egemenler, […]

devamını oku »

I 12 Ocak 2019’da 70 yaşına giren Haruki Murakami, dünya edebiyatında, yaşayan yazarların arasındaki en popüler isimler arasında sayılabilir. 2. Dünya Savaşı’nın olumsuz etkilerinin sürdüğü 1949 yılında, Budist rahibin oğlu olan bir baba ile Osakalı bir tüccarın kızının birlikteliğinden dünyaya gelen Murakami “batılı” tarzda diyebileceğimiz bir eğitim alarak büyür. Waseda Üniversitesinde okurken tanıştığı Yoko ile […]

devamını oku »

I Evrim üzerine yapılan çalışmalar bize türümüzün, “öteki” diye adlandırabileceğimiz hemen her şeye acımasızca şiddet göstermesinin nedenlerini başarıyla açıklıyor. Sınırlı kaynakların paylaşımı için dişe diş mücadele ettiğimiz dönemlerden kalan savunma içgüdümüz, medenileştiğimizi iddia etmemize rağmen varlığını hâlâ koruyor. Bu açıdan baktığımızda, bölgesel ve kitlesel savaşlardan tutun da ırkçılığın ortaya çıkma nedenlerine kadar aklımıza takılan birçok […]

devamını oku »

I Üniversite yaşamını hakkını vererek yaşayan bir insan, hiç kuşku yok ki yıllar sonra bir durum değerlendirmesi yaptığında, yaşamının en güzel dönemlerinden birini yaşadığını söyleyecektir. Sosyal ve kültürel etkinliklere ulaşımın kolay olduğu, büyük kampüse sahip, nitelikli öğretmenlerin ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite, hemen herkese çok şey katar. Çoğu insan için aileden ilk defa uzaklaşılan, tek […]

devamını oku »

I Beat Kuşağı’nın tohumları 1940’lı yıllarda atılır. 1950’li ve 1960’lı yıllar ise bu kuşağı oluşturan sanatçıların en önemli eserlerinin yayımlandığı zamanlardır. Bu dönemde yayımlanan ve dönemine damgasını vuran eserler, aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ önemini korur, çokça okunur ve kendinden sonra gelen nesli etkisi altına almayı sürdürür. Jack Kerouac, Allen Ginsberg, Lucien Carr ve […]

devamını oku »

I 15 Temmuz darbe girişimi yaşandığında uzun sürecek bir yolculuğun başlarındaydım. Yolda olmanın getirdiği savruklukla ve internet erişiminin sınırlı olması nedeniyle olan bitene dair küçük parçaları öğrenmekten öteye gidememiştim. Birkaç gün sonra da yaşananların netleşmesi için zamana ihtiyaç olduğunu görüp gelişmeleri takip etmeyi bırakmıştım. Bununla birlikte kontrolüm dışında yaşanacaklar nedeniyle “Ya geri dönemezsem?” diye düşünmeden […]

devamını oku »

I Geçmiş, üzerinden geçen zamanla birlikte daha yorumlanabilir bir hale gelir. Yaşananlar sonuçlarını vermiş, biz değişmişiz ve olayları daha soğukkanlı bir şekilde yorumlayabilecek bir zemin oluşmuştur. Bu çerçeveden bakıldığında içinde bulunduğumuz anı yorumlamak ve anlamak en zor işlerden birisidir. Bu çaba, çoğunlukla başarısız bir girişim olmaktan öteye gidemez. On yıl veya yirmi yıl sonra bugünlere […]

devamını oku »

I Orhan Koçak, Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı ile Ayhan Geçgin’in üç romanını incelediği Tehlikeli Dönüşler isimli kitabının girişinde şu bilgileri verir: “Atılgan’ın Aylak Adam’ının ilginç bir yayımlanma ve kabullenilme tarihi var. 1958’de Yunus Nadi yarışmasında ikincilik aldıktan bir yıl sonra Varlık Yayınlarından çıkmış ve sınırlı bir övgüyle birlikte epey bir dirençle de karşılaşmıştı. Aynı yayınevinden […]

devamını oku »

I İletişim Yayınları, 2018 yılında kısa aralıklarla yayımladığı üç kitap ile yakın tarihimizde önemli yer tutan üç insanı daha, yakından tanımamıza fırsat verdi. İlk kitap, Şeyhmus Diken’in kaleme aldığı; çeşitli kaynaklardan derlediği tanıklıklar ile beslediği, kendi anıları ve fotoğraflarla zenginleştirdiği, “Ahmed Arif, Abisi Olmak Halkının.” İkinci kitap, Ercan Kesal’ın yalnızca kendi hatıralarından yola çıkarak, Metin […]

devamını oku »

I Anlatım biçimlerini ve kitaplarının içeriklerini beraber düşündüğümüzde yazarları iki grup içinde değerlendirebiliriz: Birinci gruptaki yazarlar her kitabında çeşitli anlatım biçimleri kullanarak birbirinden oldukça farklı eserlere imza atarlar. Örneğin 2017 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Kazuo Ishiguro, bu tür yazarlardandır. Günden Kalanlar’ı, Avunamayanlar’ı Beni Asla Bırakma’yı veya Gömülü Dev’i yan yana koyduğumuzda her biri sanki başka […]

devamını oku »

I Otoriter rejimlerin tamamı, varlıklarının ya da uygulamalarının sorgulanmasına neden olabileceği korkusuyla olsa gerek, güzel sanatların tamamından endişe duyarlar. Bu endişe, onları çeşitli önlemler almaya iter. Sanatçılara, yayıncılara ve hatta çevirmenlere bile çeşitli cezalar verme eğiliminde olurlar. Bu cezalar kimi zaman hapis ve para cezası olurken kimi zaman da itibar suikastı biçiminde olur. Dünya tarihinde […]

devamını oku »

I İsmail Güzelsoy, 1963 Iğdır doğumlu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okuduktan sonra bir süre turizm rehberliği yaptı. Bu alandaki birikimini 2009 yayında yayımlanan iki ciltlik İstanbul’un Gezi Rehberi isimli kitapta topladı.  Güzelsoy’un daha geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ise kurgu türündeki eserleri oldu. Bu türdeki ilk eseri, 2000 yılında yayımlanan Seni Seziyorum (Kitab-ı Mukadder) […]

devamını oku »

I Yayın dünyamızın hareketlendiği iki dönemden söz edebiliriz. İlk dönem, sonbaharda, Tüyap İstanbul Kitap Fuarı yaklaşırken başlar ve Fuar sürerken, yayınevleri o kış için hazırladıkları kitapları piyasaya sürerler. İkinci dönem ise ilkbaharın yaza evirildiği günlere denk gelir. Kaba bir niteleme yapacak olursak, ilk dönemde,  yayınevleri sezona hızlı bir başlangıç yapma kaygısıyla o sene için en […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r