Masthead header

Category Archives: mehmet özçataloğlu

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz?  Aslında sadece çocuklar için yazıyorum ve çiziyorum diye ayırt etmiyorum. Hikayeler anlatmayı seviyorum; hem resimlerimle hem kelimelerimle. Ancak bence bir hikayenin ulaşabileceği en yüksek nokta bir çocuğun kalbine, ruhuna dokunması, ona ilham vermesi, olacağı kişiyi etkilemesi. O yüzden çocuk edebiyatının ve çocuk illüstrasyonunun yeri çok özel bende.  2. Okuduğunuz ilk […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz?  Hayatımızda özgür ve tasasız bir dönem varsa eğer, o çocukluğumuza aittir. Yaşamımızın o yıllarında sınırsızca hayal kurup, zihnimizde istediğimizi tasarlayabiliyorduk. Çocuk kitabı yazım sürecinde hikâyeyi kurgularken yarattığım her sahneyle o harikalar diyarına geçit açılmış gibi oluyor. Bu yüzden çocuk kitabı yazıyorum,  yazarken o süreç öyle eşsiz, coşkulu anlardan oluşuyor ki […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu Her gün biraz daha distopik bir hâl alan dünyamızda neyse ki  bize başka dünyaların içinden seslenen masallarımız var. Yıllarını bu masallara adamış olan Yücel Feyzioğlu ile “Kardeş Masallar” dizisi çerçevesinde masalları konuştuk.  Masallar uyku öncesi etkinliği gibi düşünülse de içerikte anlatılanlara bakınca daha çok uyandırmak için olduğu görülüyor. Bu konuda neler söylemek […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz?  Ben aslında çocuk kitapları editörüyüm. 2011 yılında yayıncılık sektörüne ve çocuk kitaplarının büyülü dünyasına adım attığımdan beri hep çok severek yaptım işimi. İlkokul yıllarından bu yana da çok okuyan ve defterler dolusu şiirler, öykücükler, anılar vs. yazan biri olarak, özellikle çocuk kitaplarıyla dolu bu renkli çalışma hayatım süresince aklıma gelen […]

devamını oku »

İnsan; doğar, büyür, gelişir… Sonrasında hayatında birtakım değişikliklere gider, yönünü değiştirir. Bu yön değişikliğinin sonuçlarından biri de ebeveyn rolünü kazanmadır. Ebeveyn değil henüz adayı olduğunda kurulan hayallerden biri çocuğun çok kitap okumasıdır. Hemen her ebeveyn çocuğunun iyi bir okur olmasını ister. Peki, bunun için ne yapar? HİÇ! (Sözüm, kitabı temel ihtiyaç maddeleri sırlamasında 235.sıraya koyanlaradır.) […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu “İnsanların iyi olmak, iyi günlere kavuşmak için çabaladığı bir zaman diliminde geldiği bu yere daha neşeli, iyilik çağrıştıran isim verilse ne güzel olur” diye düşünen, bunu da kitabının adına yansıtan Hacer Kılcıoğlu ile “İyi Günler Eczanesi” adlı kitabını konuştuk. “İyi Günler Eczanesi” insanın içini ısıtan bir kitap ismi olmuş. Daha kapağını açmadan […]

devamını oku »

Zorlu, bıktıran, yıldıran ve bitmeyen bir sürecin içinden geçmeye devam ediyoruz. Hiçbirimiz bu denli uzayacağını öngörememiştik. Hayalkırıklığı yerini umutsuzluğa bırakıyor yavaşça. Sonunu kimse kestiremiyor, bizi neler, nasıl günler bekliyor, bilmiyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen çocuklar için çalışmaya devam edenler de var neyse ki. Yayın dünyası olabildiğince hızlı, umutlarımızı diri tutmak istercesine çalışıyor. Var olanlara yenileri […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Kültürel değerlerimizin aktarımını sağlamak için, çocukların büyüdükçe alacağı kültürel sorumlulukların bazılarına kelimelerimle ortak olmak istiyorum. Bir halk bilimci olarak, bu sorumlulukları harflere işlerken kurduğum hayal beni sorunuzun cevabına getiriyor: Her nakış ile kendisine; kültürel kodlu, geleneksel kumaşlı modern kıyafetler dikecek olan çocuklar, bir gün muhakkak büyüyecek. Ve onlar büyüdükçe, kültürel […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu Gülşah Özdemir Koryürek ile Zaman Yolcusu Kreta adlı videolu çocuk kitabı ve projesi üzerine konuştuk. Zaman Yolcusu Kreta, bir proje olarak tasarlanmış ve yaymlanmış. Fikir nasıl çıktı ortaya? Kitabın doğuş hikâyesi nedir? 2008 yılından beri iklim değişimini takip eden biriyim, hatta o yıllarda bu konuyla ilgili çocuklar için bir tiyatro  metni yazdım […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Seksenli yılların başlarından bu yana, yaklaşık kırk yıldır yazıyorum ama çocuklar için 2010 yılından itibaren yazmaya başladım. Erdal Öz bu konuda çok ısrarcı olduysa da ben yapamam deyip hep uzak durmuştum. Beni ikna edemeyeceğini anlayınca, öykülerim içinden çocukların da ilgisini çekebilecek bir seçki yapmamı istemişti. 2004 yılında yayımlanan Selo’nun Kuşları […]

devamını oku »

“Zaman geçiriyoruz ama zamanın içinden hakkıyla geçemiyoruz” diye yazmış Betül Kanbolat geçenlerde yayımlanan bir yazısında. Hem zamanla ilgili hem de yaşadığımız zamanla  ilgili ben de düşünüyorum bir süredir. Bu tümceyi okuyunca gözlerim ışıldadı birden. Tam olarak ifade etmek istediğim buydu sanırım. Bir yılı aşkın süredir olağanüstü bir dönem yaşıyoruz. Günlük rutinimiz çok kısıtlandı. İlk başlarda […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Genel olarak Çocuk Edebiyatının,  özel olarak çocuk kitaplarının, çocuklara ilişkin ürünlerin, sorunların, doğru anlaşılması, doğru değerlendirilmesi ve çözülmesi;  öncelikle çocuğun, çocukluğun, çocuk gerçekliğinin iyi bilinmesine bağlıdır. Bir İngiliz ozan: “Çocuk insanın atasıdır,” der. Bu bağlamda kimliğimizin, kişiliğimizin temelidir çocukluk. Benim çocukluğumda; çocuklar için, çocuklara göre, eğitimbilimin verilerine uygun çocuk kitapları yoktu. Çocukların en çok severek, […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu Bir Kızılderili atasözü der ki; “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” Son günlerde okuduğum resimli bir kitap hemen bu sözü çağrıştırdı bana. Betül Kanbolat’ın yazdığı ve Dinozor Çocuk tarafından yayımlanan “Şehre Giden Yol” üzerinde durup düşünmemiz gerektiğini söylüyor bize. Kitapla ilgili yazarı Betül Kanbolat’la söyleştik. […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Çünkü çocukların dünyasında olmayı seviyorum. Onlarla birlikte çocuk Melek ile yolculuk yapmak, bu halimle çocuk olmak, zamane çocukları ile bir şeyler paylaşabilmek beni heyecanlandırıyor. Ayrıca yazmak benim her zaman hayatımın büyük bir parçası olmuştur. Özellikle ortaokul yıllarımda günlük yazarak başlayan yolculuğum, sayısını bilmediğim günlüklerimin olmasıyla beni yazmaya daha çok yönlendirdi. […]

devamını oku »

Yaşama dair söylemek istediğimiz her ne varsa, ekranın başına oturup klavye üzerinde yazıyoruz da yazıyoruz. İçimizi döküyoruz, öfkemizi kusuyoruz, rahatlıyoruz. Bolca da alkış, beğeni ya da adı her neyse… Tersinden bakarsak da sevincimizi, üzüntümüzü, yediğimizi-içtiğimizi daha toplu bir ifadeyle yaşam tarzımızı, değerlerimizi yansıtan kareleri paylaşıyoruz. Tüm bunları kime yapıyoruz. Kendimiz gibi olana. Peki neden? Çünkü […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Çocuklar her yönleriyle gerçekler, olduğu gibiler. Yetişkinlerin ise samimi olabilmek için önce buna karar vermeleri, sonra da çaba harcamaları gerek. Kendimi bildim bileli çocuklarla, yetişkinlere oranla daha iyi anlaştım. Hatta üniversite yıllarında uzun süre çocuk tiyatrolarında oynadım. Çocuklara bir şey öğretmek değil de, onlarla bir şey paylaşmak istediğinizde, buna ne […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu Gökhan Akçiçek ile şiir ve “Güvercinim Süt Beyaz” adlı kitabı üzerine konuştuk. Şiiri tanımlamanızı istesem, nasıl tanımlarsınız? Şiirin tanımı her şaire göre farklılık arz edebiliyor. Şiirin fayda sağlayan, yaşamın şifrelerini çözen bir yanı olduğuna inanmıyorum. Şiir olsa olsa yaşamı çoğaltır, hislerimizin insanlığın ortak zenginliği olduğunu hatırlatabilir. Yani şiirin iyileştirici, kazanç sağlayıcı bir […]

devamını oku »

Hanzade Servi, çocuk edebiyatımızın özel isimlerinden biridir. Onu özel kılansa kendine özgü mizahıdır. Bu alanda kalem oynatıp da düş dünyası onunkine benzeyen ikinci bir isim gelmiyor aklıma. Yazarın kendine özgülüğü beni onun edebiyatına bir miktar uzak tutsa da hakkını da teslim etmeliyim. Yazdıklarına mesafeli durmam onu kötü bir yazar yapmaz, biliyorum. Sadece mizah anlayışımız farklı. […]

devamını oku »

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? 27 Yıl ortaöğretimde öğretmenlik yaptım. O yıllarda öğrencilerim için yazmaya başladım. Duvar gazetesi hazırlardım öğrencilerime 2. Okuduğunuz ilk çocuk kitabı hangisiydi? Sizde ne gibi izler bıraktı? Eflatun Cem Güney’in “Masallar kitabı.” Çocukken ilk okuduğum kitaptır. 3. Bu kitabı keşke ben yazsaydım, dediğiniz bir kitap oldu mu? Yaşar Kemal’in “Beyaz Pantolon”u […]

devamını oku »

Söyleşi: Mehmet Özçataloğlu Çocuk edebiyatının emektar isimlerinden Aydın Balcı’yla masalı ve masal dünyamızı konuştuk: Masallar sadece masal mı anlatır? Mizah yazıları nasıl ki sadece güldürmeyi amaçlamıyor, öyküler nasıl ki sadece olay nakletmeyi gözetmiyorsa; tiyatro nasıl ki sadece seyirlik oyun değilse masal da sadece “masal anlatmaz”. Hele eski zamanlar düşünülürse! O zamanlar ülkelerde baş kesen beyler, […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r