Masthead header

Category Archives: baran barış

Dokuz Eylül Üniversitesi, Genel Dilbilim Bölümü öğretim üyesi Gülsüm Songül Ercan’ın, Semiramis Yağcıoğlu’nun danışmanlığında yazdığı doktora tezinden hazırlanan Tarih Metinleri: Metin Tipi ve Nedensellik İlişkisi başlıklı kitabı, Kriter Yayınları tarafından yayımlandı. Çalışmasında tarih metinlerinde söylem pratiklerini incelemeyi ve bununla ilişkili olarak kullanılan dilsel araçları ortaya çıkarmayı amaçlayan Ercan, Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi kuramı çerçevesinde, ders kitaplarında […]

devamını oku »

2014 yılında Türkçeye kazandırılan, ödüllü kitabı Nefise Nine’den sonra Tagrid en-Neccar’ın üç kitabı daha Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Yazarın Kedi Dostu Cevahir Hanım adlı kitabı, A. Sait Aykut’un çevirisiyle okurla buluştu. Zeynep Feyzi’nin resimlerinin yer aldığı bu kitap, bir babaanne ile torunu arasındaki iletişimsizliğin, uzaklığın nasıl ortadan kalktığını anlatan bir öyküyü bize anlatır. Tek […]

devamını oku »

Dünya kimin tekelinde? Herhangi birimizin denizler, ağaçlar, hayvanlar, sokaklar, parklar üzerinde egemenlik kurma hakkımız var mı? Eğer buralar bize aitse biz gelmeden önce kimler vardı? Barış İnce, ilk çocuk kitabı Kıyıdaki Çocuklar’da hepimizin bu ve daha başka pek çok soruyu sormamızı sağlayan bir öykü anlatır. Her kitabın yeni bir dünya olduğunu hatırlatarak söze başlar Kıyıdaki […]

devamını oku »

Hülya Soyşekerci, Kanguru Yayınları’ndan yayımlanan Denizin Masalı adlı kitabında hem bizim edebiyatımızdan hem dünya edebiyatından pek çok şair, yazar ve kitapla bağ kuran iki öykü anlatır. Oldukça zengin bir dünyayla karşılaşırız bu iki öyküde. Daha başından bu kitabın iki kahramanının yıllar sonraki başarılarını dile getirerek kendisini öykü kahramanlarıyla yakın hissedecek okura, bir anlamda, şunu söyler […]

devamını oku »

Hatıramda, faytondan yolculuklar Heyecandan susmuş sözler Hayata göğüs geren sen Kendi öyküsünü anlatan kent ozanlığı geleneğini sürdüren Jehan Barbur’un ilk albümü Uyan’ı dinlediğimde şarkı sözlerindeki yalınlıkla beraber yazına yakınlığı dikkatimi çekmişti. Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunu olduğunu öğrendiğimde de kitapları yayımlanmaya başladığında da hiç şaşırmadım ve şarkı yazarı Jehan Barbur’un başka türlerde ürettiği metinleri merak […]

devamını oku »

Oyunlarında Samuel Beckett’tan Euripides’e, Antik Yunan tragedyalarından Eugene O’Neill’e, Shakespeare’e kadar klasik ve çağdaş yazarlarının etkisi görülen ve birçok metinle yeniden yazım ve benzeri tekniklerle ilişki kuran, çağdaş İrlanda tiyatro edebiyatı yazarı Marina Carr, oyunlarını Türkçeye çeviren Gülşen Sayın’ın da belirttiği gibi, metinlerinin dramatik yapısını ataerkil düzende kadınlara biçilen toplumsal cinsiyet rolleri, kadınların değersizleştirilmesinde cinsiyetle […]

devamını oku »

Türkiye’de feminist hareketin ikinci dalgasının ivme kazandığı 1980 öncesinde yayın dünyasında feminist yazına ilişkin bir hareketlilik dikkati çeker. Gerek özgün çalışmalar gerek çeviri yapıtlarla alanyazın bu dönemde gelişmeye başlar. 1970’ler Türk yazınında Ayla Kutlu, Pınar Kür, Füruzan, Tomris Uyar, Leylâ Erbil, Sevgi Soysal gibi yazarlar üretimleriyle yazın tarihimize geçerken yapıtlarında ele aldıkları temalar üzerine ilerleyen […]

devamını oku »

Ataerkil ilişkilerin toplumun her köşesine sızdığı bir düzende sanatın pek çok dalı da bu erkek egemenliğinden payını almış ve kadın yazarların, şairlerin, yönetmenlerin adları uzun yıllar geri planda bırakılmıştır. Türk yazınında öykü ve roman gibi türlerde 1960’ların sonu, 1970’lerin başından itibaren kadın yazarlar ortaya koydukları yapıtlarla adlarını duyurmaya başlasa da kadın şairlerin yapıtları üzerinde, bugün […]

devamını oku »

Sana yakışırdı başlattığın pervasızlık Yüzünde çevik atlar, eteklerinde deniz Bir de karanfil, yalandı demek   Bir insan bitince öteki de ölürdü Gölgelenirdi herkesin güneşi Başlardı gidenlerin sesleri[1] Dokuz Eylül Üniversitesi, Sahne Sanatları Bölümü yüksek lisans programından “Performans Metni Olarak Sevgi Soysal’ın Tutkulu Perçem Öyküleri” başlıklı teziyle mezun olan ve aynı bölümde doktora eğitimini sürdüren Duygu […]

devamını oku »

Oğuz Atay, yapıtları yayımlandığı yıllarda değeri bugünkü kadar bilinmeyen; ancak ölümünden sonra geniş bir okur kitlesine sahip olan dünyadaki pek çok yazarla benzer bir yer edinir Türk edebiyatında. Atay’la ilgili yazılarda sıklıkla alıntılanan “Demiryolu Hikayecileri”ndeki “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” sorusu, tüketici konumda olan ve yalnızca “vitrinlerde” yer alan yazarların kitaplarından haberdar okurlara […]

devamını oku »

Yapısalcılığın Fransa’daki öncülerinden antropolog Lévi-Strauss, çalışmalarında akrabalık düzenleri ve mitolojik öyküleri inceler. Mit ve Anlam (2013) adlı kitabında mitolojik öykülerin nedensizliğine, düzensizliğine dikkat çeker ve amacının “bu görünüşteki düzensizliğin ardında bir tür düzen yatıp yatmadığını bulmaya çalışmak” olduğunu belirtir. (Lévi-Strauss, 2013: 45). Kitabı Türkçeye çeviren Gökhan Yavuz Demir, önsözünde mitolojik öykülerin karşıtlıklar üzerine kurulu olduğuna […]

devamını oku »

Pınar Kür’ün 2016 Eylül’ünde yayımlanan romanı Sadık Bey üzerine yapılan değerlendirmelerde ve yazarla yapılan söyleşilerde ağırlıklı olarak romanın başkahramanı Sadık Bey üzerinde duruldu. Sadık Bey, gençliğindeki cesaretinden, düşlerinden vazgeçip düzenin bir yerden parçası olmayı seçen bir insanın kırk yıl içinde geldiği noktanın görülmesine olanak tanıyan bir karakter. Romanda Sadık Bey’in üniversitedeki öğrencilik yıllarından ellili yaşlarının […]

devamını oku »

On altı yaşındaydım Ayla Kutlu’nun adını ilk duyduğumda. Hoşça Kal Umut, ilk okuduğum Ayla Kutlu romanıydı. Önce diliyle etkileyen bu yapıt ve ardından okuduğum Ayla Kutlu’nun diğer metinleri, ele aldığı konulara bakış açısıyla, seçtiği anlatıcı karakterlerin söylemleriyle, düzene yönelik eleştirileriyle beni soru sormaya, sorgulamaya teşvik etti hep. Bugüne kadar okumasını önerdiğim kim varsa hepsinden benzer […]

devamını oku »

1971’de yayımlanan Parasız Yatılı adlı öykü kitabını izleyen Kuşatma (1972), Benim Sinemalarım (1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982) ve Sevda Dolu Bir Yaz (1999) adlı yapıtlarıyla öykücülüğümüzde bir “Füruzan olayı”nın konuşulmasına neden olan Füruzan, 1974’te 47’liler ve 1988’de Berlin’in Nar Çiçeği adlı iki roman yayımladı. Öykü ve romanlarının yanı sıra gezi ve oyun türlerinde de yapıtlar […]

devamını oku »

Hulki Aktunç’un, Süha Oğuzertem’in yayına hazırladığı Leylâ Erbil’de Etik ve Estetik (2007) adlı kitapta yer alan yazısı “Leylâ Erbil: İsyan Grameri” başlığını taşır. Leylâ Erbil, Yeniyazı dergisinde yayımlanan bir söyleşisinde Aktunç’un bu yazısına gönderimde bulunarak şunları söyler: “kitaplarım üzerine bence en kısa, açık saptamayı yapan yazarlardan biri de eşsiz bir kalem, sevgili hulki aktunç’tu. hakkımdaki […]

devamını oku »

Yazınsal yapıt eleştirilerinde anlatıda geçen olayları odağa alan birçok örnek karşımıza çıkarken metinleri dil üzerinden inceleyerek yüzeysel bir okumanın sınırlarını aşan ve bunu okur odaklı bir yaklaşımla yapan çalışmalar da dikkati çekmektedir. 2001 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Dilbilim Bölümünü kuran ve 2009 yılında emekli olduktan sonra da çeşitli yazın dergilerinde yayımlanan makaleleriyle üretimini sürdüren dilbilimci […]

devamını oku »

2010’da yayımladığı Asi… Asi adlı romanından altı yıl sonra yeni romanı Yedinci Bayrak’la okurla buluşan Ayla Kutlu, bu yapıtıyla da önceki roman ve öykülerinde olduğu gibi çok katmanlı bir metin sunar. Kafkasya göçünü ele aldığı Bir Göçmen Kuştu O (1985) ve onun ardılı Emir Bey’in Kızları (1998) adlı romanlarından sonra bu defa yapıtının odağına Rumeli […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r