Masthead header

“Okumadığınız İçin Teşekkürler” | Feridun Andaç

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

feridun andac 10.tif“Kalite kontrol muhafızı” olmadığıma göre, ad vererek yazabilirim.

“Çoksatar”lığına güvenerek, eski yayıncısı Ayşe Kulin’e yeniden kapılarını açıp, Hayal adlı “anı” kitabını 150 bin basarak bu “gözde yazar”ını taçlandırdığı gibi “susamış okur”un da merakını bir nebze olsun giderdi. Türkçede yayımı tam da aynı günlere denk gelen Paul Auster’ın İç Dünyamdan Notlar adlı anı kitabını da, Ayşe Kulin’in kitabıyla art arda okudum, bir susamış olarak!

Kulin’in yavanlığı ile Auster’ın zenginliği/yoğunluğu beni şaşırtmasa da düşündürttü  ister istemez.

Bir yayıncı olarak önüme böyle bir dosya gelseydi asla basmazdım.

Gelin görün ki yılların yayıncısı Remzi Kitabevi, böyle bir kitaptan medet umarak allayıp pullayıp piyasaya sürüyordu…

Aslında kızacak bir durum yok.

Türkiye’nin gerçeği bu. Yazmaya soyunan, yazarlık yaftasını boyunlarına geçirenlerin, kendilerine “çoksatar”lıkla “mega yazarlık” arasında bir yerde paye biçenlerin sığlığı/yüzeyselliği, edebi bellek/birikim yoksunluğu hemen kendini ele verse de; alıcı buluyorlar.

Evet alıcı, okur değil; bakan, seyreden, “Ezel”ini merak eden!

tmpimage_1407398546.1186_1Bir tür anı niyetine özel yaşam dedikodusu aktaran bir kitabın çoksatarlık hanesinde görülmesi, o kitabın “iyi”, Kulin’in de  “iyi yazar/edebiyatçı” olduğu anlamına gelmez. Bu, ülkenin kültürel ikliminin nerede olduğu/hangi seyri izlediğinin bir göstergesidir aslında.

Ötede İskender Pala vak’ası, ortada Ayşe Kulin parlatması, şimdi de “mega yazar”lığa soyunan, “sosyalistim”  diyerek ortada dönenip medya maymunluğu yapan bir Enver Aysever parodisiyle karşı karşıyayız.

Sevgili okur; burada, bugün size çok söz etmeyeceğim. Çünkü hem bir yolculuktayım, hem de Dubravka Ugresiç’in Okumadığınız İçin Teşekkürler kitabını okumaktayım yudum yudum.

Size önerim, yaşadığımız bu vahim durumları daha derinden görebilmek; bunların yalnızca ülkemizde sahnelenmediğini kavrayabilmek için Ugresiç’in kitabını okumanız.

O, her ne kadar öyle dese de; siz okuyun; cehaletimizi, yozluğumuzu, düzenbaz okur/alıcı/bakıcılığımızı görün, vandallığımızı seyredin…21. yüzyılda okul/müze/kütüphane yakmanın Anadolu’un hangi kadim uygarlığının topraklarında gerçekleştiğine tanık olun. Elinizi çabuk tutun, yakında yayınevleri de yakılabilir, yazarlar da öldürülebilir, hayatın her alanına sansür de gelebilir!

Su yükseliyor. Tufanın uğultusu işitiliyor bir yerlerden…

Görmemek, duymamak, konuşmamak kapanları kuruluyor öteden beri. Alev toplarının gelip odanıza düşmesini beklemek bilinç tutulması aymazlığıdır olsa olsa.

Okuyun Ugresiç’i, iki on yıl önce Balkanlar’da tezgahlanan oyunun bütün aşamalarının en çok da kültürel dokudaki  mutasyonda gerçekleştiğini göreceksiniz.

2000’lerin Türkiyesi’nde olup bitenlerin sonuçlarını şimdi şimdi görüyoruz. Bu değirmene su taşıyanlar mega starlıklarına, medya maymunluklarına devam etsinler…

Feridun Andaç – edebiyathaber.net (14 Ekim 2014)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

  • Murat Şahin Öcal - 14/10/2014 - 11:06

    Yazınız, hiç okumadığım yazarlar hakkında fikrimi teyit etti. Andığınız yazarların işleri biraz duruşlarından ve kendilerini ifade etmekteki yorulmaz ısrarlarından belli oluyor. Aydınlatıcı bir yazı olmuş elinize sağlık, şimdi Ugresç’i edinip elimizi nitelikli edebiyatın heybesine sokalım.

    Not: Paul Auster’ın İç Dünyamdan Notlar’ı hakkında farklı düşünceler de var.

    http://kalkgidelimhocam.blogspot.com.tr/2014/02/bastirrrr-paul-auster.htmlcevaplakapat

  • Cuma Kayabaşı - 17/10/2014 - 10:11

    Sayın Feridun Andaç, “medya maymunluğu yapan bir Enver Aysever parodisi” cümlenizin içini neden doldurmamışsınız? Aysever’in ne gibi bir maymunluğunu gördünüz? Hangi yazısında, kitabında ya da programında ne demiştir? Ben bir süredir yazılarını da okuyorum, tavrını beğendiğimi ifade etmeliyim. Çok kestirmeden sonuca gitmek istemişssiniz yazıda; ama top hedefi vurayım derken yan ağlarla buluştu bu kez.cevaplakapat

  • Emin Keşmer - 18/10/2014 - 05:32

    Sayın Feridun Andaç,
    Kişiler hakkında böyle isim de zikrederek hükümler vermenizi bir bakıma da cesur buldum ama benim üslubum değil.
    Ama keşke haksız olsaydınız da demek geliyor içimden.
    Ülkemizde özellikle de çok satanlar düşünülünce roman dili bir uzun gazete röportajı dilini, bir haber dilini çok öteye geçmiyor gibi bir algım var.
    Çok satmak ayıp değil nihayet, reklama şuna buna da bir şey demem. Ama yayınevleri neyi şişirip sunarlarsa oradayız daha sanki. Öylesine bir olgunlaşmamışlık. Ama suç okurun mu? Bence değil. Kolaycılığa sapmadan ve daha anlaşılır dille anlayıp anlatılmalı sanki.
    İlginç bir örnek vermek isterim: İskender Pala demişsiniz ya açsaydınız keşke.
    Devlet (belediyeler) eliyle -edebiyat öğretmenleri başta- okullara bedava dağıtılan, muhteremin OD (Bizim Yunus) romanından söz etseydiniz mesela. Nasıl bir tasavvuf geleneği ve Yunus dervişliği (bilgeliği) bu kadar acımasızca gözü çıkarılıp kör edilir, bu kadar hayasızca hiç ilgisiz başka bir akaide dönüştürülüp berbat edilir, ondan bahsetseydiniz. Güya roman yazıyorum derken nasıl büyük bir medeniyetin kodlarını değiştirme hevesatıdır bu? Ondan söz etseydiniz. Ayşe Kulinler çok masum kalırdı sanki.
    Hanım çok da iddialı değil ki, talebi yakalamış arzda sınır tanımıyor. Kim olsa yapar bunu nihayet gibi de bir düzen var. Keşke sanatta, özellikle de edebiyatta olmasa diyeceksiniz ama oluyor işte.
    Derdim kişisel olarak kimseyi incitmek değil elbette.
    Selam ve saygımla.
    İlginç olan da şu ki, koca memleketten buna hiç itiraz edilmemesine ne denmelidir?cevaplakapat

  • Aydoğan Yavaşlı - 19/10/2014 - 23:15

    Yazdıklarınıza katılıyorum. Çünkü okur başka şeydir, müşteri başka şey.
    Kutlarım.cevaplakapat

  • furkan ad - 28/06/2015 - 02:40

    Ayşe Kulinin kitaplarına Razumihinin dediği gibi tükürün gitsin.cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z