Masthead header

Raşel Rakella Asal’ın “Cecile” adlı kitabı çıktı

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

“Cecile” romanı 1939-1943 yılları arasında Varşova’da yaşamış Yahudi bir genç kızın ağzından anlatılıyor.  Roman Cecile’in savaş sonrası göç etmek zorunda kaldığı İsrail’den 1986 yılında Varşova’ya gelişi ile çocukluğunu, gençliğini anımsaması ile başlıyor. İlk günler geçmişin acı dolu anıları yüze çıkıp onu ele geçirmeye başlıyor. Varşova’daki Majdanek kampını ziyareti sırasında geçmişine farklı bir perspektiften bakabiliyor. Çünkü artık Cecile yaşamın öğrenmek olduğunu anlamıştır. Ve her deneyimin değeri vardır. Deneyiminin olumlu olmadığını bilir, fakat ona sahiptir.  Kendini bu kötü anılara mahkûm edilmiş hissetse de yaşama, dünyaya ve insanlara açılabilen pencereler olduğunu anlar. Yaşadıkları ne kadar korkunç olursa olsun, onları yenebileceğinden emin bir şekilde Varşova’dan ayrılır. Acı deneyimleri ona minnettarlığı, şükran duymayı öğretmiştir.  Artık geçmişi ile barış sağlanmıştır. 

“Bir yazar olarak geriye dönüp Holocaust’a baktığım zaman her şey çılgınca geliyor.  Soykırım hakkında çok kitap okudum ve notlar aldım. İnsanların lağımlarda, tuvaletlerde, ahırlarda ve açık alanlarda nasıl yaşadıklarını, partizanlara katıldıklarını ve nasıl hayatta kaldıklarını bu okumalarımdan öğrendim. Varşova’da yaşarlarken yaşamlarının nasıl yavaş yavaş değiştiğini, nasıl Varşova gettosunun oluştuğunu ve insanların o getto duvarları arasında neleri yaşadıklarını okudukça o günler hakkındaki bilgilerim daha da derinleşti. O dönem içinde yaşama nasıl tutunduklarını, sanatla nasıl bir ilişki içinde olduklarını, nasıl eğitimlerine devam ettiklerini ve nasıl amatör tiyatro faaliyetlerini sürdürdüklerini zihnimde canlandırdım. Böylece Holocaust okumalarım yaşama tutunmanın ne olduğunu en iyi anlatan belgelere dönüştü. Bu bilgileri bir roman kurgusunda yazmaya karar verdim.  Cecile böyle oluştu. Bu açıdan bakıldığında “Cecile” Varşova gettosundaki Yahudi yaşamının romanıdır.

1998 yılında bitirdiğim bu romanımı bugüne kadar hep içimde sakladım. Derken soykırımın olmadığını iddia eden yazılar okumaya başladım. Sessiz kalamazdım.  Hele soykırımı yaşayanların bugünkü günde oldukça yaşlandıkları düşünülünce bu olayın hiçbir gerçek tanığı kalmayacak.  Onun için her şey yazılmalı. Holocaust’u tüm dünyayla paylaşılmalı.  Hala şansımız varken anlatmalıyız.  Yoksa gelecek nesiller “Bu, geçmişte kaldı.  Artık ne önemi var?” diyecekler.” 

edebiyathaber.net (14 Kasım 2012)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z