Masthead header

Category Archives: abdullah ezik

“İnsanlar kendi bilinçlerinden kaçmak için bir araya gelirler.” Albert Caraco, Kaos’un Kutsal Kitabı Amir Ahmadi Arian’ın ilk romanı Ve Balık Onu Yuttu, modern İran’a ve onun kökü geçmişte, özellikle de İslam Devrimi’nde yatan sorunlarına çarpıcı bir bakış getiren; küçücük bir odada başlayıp zamanla ülkenin en ıssız sokaklarına kadar yayılan; bir yandan öfke bir yandan da […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Hep Sociedad Yüzünden başlıklı yeni kitabı Holden Yayınları’ndan çıkan Mert Erez ile edebiyatı, futbol yazarlığı, spor dünyasının arka planında yaşananlar, belgesel çalışmaları ve gelecek projeleri hakkında konuştuk. Hep Sociedad Yüzünden, yayımlanan ikinci kitabınız. Bu kitabınızda okuru bambaşka bir mecraya, doğrudan spor dünyasının içerisine çekiyorsunuz. Kitaptaki metinler de “futbol” odaklı bir konsept etrafında […]

devamını oku »

Son yıllarda bakışımız ve görüşümüz o kadar köreldi ki artık çevremizdeki insanların neler yaptığını, nelerle meşgul olduklarını, hatta kim olduklarını dahi bilmez olduk. Bu bilinmezliğin içerisinde yitip giden hayatlar, silinip ötelenen bedenler ve varlığı yalnızca rakamlardan ibaret olan insanlarla örüldü çevremiz ve aslında bunun bir nedeni de biziz. İşte Irmak Zileli’nin Everest Yayınları’ndan çıkan Son […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Yazarımız Abdullah Ezik, Irmak Zileli ile son kitabı Bozuk Saat, edebiyat çalışmaları, günümüz ve edebiyatın güncel konuları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Sanırım ilk olarak Bozuk Saat’in yazım sürecinden bahsetmekte fayda var. Zira öncelikle ON8 üzerinden bir blogda başlıyor asıl hikâyeniz. Ardından bu yazıları bir romana evirmeyi tasarlıyorsunuz. Nasıl gelişti bu süreç? Öncelikle […]

devamını oku »

Altın Kitaplar Yayınevi’nden geçtiğimiz günlerde çıkan Yüksek Doz: Çürüyüş kitabı, son dönemde Türk edebiyatında bilimkurgunun geldiği önemli yeri göstermesi bakımından oldukça önemli bir eser. Bilimkurgu edebiyatının dünyadaki serüvenine bakıldığında Jules Verne’den, Thomas Moore’dan ve daha nicelerinden itibaren gerek ütopya, gerek distopya olarak birçok farklı biçimde gelişerek yolculuğuna devam ettiğini söyleyebiliriz. Türk edebiyatında da bu alanda […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Vedat Sakman, şarkıları, besteleri, müziği ve karakteriyle Türk müzik dünyasına damgasını vurmuş özgün bir isim. Deniz Durukan’ın talebiyle ortaya çıkan ve hem Sakman’ın biyografisini hem de döneminin Türkiyesi’ndeki değişimleri anlatan Müzisyen’se bu açıdan oldukça kıymetli bir eser. Gerek eser gerekse Sakman üzerine yine hem müzisyen hem de kitabın yazarı olan Deniz Durukan […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik “Zenne” ve “Çekmeceler” filmlerinin yönetmeni M. Caner Alper ile hep Kitap’tan çıkan anı kitabı Temiz Aile Çocuğu üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Kitabından filmlerine kadar birçok konu üzerinde konuşabilme fırsatı bulduk. Henüz 48 yaşındasınız. İnsanın anılarını yazması için kaç yaşında olması gerektiğini bilmiyorum. Ancak anılarınızı okurken yazılandan çok daha fazlası olduğunu hissettim, hem […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Hep Kitap’tan son romanı Sus Barbatus’u yayımlayan Faruk Duman ile kitabı üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. 90’lı yıllardan itibaren başta öykü ve roman olmak üzere birçok türde kitaplar yayımladınız. Tüm bu yolculuk sırasında edebiyatınızın ana damarını belirleyen hadiseler/sizin için kırılmalar nelerdir? Öyküde dil ile ilgili denemeler yapabilme şansım, bir de inadım oldu. […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik  Sevinç Erbulak, geçtiğimiz ay yayımlanan ikinci kitabı ArtıkAranmayanlar Gezegeni ile okurlarını yine heyecanlandırıyor. Kaybettiğimiz ve bir daha da ardına düşmediğimiz tüm nesnelerin, insanların, ruhların hayat bulduğu bir gezegende hayal gücünün bütün zenginliğiyle ortaya kendi edebiyatını koyuyor. Hep kitap’tan çıkan yapıt üzerine Sevinç Erbulak ile bir röportaj yaptık.  Artıkaranmayanlar Gezegeni, edebiyat yolculuğunuzdaki ikinci […]

devamını oku »

Her Şey Nasıl Oldu, Çekoslovakya’nın komünist dönemdeki serüveninin toplumun birçok tabakasına sinmiş uzun bir hikâyesi. Cumartesi Kitaplığı’nın Dünya Edebiyatı Atlası’na yeni eklenen eser, Çekçe’nin öne çıkan yapıtlarından. Her Şey Nasıl Oldu’da olaylar bir kız çocuğunun dilinden ve gözünden aktarılır. Bu ikisinin birbirine yakın dursa da aynı şey olmadığı eser ilerledikçe farkedilebilir. Kimi yazarlar olayları bir […]

devamını oku »

Ev ne kadar uzakta olabilir? Magdalena McGuire’nin Ev Çok Yakın isimli “2016 Impress Prize for New Writers” ödüllü romanı, Polonya’da başlayıp evden çok uzaklara, Avustralya’ya doğru giden uzun soluklu bir eser. McGuire’nin romanı bir darbeyle başlar. Polonya’da darbe olmuş ve ordu, devlet yönetimine el koymuştur. Darbenin o karanlık atmosferinde romanın ana karakterleri darbe bildirisini dinlemekte, […]

devamını oku »

Saša Stanišić’in geçtiğimiz yıl Palto Yayınevi’nden basılan romanı Şenlikten Önce, Furstenfelde isimli bir köyde gerçekleşen olaylara ve kişilere odaklanan bir kitap. Köyün kayıkçısının ölümüyle başlayan ve bir günün uzun hikâyesini anlatan roman, yazarın kendine has dili ve ironisiyle farkını ortaya çıkarıyor. 1978 Bosna doğumlu yazarın Yugoslavya’nın parçalanmasının ardından başlayan savaş yıllarında Almanya’ya göç etmesiyle hayatı […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Orkide Ünsür, “Türk Korku Edebiyatı” için oldukça önemli bir eser olan Karanlık Yılbaşı Öyküleri: Aralıktan Sızan Karanlık adlı çalışmasını yayımladı. Bir antoloji olan bu kitapla birlikte türe olan ilgi giderek artacağa benziyor. Korku edebiyatı ve antoloji üzerine Orkide Ünsür ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Kitap bir konsept olarak özellikle ilgi çekici. “Karanlık”la iç […]

devamını oku »

Mahir Ünsal Eriş’in son yayımlanan eseri Öbürküler, İstanbul’a göç eden bir ailenin aslında herkes tarafından tahmin edilebilecek hüzünlü hikâyesi. Üstelik buna bir de cin peri masalları ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’da görülebilecek eğlenceli sahneler dâhil olur. Cumhuriyetin çok partili yıllara geçtiği süreçte bir “aile dostu”nun yardımıyla İstanbul’da bir memuriyete tayin olunan Fahrettin Bey ve ailesi, yeni […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik Ann Patchett, Türk okurun tanışacağı yeni bir yazar, fakat yazarlık serüveni çok daha geriye gidiyor. Amerika’da edebiyat çevrelerinde saygın bir yeri olan, daha öncce PEN/Faulkner Ödülü ve Orange Ödülü’nü kazanan yazarın her romanında kendine özgü anlayışını yansıttığı görülebiliyor. Aile, evlilik, ayrılık, çocukluk gibi birçok kavramın roman boyunca irdelendiği gözüküyor. Biz de Türkçeye […]

devamını oku »

“Benlik” ve “aidiyet”  kavramları insan aklını sürekli meşgul edip durur. Onlardan bir şey çıkarmak ve bunu anlamlandırmak belki de insan olmanın bir parçası, en azından bunun için bir uğraşı vermek demek. Bütün insanlar bu yolda veya karşıtı olarak bu edimlerle karşılaşır. Bu kelimeleri gerçekten anlamlı birer kavrama dönüştürmekse yine insanoğlunun elinde. Angie Thomas’ın Sessiz Kalma! […]

devamını oku »

İnsanın serüveni yüzyıllardır devam ederken onu kavramaya çalışma, yolun/yolculuğun ve bunun anlamını ortaya çıkarma gerek mit gerekse din için özel bir konu. Daima bir hicretle, uzaklaşmayla, yolculukla ilişkilendirilen bu tür metinler insanı başka evrenlere sürüklüyor ve okuyanı simgesel olarak başka duyarlılıklara doğru yönlendiriyor. Bu yönlendirmenin sonunda neyin olduğuysa her zaman belirgin olmuyor. Sigmund Freud’un dediği […]

devamını oku »

Söyleşi: Abdullah Ezik          Dilek Türker, yayımlanan ilk öykü kitabıyla öykücülüğümüze yeni bir halkanın eklendiğinin müjdesini veriyor. Avucumda Çimen İzi, adı gibi bünyesinde geçmişin izlerini kimseye duyurmadan saklayan bir ilk kitap. Biz de yayımlanan ilk kitabı ve yazarlığı üzerine Dilek Türker’le söyleştik: İlk olarak kitabın yayımlanış sürecinden bahsetmek sanırım iyi olur. Çeşitli dergilerde de daha önce […]

devamını oku »

Mehmet Anıl’ın yayımlanan son romanı Afet, adı gibi ilgi çekici bir hikâyeyi anlatmaktadır. “Femme fatale” bir karakter olan Afet’in kimliği araştırılırken işin içine birçok farklı kişi karışmış, olay örgüsü giderek genişlemiştir. Günümüzden 20 yıl sonra “gerçekleşecek” olayları anlatan Afet, eğlenceli dili ve olay örgüsüyle okurunu içinde tutmayı başarabilecek bir roman. Anıl’ın hikâyesini üzerine kurduğu Muzo […]

devamını oku »

Yazmak, başlı başına bir iddia, bir varlık göstergesidir. Yazdığını yayımlamak, bunun en somut karşılığıdır. Oylum Yılmaz da yayımladığı yeni romanı Gerçek Hayat’ta şöyle der: “Edebiyat bizatihi bir iddiadır! İddiası olmadığını söyleyen edebiyatçıya gülerim…” O halde Gerçek Hayat’a bu pencereden, iddiasıyla beraber bakmak gerekmektedir. Gerçek Hayat, Anadolu kadın azizeleri hakkında bir tez yazıp aynı zamanda falcılıkla […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r