Masthead header

Category Archives: Fatma Yakan

Gaye Boralıoğlu’nun “Mübarek Kadınlar”ı 2015 Yunus Nadi Öykü Ödülü ile ödüllendirildi. Bu mübarek kadınları tanıma hevesiyle başladım kitabı okumaya. On üç öyküden ibaret incecik bu kitap, sanki bir devr-i alem. Bir “Muamma” ile başlayıp “İsyan” la sona eriyor. Gaye Boralıoğlu’nun kadınsı bir duyarlılıkla dünyaya, çevresinde olana bitene bakışı, olayları ve insanları yorumlayışı öykülerde kendini hissettiriyor. […]

devamını oku »

“Çeviri, ihanettir derler Fransızcada” diye başlıyor çevirmenin notu. Bunu kabul ederek yapılmış bir çeviriyi, kitabın özüne bağlı kalınmak üzere yapılmış bir yemin gibi algılıyorum. Bahsettiğim kitap Antoine de Saint-Exupery‘nin Küçük Prens‘i. Yukarıda yazdığım cümle nedeniyle bugüne kadar çeviriye uzak kalan Erhan Kayaalp “bu seferlik Küçük Prens’in hatırına” çeviriliğe soyunmuş. Çocuk kitaplarına uzak olan Agora Kitaplığı […]

devamını oku »

“İçeri Girmez miydiniz?” adlı ilk öykü kitabı, 2013 Milliyet Gazetesi Haldun Taner Öykü Ödülü’nü aldığında tanımıştım Neslihan Önderoğlu’nu. Kitabın ödüllü oluşu kadar ismindeki davetti beni çeken. İnsanın bu sıcak ve zarif davete icabet edesi geliyor. Kitabı bitirdiğinde ise “İyi ki girmişim bu kapıdan içeri” duygusu. Böylece yeni bir yazar daha girmiş oldu hayatıma, yeni bir […]

devamını oku »

“İpekli Mendil”, 2014’ün son ayında bir yılsonu hediyesi olarak buluştu okurlarıyla. Can Yayınları’ndan çıkan bu kitap, Yekta Kopan öncülüğünde bir yazarlar topluluğunun ortak çalışması. Kendilerine “Yuvarlak Masa Yazarları” adını veren yazarlar, Türk Öykü Edebiyatı’nda titiz bir yolculuğa çıkıyor ve öykülerin içinden çok güzel bir seçkiyi okurlarına sunuyorlar. Edebi ürünler, okuyucuya aktardıkları duygu ve düşünce yoğunluğu […]

devamını oku »

Film izlemek, benim için bilmediğim bir âleme yolculuk, tanımadığım insanların yaşamına konukluk gibi. O yüzden çok heyecan verici ve büyülü bir etkisi var üzerimde. Bu etkinin azalmasını istemediğimden, bir filmi izlemeden önce, hakkında yazılmış yorum içeren yazıları, oyuncularla yapılan röportajları okumamaya gayret ediyorum. Filme karşı bir önyargı geliştirmeden, benden önce izleyenlerin etkisinde kalmadan izlemek, benim […]

devamını oku »

“Edebiyat özünde empati kurabilme sanatıdır. Hep bir başkası olma, başkasının yerine kendini koyabilme sanatı.” Elif Şafak Empati; bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması olarak tanımlanıyor sözlüklerde. Bebekler üzerinde yapılan incelemelere göre ortaya çıkan sonuç ise oldukça şaşırtıcı. Empati yeteneği doğuştan yüksekken zamanla kayboluyor. Yani empati öğrenilecek bir […]

devamını oku »

“Suzan Defter”, Ayfer Tunç’un 2003 yılında yayımlanmış olan “Taş Kâğıt Makas” adlı öykü kitabının son öyküsü. Yıllar sonra yazar, öykülerin arasından çekip çıkarmış onu, ayrı bir kitap, küçük bir roman olarak sunmuş okuruna. Bütün, parçalardan oluşur ama bazı parçalar vardır ki onları ayırsanız da bütünün içinden, hiçbir şey kaybetmez varlığından. İşte “Suzan Defter”, “Taş Kâğıt […]

devamını oku »

D&R’ın dergi raflarına bakınırken gözüme çarptı Keşke… Alışılmış dergi adlarına benzemeyen bir ad. Farklı bir etkisi, çağrısı vardı; karşı koyamadım aldım. Keşke, iki ayda bir yayınlanan Düşünce ve Edebiyat Dergisi. Yayın hayatında ilk yılını tamamlayan dergi, okurlarına küçük bir hediye sunmuş. Üzerinde şu dizelerin yer aldığı bir kartpostal: “Kanat çırpan bir gökkuşağıdır kelebek/Konduğu her çiçeğe […]

devamını oku »

Rüştü’den Gelen Mektup Oktay Rifat’a Önce bütün şairlere selam Sonra şunu söylemek isterim Ölüm hiç de güzel değil Ne sabah var ne akşam Sokakların ellerinden öperim Bana yaşamasını öğretmişlerdi Dost olsun düşman olsun İnsanlara iyi günler dilerim Söyle sarı saçlı daktiloya Ben yokum artık Vefasız dostlara hatırlat Kimseye kalmaz o dünya Nasıl unuturum güzeldi yaşamak […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r