Masthead header

Sabahattin Ali’nin yapıtları Altın Kitaplar tarafından yayımlanıyor

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Sabahattin Ali’nin Türk edebiyatının başyapıtları arasında yer alan Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf adlı romanları, Altın Kitaplar tarafından özenle yayıma hazırlandı.

Sabahattin Ali’nin eserleri, Altın Kitaplar farkıyla okuyucuyla buluşmaya hazır. İlk olarak Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf raflardaki yerini alıyor. İçimizdeki Şeytan, Ocak ayı; yazarın diğer eserleri de 2019 yılı içinde Altın Kitaplar tarafından yayımlanmış olacak.

Altın Kitaplar edisyonunun özelliği

Yayıma hazırlık sürecinde tüm yapıtların özgünlüğü korundu fakat noktalama işaretleri ve diğer yazım kuralları ile sözcüklerin söyleyiş biçiminde günümüz Türkçesine uygunluk gözetildi. Okurların metni daha rahat takip edebilmeleri için, bazı sözcüklerin günümüzde daha çok bilinen karşılıkları dipnotlarda açıklandı. Sabahattin Ali‘nin yapıtlarını yayına hazırlama sürecinde yazar Suat Batur katkıda bulundu.

Kürk Mantolu Madonna

Gerçek aşkı arayan iki insanın, Raif Efendi ile Maria Puder’in tutku dolu hikâyesi… Edebiyatımızın en başarılı psikolojik anlatılarından biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda en güzel ve en hüzünlü aşk hikâyesi de diyebileceğimiz Kürk Mantolu Madonna, yapıtın 1943 yılında Remzi Kitabevi’nce yapılan birinci baskısı temel alınarak yayıma hazırlandı.

Kürk Mantolu Madonna; dilinin sadeliği, roman karakterlerinin duygu ve düşünce dünyalarının betimlenmesinde ve insan çözümlemelerindeki derinliğiyle edebiyatımızın başyapıtlarından biri. Sabahattin Ali bu romanda, mutsuzlukla kaplı yalnızlığında ve acılı geçmişinde yaşayan silik, yılgın, yenilmiş bir taşra memuru olan Raif Efendi ile güçlü bir kadın görünümü çizen Maria Puder’in kişiliklerinde, edebiyatımızın en başarılı psikolojik anlatılarından birini de ortaya koyar. Nazım Hikmet şöyle tanımlar yazarı: “Türkiye orta sınıflarının, köylüsünün, fukarasının hayatını bizde anlatan ilk yazar Sabahattin Ali değildir. Fakat bunu büyük bir ustalıkla ve inkılapçı, halkçı, gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz, ilk romancımız odur.”

Kuyucaklı Yusuf

Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf’ta bir Anadolu kasabasını tüm insani ve toplumsal gerçekliğiyle betimler. Roman, aşkla zorbalığı, haksızlığa isyanla çürütücü iktidar ilişkilerini ve daha birçok temayı sarsıcı bir toplum eleştirisiyle birlikte işlemesiyle edebiyatımızın öncü yapıtları arasında yerini alır.

Yalnızca başarılı bir roman değil, “toplumsal yapı ve çelişkiler” meselesine yönelmesiyle romanımızda tematik bakımdan da öncü bir yapıt olan ve kendisinden sonra gelen yazarları derinden etkileyen Kuyucaklı Yusuf, yapıtın 1943 yılında Akba Yayınları’nca yapılan baskısı temel alınarak ve 1937 yılında Yeni Kitapçı Yayınları’nca yapılan birinci baskısıyla karşılaştırılarak yayıma hazırlandı.

 

Nâzım Hikmet’in, “Türk romanı tarihinde yeni bir merhale teşkil eder. Türk edebiyatında, bir Türk kasabacığının ve kısmen köylülerin hayatı, bu kadar büyük bir kuvvetle ilk defa olarak tasvir ediliyordu,” sözleriyle değerlendirdiği roman, toplumcu edebiyatımızın ilk önemli yazarı olan Sabahattin Ali’nin ve Türk edebiyatının en değerli yapıtlarından biridir. Fethi Naci de eseri şöyle tanımlamıştır: “Kuyucaklı Yusuf, kişilerinin canlılığıyla, ayrıntıları kullanmadaki ustalığıyla, olay örgüsündeki mükemmellikle, mahalli renkleri vermedeki üstün başarısıyla, sosyal gerçeklikle insani gerçekliği tam bir uyum içinde, dengeli olarak yansıtmasıyla eskimeyecek, tazeliğini sürdürecek bir roman.”

Yazar Hakkında

Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Bulgaristan’da, Gümülcine’ye bağlı Eğridere’de (Ardino) doğdu. İlk şiir ve öyküleri 1925-1926 yıllarında yayımlandı. 1927’de İstanbul Muallim Okulu’nu bitirip öğretmen olarak Yozgat Cumhuriyet İlkokulu’na atandı. 1928 yılında Almanya’ya gitti. 1930’da Türkiye’ye dönünce Aydın Ortaokulu’na Almanca öğretmeni olarak gönderildi. Burada “sol” propaganda yaptığı iddiasıyla tutuklandı. Üç ay tutuklu kaldıktan sonra, Eylül 1931’de aklanarak Konya Ortaokulu’na atandı. Çeşitli kereler tutuklamalarla cezalandırılan yazın yaşamında 1946’da Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’la birlikte çıkardığı haftalık mizah dergisi Markopaşa’nın önemli bir yeri oldu. Bu dergide çıkan yazılar nedeniyle de 1947 yılında cezaevine girdi. Sabahattin Ali, sürekli izlendiği ve Türkiye’de yaşayabilme koşullarının zorlaştığını düşünerek yurtdışına kaçma kararı aldı. 2 Nisan 1948’de Bulgaristan sınırından çıkmak isterken, bugün de tam aydınlatılamamış bir faili meçhul cinayete kurban gitti. Edebiyata toplumcu gerçekçi yöntemle yaklaşan Sabahattin Ali, yapıtlarıyla kendisinden sonra gelen yazarları da derinden etkiledi.

edebiyathaber.net (4 Ocak 2019)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z