Masthead header

Metin Kaçan: “Edebi konsomasyona çıkmadım, çıkmam da!”

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Ağır Roman’, sinema filmi ve müzikalinin ardından bu kez televizyon dizisiyle karşımızda. Ünlü eserin yazarı Metin Kaçan’ın diğer romanları da bugünlerde tekrar yayımlandı. Ferhat Uludere, Kaçan’la Akşam Pazar için çok konuşulacak bir röportaj gerçekleştirdi.

Kısır senaryolarla çekilen dizelerin ardından televizyon için çalışan yapımcıların yeni gözdesi edebiyat uyarlamaları oldu. Böylece ‘Hanımın Çiftliği’, ‘Yaprak Dökümü’ ve ‘Aşk-ı Memnu’ gibi okurda hayranlık bırakan romanlar, izleyiciyi de memnun etmeye başladı. Televizyondan nasibini alan edebiyat eserleri arasına bu sezon ‘Ağır Roman’ da eklendi. Daha önce birçok farklı sanat disiplinine esin kaynağı olmuş olan roman, diziyle birlikte Everest Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Hatta sadece o değil, Everest Yayınları Metin Kaçan’ın ‘Harman Kaplan’, ‘Adalara Vapur’ ve ‘Fındık 8’ adlı kitaplarının da yeni baskılarını yaptı.

Bir süredir Kaş’ta bulunan Kaçan’la görüştük; yeni bir roman ve sinema filmi üzerinde çalıştığını öğrendik…

Metin Kaçan, Türkçe edebiyatın başarılı yazarlarından biri olsa da sıradan okur onu sadece ‘Ağır Roman’ ile tanıdı. Hatta diğer romanlarınız yeniden basılmasa kaybolmuş kitaplar olarak hafızalarımızda kalacaktı. Bunun sebebi neydi sizce?

‘Ağır Roman’ çok popüler olmuş bir kitap. Onun film çekimi günlerinde ‘Fındık 8’ yayımlandı. Bu yüzden ‘Fındık 8’, ‘Ağır Roman’ın gölgesinde kalır gibi olsa da altı baskı yaptı. Diğer kitaplar, kendi mecralarında her zaman okuyucusuyla buluştu. Siz de bilirsiniz ki edebiyat hem yazar, hem okuyucu için bir arayış yoludur. Bu yolda yürüyenler zaten bunu ilgi alanı olarak değil, bir yaşam şekli olarak gerçekleştirirler.

Genelde söyleşinin sonunda sorulur böyle sorular ama yeni bir yayıneviyle başlamışken oradan devam edelim; yeni yayımlanacak bir kitap var mı?

Şu anda tezgâhta uzun süredir ince eleyip sık dokuduğum, Kapadokya’daki Peri Bacaları’nda doğan bir çocuğun -ki o çocuk benim- mistik ve bedensel yolculuğunun sıra dışı bir romanını yazıyorum. On senedir de tezgâhta bekliyordu, şu anda demleniyor.  Bunun yanı sıra şu an ‘Fındık 8’ romanımın senaryosunu Burak Sesürgen, Fahrettin Dal ve Dilek Dilber ile yazmaktayız. Kısmetse yaza çekimlerine başlayacağız.

Metin Kaçan her zaman ‘kaçan’, görünmeyi sevmeyen bir yazar gibi gelmiştir bana…  

Bence Metin Kaçan iş olduğu zaman yapar, sonra da tatile kaçar. Daha uzak bir mesafeye kaçmayı da düşünmemiştir hiç. Zaten bunun dışında ortalıkta görünmenin bir yazara pek faydası olduğunu düşünmüyorum.

Metin Kaçan neden İstanbul’dan ve İstanbul’u merkez yerleşke olarak kurmuş edebiyat dünyasından uzak kaldı? 

Ben hiç uzağında kaldığımı düşünmüyorum. Yakınlık olarak algılanan oradaki sohbet ve ilişki ağı içinde sürekli bulunmaksa eğer, bu beni yoruyor. Oysa ben uzaklıkların bile bana yakın tebessümler attığı hoş kokuların ve derin denizlerin, kocaman sevdaların adamıyım. Hayatımın hiçbir döneminde konsomasyona çıkmadım açıkçası. Çıkarsam da ortalık çok karışır.

‘Ağır Roman’ın yazılışına dair pek çok efsane okuduk, bunlar doğru mudur?

Okuduğunuz efsaneler nedir pek bilmiyorum da mesela Adnan Özer’e ‘Ağır Roman’ı anlatırken anlatının zevkinden defalarca bayılmışlığım vardır. Bildiğiniz düşüp bayılıyordum. Bir de kitaba başladığım gün yetmiş sayfa yazmıştım ve şimdi bile utanç duyacağım şeyler yazdığım için yakmıştım. İşte otosansürle ilk o zaman tanıştım.

‘Ağır Roman’ önce film, sonra müzikal oldu, şimdi de dizi olarak seyirci karşısına çıkıyor. Kitabın dizi olmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Jenerikte de görüldüğü gibi roman günümüze uyarlanmıştır ve bu uyarlama televizyon standartları içinde başarılı bir uyarlamadır. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler ederim.

Film, müzikal, dizi… Hangisinden daha çok memnun kaldınız? 

Dizi günümüzde geçen ve kitabın sonrasına ait bir hikâyeye sahip. Dans tiyatrosu ise Ağır Roman’ın en çok kendini gösterebildiği bir anlatıydı. Film, sadece yazara özel eksiklikleri taşımasına rağmen dönem açısından baktığımızda Türk sinemasının yüz aklarından biriydi.

Ferhat Uludere – aksam.com.tr (14 Ekim 2012)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z