Masthead header

Yaratmanın, icadın ve keşfin gizli tarihi: “Bir Atı Kanatlandırma Sanatı”

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Kevin Aston’ın “Bir Atı Kanatlandırma Sanatı” adlı kitabı, Aslı Perker çevirisiyle Destek Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Günümüzde akıllı ev, araba, hatta kahve makinesi gibi araçlarla gündelik yaşantımızın içinde yer alan “Nesnelerin İnterneti” kavramını hayatımıza sokan Kevin Ashton bu buluşu bir ilham anında mı yapmıştı dersiniz? Yoksa uzun süren çalışmalara rağmen sonuç alınamayan sorunlar karşısında uzun uzun düşünme ve çalışma günleri/geceleri geçirdikten sonra mı? Yaratıcılık yalnızca özel kişilere bahşedilmiş bir lütuf mu yoksa çalışarak kazanılabilen bir olgu mu? Kevin Ashton, Destek Yayınları’ndan çıkan Bir Atı Kanatlandırma Sanatı adlı kitabında işte tam da bu sorunun yanıtını veriyor. Yazar Aslı Perker’in özenli çevirisiyle kitabevi raflarındaki yerini alan kitapta şüpheye, başarısızlığa, aşağılanmaya ve reddedilmeye rağmen yeni ve faydalı bir şey bulana kadar yaratmaya/üretmeye devam edenlerin gerçek hikâyelerini okuyacaksınız.

Arka kapaktan:

İcatlar ve keşiflerin nasıl ortaya çıktığına dair efsaneler vardır.

Şiirler rüyalarda yazılır. Senfoniler bir anda bestelenir.

Bilim “Buldum!” nidalarıyla doludur.

Sorunlar bir anlık sihirli dokunuşlarla çözülür.

Başta bir şey yoktur, sonra bir anda oluşur.

Büyük buluşların bizlere dehalar tarafından çeşitli mucizelerle getirilmiş olduğunu düşünmek son derece çekici gelir.

Oysa biz hiçbir şey olma halinden “yeni”ye gelen yolu görmeyiz, görmek de istemeyiz. Sanatkârlık puslu bir sihirdir adeta, alınteri dökülmez. Her üstün denklemin, güzel resmin, büyük bir aklın ürünü olan makinenin çaba ve yanlışlıklar, kötü başlangıçlar ve başarısızlıklar sonucu doğduğunu, her bir mucidin bizler kadar kusurlu, küçük ve ölümlü olduğunu düşünmek biz tutkulu romantikleri sıkar.

Yaratıcılık efsanesi sadece bazı insanların yaratıcı olduğunu ima eder. Çok az insanda bu deha vardır ve onlar için de yaratıcılık son derece kolaydır. Diğerlerinin çabaları nafiledir.

Peki bu efsaneler nerede çöker? Yaratıcılığın sihirli değneği sadece özel insanların mı eline tutuşturulmuştur? Yaratıcı zekâya ulaşmanın kılavuzu var mıdır?

Yaratıcılık sihir midir yoksa ev yapımı bir iksir mi?

edebiyathaber.net (22 Ekim 2018)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z