Masthead header

Category Archives: metin celâl

Beyoğlu, Tanpınar demektir. Özellikle Galatasaray’dan Tünel’e doğru yürürseniz Ahmet Hamdi Tanpınar’ın adımları kulaklarınızda yankılanır. Sesini duvarlarda, varlığını gölgelerde hissedersiniz. Hayatının büyük bir bölümü Beyoğlu’nda, uzun yılları Narmanlı Yurdu’nda geçmiştir. En önemli eserlerini orada kaleme almıştır.  Garip bir restorasyon anlayışıyla Mimar Sinan Genim’in dış duvarlarını bırakıp içini tamamen değiştirdiği Narmanlı Yurdu’na girmeyin içiniz cız eder. Çünkü […]

devamını oku »

Bir dergi yazıhanesini, yayınevini ilk görüşüm 1976’dadır. Lise 2’deydim. Edebiyat öğretmenimiz, şair yazar Mehmet Başaran’ın yönlendirmesi ile Cağaloğlu Yokuşu’ndaki Varlık Yayınları’na gitmiştim. Amacım indirimli kitap almaktı. O zamanlar yayınevleri kendi kitaplarını bürolarından indirimli satarlardı. Varlık’ın bulunduğu iş hanına girdim, merdivenleri tırmandım, yayınevinin tabelasının bulunduğu kapıyı çaldım. Satış yerine girmeyi umuyordum, karşıma bir masada oturan bir […]

devamını oku »

Hüseyin Avni Dede, Beyazıt’ın yaşayan simgesidir. Adresi “Tek Şekerli Çınaraltı 34450”dir. Eskiden Çınaraltı çayhanesinin bulunduğu alanın hemen yanındaki, Sahaflar’ın girişindeki, Beyazıt Kütüphanesi’nin önündeki ulu çınarın altında durur. Beyazıt’a geldik mi gözlerimiz onu arar. Çünkü orayla özdeşleşmiştir. Sanıyorum 80’lerin başından beri her gün hiç aksatmadan tezgahını açıyor, kitaplarını, eski para koleksiyonunu sergiliyor. 40 yıldan fazla olmuş.  […]

devamını oku »

“İnternet üzerinden yapacağınız kitap alışverişlerinde öncelikle yayınevinin kendi sitesini tercih edin. İkinci tercihiniz sadece kitap satan siteler olmalı.” “Pazar yeri formatındaki sitelerde yayıncıların mağazalarına öncelik verin. Satıcı ve ürünleri hakkındaki yorumları okuyun. Satış fiyatının çok altında fiyat etiketine sahip kitaplara şüpheyle yaklaşın.” “Başta Facebook ve Instagram olmak üzere, sosyal medya hesapları üzerinden satılan kitaplar çoğunlukla […]

devamını oku »

Orhan Veli, 14 Kasım 1950’de genç yaşta ölmeden önce, ölümünde 70 yıl sonra eserlerinin bu kadar çok ilgi göreceğini, onlarca yayınevince kitaplarının basılacağını duysa kulaklarına inanamazdı herhalde. İnternet kitapçısı Babil.com’un verilerine göre Orhan Veli’nin 30 yayınevinde 77 kitabı satışta. Benzer durum George Orwell için de söz konusu. 21 Ocak 1950’de ölen yani 2021 yılı başı […]

devamını oku »

80’li yılların başında, üniversite öğrencisiyken, bir dönem Beyazıt’ta çınar altındaki çayhanede buluşurduk. Beyazıt Kütüphanesi’nin önünde, üniversiteye bir adım uzaklıkta, Sahafların girişindeydi. Tarihi bir mekân. Sadece İstanbul Üniversitesi’nin hocaları, öğrencileri değil, birçok şair ve yazar da buraya gelirdi. Çünkü, o zamanlar kitap alınabilecek nadir yerlerden olan Sahaflar Çarşısı da oradaydı. Tarihi mekanlara saygı olmadığı için tabii […]

devamını oku »

Şehir efsanelerini severiz. Hele bu efsaneleri kült isimlere yakıştırmaya bayılırız. Ondan sonra da gerçeklere kulaklarımızı tıkarız. Çünkü efsaneyi sevmişizdir ve onun yalan çıkması hoşumuza gitmez. Yani kendi kendimizi kandırmayı severiz. Franz Kafka’nın yaşarken hiçbir eserinin yayınlanmadığı, sadece Prag’da ve Almanca konuşan Yahudi azınlık içinde bilindiği, ölümünden sonra tanındığı tezi de bu nedenle çok benimsenmiş. Sorgulanmadan kabul […]

devamını oku »

Dünya Kitap Günü’nü kutlama fikri oldukça eskilere dayanıyor. Katalonya’nın koruyucu azizi olan Sant Jordi’nin başlattığı gelenek sürdürülmüş ve 1436’dan beri kitaplar ve güller hediye ederek kutlanıyor. Sloganı da “Bir gül, bir kitap”. Bu hoş geleneği de dikkate alarak İspanyolların Cervantes’in doğumunu kutlamak amacıyla yaptıkları öneri 1995’de UNESCO Genel kurulu’nda kabul edilmiş ve Dünya Kitap Günü’nün […]

devamını oku »

Kendinize uygun gördüğünüz isimle mi anılmak istersiniz ya da size yakıştırılan isimle mi? Yaşarken bunu belki belirleme şansınız var ama öldükten sonra insanların insafına kalmışsınız. 18 Nisan büyük şairimiz Oktay Rifat’ın 33. ölüm yıldönümüydü, bu soru takıldı yine aklıma. Çünkü Oktay Rifat’ı her anışımızda sosyal medyada yaşanan olay tekrar gerçekleşti, bazı paylaşımlarda şairden “Oktay Rifat […]

devamını oku »

Orhan Pamuk, her zaman kitaplarının tanıtımına önem vermiş bir yazardır. Yayın tanıtımı açısından Türkiye’de birçok ilk de onun öncülüğünde gerçekleşmiştir. Örneğin Kar romanının tanıtımı için büyük bir reklam ajansı ile çalışmasını, tüm durakların afişleri ile donanmasını, reklam filmlerini anımsayacaksınız. Orhan Pamuk kişiliği ile değil eserleri ile bilinen bir yazar. Pop yazarlar gibi davranmıyor, fotoğrafını değil […]

devamını oku »

En çok yakındığımız konulardan biri de şair ve yazarlarımızın anısını yaşatacak müzelerimizin olmaması, onların yaşadıkları yerlerin korunmaması, kapılarına bir şilt bile asılmamasıdır. Yazar müze evlerinin sayısının ülkemizde son derece az olduğunu biliyoruz. O nedenle açılan her yeni müze evi heyecanla karşılıyoruz. Çünkü sürekli değişim yaşayan, kentsel dönüşüm adı altında eski binaların yıkılıp yeniden yapıldığı ülkemizde […]

devamını oku »

Unesco’nun Türkiye’den bir yazar ya da düşünürü yılın adamı olarak ilan etmesi her zaman heyecanla karşılanır. 2021’in Yunus Emre yılı olacağı haberi de aynı coşku ile karşılandı. Sanılıyor ki 2021 sadece Yunus Emre’ye adanmış ve Unesco öncülüğünde Dünya çapında kutlanacak. Bu haberleri okuyanlar tüm Dünyada 2021’in Yunus Emre yılı olarak kutlanacağını düşünüyor. Tüm Dünya’da olmasa […]

devamını oku »

Geçen pazar, 21 Mart Dünya Şiir Günü’nde, Pendik Belediyesi’nin organizasyonuyla Attilâ İlhan’ı andık. “Türk Şiir ve Düşünce Hayatında Attilâ İlhan” başlıklı panelde A. Ali Ural’ın yönetiminde, Adnan Özer, Baki Asiltürk, Şafak Çelik, Yakup Çelik ve ben birer konuşma yaptık. Panelin kayıtlarının yapıldığı Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi’de bir de Attilâ İlhan sergisi açılmıştı. Attila İlhan […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r