Masthead header

Category Archives: barış berhem acar

Aşağıdaki mektup Kurt Vonnegut: Letters adlı kitaptan alındı. Kurt Vonnegut, bu mektubu ilk eşi ve çocukluk aşkı olan Jane Marie Cox‘a yazmış. Cox ve Vonnegut, II. Dünya Savaşı’ndan sonra evlenmiş, 1970’den sonra ayrı yaşamaya başlamış ve 1979’da resmi olarak ayrılmışlar. 1966’da yazılan bu mektup, yazarın Iowa Üniversitesi Yazarlık Atölyesi’nde çalışmaya başlamasından önce, Iowa’daki yeni evinden […]

devamını oku »

Fareler ve İnsanlar‘ın Nobel ödüllü yazarı John Steinbeck (1902-1968) iyi de bir mektup yazarıydı. Aşağıda, 1958 yılında, yatılı okulda okurken, Susan isimli bir kıza âşık olduğunu söyleyen büyük oğlu Thom’un mektubuna verdiği cevap var. Steinbeck’in bilgelikle, şefkatle, iyimserlikle, zamansızlıkla alakalı son derece etkileyici sözleri okurlarda iz bırakacak nitelikte: New York 10 Kasım 1958 Sevgili Thom, […]

devamını oku »

Nobel ödüllü yazar William Faulkner, 1958 yılında Paris Review ile yaptığı röportajda, “genç yazarlar, bir teoriye uymada beceriksiz olabiliyorlar,” diyor: “Kendi hatalarınızdan ders çıkarmayı öğrenmelisiniz. Bir insan yalnızca hatalarından bir şeyler öğrenir. İyi bir sanatçı, hiçkimsenin kendisine tavsiye verecek kadar iyi olmadığına inanır.” Bunları söyleyen Faulkner, Virginia Üniversitesi’nde writer-in-residence (bir konuyu araştırmak için belirli bir […]

devamını oku »

Jonathan Franzen‘ın kurmaca için sıraladığı 10 kural: Okuyucu bir rakip ya da bir dinleyici değildir, o bir arkadaştır. Kurmaca ne tamamen yazarın kendi dehşetli macerasıdır ne de para için yapılan bir şeydir. Asla “sonra” ibaresini bağlaç olarak kullanmayın, onun görevini “ve” bağlacına yükleyin. “Sonra”yı kullanmak, sayfada çok fazla “ve” bağlacı olmamasını sağlamaya çalışan tembel ve […]

devamını oku »

Ray Bradbury 2001 yılında  Point Loma Nazarene Üniversitesi’ndeki Yazarlar  Sempozyumu’nda kendi yazarlık hikayesini anlattıktan sonra  yazmaya yeteneği olanlara bazı tavsiyelerde bulunmayı ihmal etmedi. Bu  tavsiyelerin çoğu Bradbury’nin “yazı hijyeni” dediği  günlük işleri kapsıyor. İşte Bradbury’nin yazmaya yeni  başlayanlara tavsiyeleri: 1) İşe roman yazarak başlamayın: Roman yazmanız uzun zaman  alır. Yazmaya haftada bir tanesini tamamlayacağınız  şekilde ayarlayacağınız […]

devamını oku »

Böcekler ve aylak aylak uyumak dışında, çoğu kamp gezisini mahveden şey yemek yapmaktır. Sıradan bir acemi aşçının düşüncesi, bulabildiği her şeyi iyi ve sevimli bir şekilde kızartmaktır. Bu zamanda bir kızartma tavası kır gezisi için en fazla ihtiyaç duyulan şey malum, tavayla birlikte eski bir kova ve portatif bir yansıtıcıya da ihtiyacınız var. Bir tavada […]

devamını oku »

Penny C. Sansevieri  bir yayıncı olarak yazarlarla konuşurken ya da bir yazardan gelen maili okurken genelde “dosyam yayımlanmaya hazır” cümlesiyle karşılaştığını söylüyor.  Fakat çoğunun gerçekten hazır olmadığını belirten Sansevieri, bir kitabın yayına hazır olmadığını nasıl anlayabileceğimiz konusunda 7 maddelik bir liste hazırlamış. 1) Yayıncılık piyasasını iyi bilmemek: Bu madde çok önemli. Çalıştığınız piyasanın kodlarını anlamanız […]

devamını oku »

İddialara göre bu liste, Allen Ginsberg’in, ikonlaşan şiiri “Howl”ı yazmadan bir sene önce, North Beach’te kaldığı otel odasının duvarında yazılıymış. Ginsberg,  ismini Kerouac’tan aldığı “Howl ve Diğer Şiirler”in  ithafında Kerouac’ın etkisini itiraf etmiş. Charles Eames’in dediği gibi: “Herkes kendisinden önce gelip kendisini etkileyen kişileri itiraf edecek kadar gerçekçi olmalıdır.” Sabahları her günü önemli bir günmüş gibi […]

devamını oku »

Bir yazar roman yazarken, “karakter” değil insan yaratır. Canlı insanları yaratabilen bir yazarın kitabında büyük karakterler olmayabilir, ama onun kitabı bu haliyle bir bütün olarak, bir varlık olarak, bir roman olarak kalabilecektir. Yazarın yarattığı insanlar usta ressamlardan, müzikten, modern resimden, mektuplardan ya da bilimden konuşabiliyorlarsa, romanda bunlardan bahsetmelidirler. Eğer onlar bu konulardan bahsetmezlerse ve yazar […]

devamını oku »

Kurt Vonnegut ve -o zamanlar- 16 aydır evli olduğu hamile eşi Jane 26 Ocak 1947’den itibaren geçerli olan bir sözleşme yapmışlardı. İçinde bu sözleşmenin de yer aldığı, Dan Wakefield editörlüğündeki Kurt Vonnegut: Letters  adlı kitabı umarız Türkçede de okuma şansımız olur. İşte Vonnegut ve eşinin sözleşmesi: “Ben, Kurt Vonnegut,  aşağıdaki taahhüt listesine sadık kalacağıma yemin […]

devamını oku »

En sevdiğiniz romanın yazıldığı yeri bilmek, ona bakış açınızı ne yönde etkiler? Uzmanlar büyük yazarların kitaplarını yazdıkları tarihsel bağlamı, onların temasını şekillendiren faktörleri vurguluyor. Peki ya onların yazıldıkları odalar? Yaptığımız araştırmalarla  dünyaca ünlü romanların yazıldığı kuytu köşeleri bulduk. Yazlıklardan, açıkhavalı barınaklara, bu  yerler, onları kullananlar için ilham kaynağı olmuş sığınaklar. Eğer sevdiğiniz romanların yazıldıkları yerleri merak […]

devamını oku »

Ünlü yazarların evleri de onların yazı stilleri kadar çeşitli.  Bu evlerin onların yazı tarzlarını olumlu ya da olumsuz etkilediğine inanmak da olası görünüyor. Ernest Hemingway çocukluğunun geçtiği bu ev, Illinois-Oak Park’ta. Hemingway’in çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği Chicago’daki bu ev geçtiğimiz salı günü 525 bin dolara satıldı. William Faulkner’in çocukluğunu geçirdiği bu ev, Oxford-Mississipi’de. Gertrude Stein’in […]

devamını oku »

Virginia Woolf Kendimi sana doğru savuracağım, yenilmeksizin ve boyun eğmeden, ey ölüm! (Dalgalar adlı kitabından) Sylvia Plath Harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetiştirilebilir. John Keats İsmi suya yazılmış olan burada yatıyor. F. Scott Fitzgerald ve Zelda Sayre Fitzgerald Şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler… Durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam… […]

devamını oku »

Bir kitap ya da hikaye üzerinde çalışıyorken, her sabah etraf aydınlanmaya başladığı gibi yazmaya başlarım. Eğer yazmak istiyorsanız, sizi engelleyecek hiçkimse yoktur ve havanın soğuk ya da sıcak olması önemli değildir. İşinize odaklanırsınız ve şevkle yazarsınız. Yazdıklarınızı okursunuz ve genellikle gelecek sahnede ne olacağını bildiğiniz zaman ara verdiğiniz için buradan devam edersiniz. Ne yapacağınızı ve […]

devamını oku »

Gelecek her zaman güzel şeyler mi getirir? Gelecek hayaline, teknolojinin gelişmesi, temel gereksinimlerin daha kısa sürede halledilme beklentisi mi eşlik eder daima? Gelecek hep olmak istediğimiz yer midir?  Bu sorulara en güçlü “Hayır” cevabını distopya yazarları vermiştir. Bu yazarlar, geleceğin bizleri uzayda seyahat eden, robotların hizmetimize koştuğu George’lara, Jane’lere dönüştürmeyeceğinin altını çizerler. Onlar, her şeyin […]

devamını oku »

Hepimiz zaman zaman şu durumu yaşamışızdır: “Parlak beyaz ekrana gözlerimizi kırparak dik dik bakarız ve beynimiz önümüzde duran Word dosyası gibi boştur.” Yaratıcılık, çabucak elde edilen bir şey değildir. Bir anda gelir ve beklenmedik bir anda gider. Hatta en fazla ihtiyaç duyduğun anda çok uzaklardadır. Yaratıcılığınızın sekteye uğradığı dönemler sinir bozucu olabilir, fakat böyle dönemlerde […]

devamını oku »

F. Scott Fitzgerald’ın 1937 yılında kendisine gönderdiği kartpostal: Belki de bu kartpostalların içinde en şaşırtıcı ve tuhaf olanı Fitzgerald’ın kendisine yazdığıdır. Bu kartpostalı yazdığı 1930’ların sonlarında Fitzgerald, Hollywood’da senaristlik yapıyor ve daha önce  Errol Flynn, Greta Garbo, Marx Kardeşler, Dorothy Parker ve Robert Benchley gibi edebiyat ve film dünyasının ünlü isimlerinin kaldığı efsanevi “Garden of […]

devamını oku »

Yazar Margot Atwell, yazamama psikolojisini (Writer’s Block) nasıl yenebileceğinize dair bazı önerilerde bulunuyor: Yazmayı engelleyen iki sebep vardır: İlham eksikliği ve korku. İlham olmadan bir yazar olmak, korkunç bir histir. Bilgisayarda boş bir sayfa açıp, yazmaya başlama, boş sayfayı izleyip ilk satırı yazıp silme birçok yazarın en büyük kabusudur. Bu durumla mücadele edebilmeniz için birkaç […]

devamını oku »

Çarşamba 14.45 Sevgili Linda, Bir okuma yapmak için St. Louis’ye gidiyorum. Şu an bir uçaktayım. New Yorker’da bir öykü okurken birden annem aklıma geldi. Uçakta yapayalnız otururken ona hitaben fısıldadım; “Biliyorum, anne, biliyorum.” ( Hemen bir kalem buldum!) Sonra seni düşündüm, bir gün sen de tek başına bir yerlere uçacaksın, o zaman ben muhtemelen çoktan […]

devamını oku »

Kayalık Ev, Dünyanın Tepesi, Kuzey Kutbu Yakınları, Noel 1925, Sevgili Oğullarım, Bu yıl çok işim var. Bunu düşününce bile elimin titremesi artıyor. Üstelik artık zengin de değilim. Doğrusu çok korkunç şeyler oldu ve hediyelerin bir kısmı bozuldu. Kutup Ayısı da bana eskisi gibi yardım etmiyor. Üstelik tam Noel öncesi taşınmam da gerekti. İşte şimdi ne […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r