Masthead header

Category Archives: ırmak zileli

1. Şablonlardan kaçın. Her metnin ve yazarın kendine ait bir yordamı vardır. Giriş-gelişme-sonuç kuralıyla dalga geçtiğiniz günleri hatırlayın! 2. Şablonlar size tekniği “sorunsuz” metinler yazdırabilir, ama insan ruhunun dehlizlerinde yol alabilmek için başka şeylere de ihtiyaç vardır. 3.Yazmayı düşündüğünüz roman/öykü hakkında fazla konuşmayın, anlatma ihtiyacınızı yazarak giderin… 4. Ya kötü olursa kaygısına teslim olmayın. Kötü […]

devamını oku »

Ahmet Altan‘ın yeni romanı Son Oyun’un piyasaya çıktığı tarihle neredeyse eşzamanlı olarak, Yasemin Çongar’ın T24’te bir yazısı yayımlandı. Yazıdaki methiye dozu önemli değil, bu “eleştiri” ortamına alışkınız. Fakat alışmayı reddetmemiz gereken bir şey var, bilgi dezenformasyonu. Çongar bu yazısında, güncel politik arenadaki alışkanlığını edebiyata da sıçratıyor ve Altan’ın bestseller’ını felsefi roman olarak lanse etme görevini […]

devamını oku »

Özellikle Türkçe edebiyatta felsefe ile roman arasında gerilimli bir ilişki var. Yazarını çoğunlukla tökezleten bir ilişki bu. Romancının ayağı, felsefeyi okura iletilen mesaj olarak gördüğünde takılıyor en çok. Artık bir kavram olarak da yerleşmiş olan “mesaj kaygısı sorunu” o zaman yaşanıyor. Roman karakteri olarak birey, yazarın elçisine dönüşüyor. “Elçiye zeval olmaz” diyecek kadar silikleşiyor, etkisizleşiyor. […]

devamını oku »

Bazı yazıları yazarken insan kendini bıçak sırtında hissediyor. Özel bir dikkat isteyen yazılar bunlar. Bu dikkatin en tehlikeli yanı ise kalemini eğip bükmeye, sözü dolandırmaya, sert ve kırıcı olmayayım derken insanı derdini anlatamamaya da götürebilmesi. Sanıyorum böyle bir anda en iyi yöntem insanın bu tür kaygıları bir yana bırakıp, kendi kendine konuşur gibi yazması. Gördüğünüz […]

devamını oku »

2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan Eşik’in yazarı Irmak Zileli, “Bir edebiyat eseri, süsten ne kadar arınırsa, okuyanın ruhuyla buluşabilir. Ben romanı yazıp bitirdikten sonra, ‘burada artistlik yapmışım’ dediğim her yeri çıkardım. ‘Okuyunca vay be desinler’ hırsıyla ne kadar savaşırsan o kadar iyi bir eser ortaya çıkar” diyor. Irmak Zileli’yle yıllar evvel gençlik mücadelesinin içinde […]

devamını oku »

Irmak Zileli ile “eşik” üzerine İlk romanlar beni hem korkutur hem de heyecanlandırır. Çünkü ya harcadığınız zamana hayıflanırsınız ve kolay kolay bir daha o yazarın gelecek kitaplarına el uzatmazsınız ya da bir sonraki kitabını merakla bekleyeceğiniz bir yazar keşfetmiş olursunuz. Bu kez şanslıydım, çünkü “Eşik” ve yazarı Irmak Zileli ikinci gruptan çıktı. “Eşik” için –ana […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r